"SEN 'İN HİKAYEN"
Seninle "Dağlar Dağlar"da geziyoruz.
Sen "Küheylan"ın sırtında,
Belinde "Aynalı Kemer", gömleğinde "Kol Düğmeleri"n.
Omuzlarına "Ahmet Bey'in Ceketi"ni atmışsın,
Ayaklarında "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa"nın sarı çizmeleri.
Bize gösteriyorsun "İşte Hendek İşte Deve",
Yanımızda "Arkadaşım Eşek"de var,
Birden diyorsun "Yine Yol Göründü"
"Yol Verin Ağalar Beyler".
Hep beraber "Gezi Bağları"na gidiyoruz.
Yolda bize "Eski Bir Fincan"ın hikayesini anlatıyorsun.
"Bahçede Hanımeli"ler dolu.
"Halil İbrahim Sofrası"na oturuyoruz,
Yüreklerimize bir "Gülpembe"nin tohumunu bırakıyorsun.
Onu; "Sakız Hanım-Mahur Bey", "Zehra", "Osman", "Balsultan" ve diğerleri
"Sahilde"n getirdikleri sular ile,
Öyle bir suladılar ki,
Kökleri hiç çıkmamasıya yüreğimize gömüldü.
Sonra hiç dememen gereken birşey söyledin,
"Ömrümün Sonbaharında"yım.
Yapma be Barış Abi,
Bunu bize demeyecektin,
Sen demiyor muydun "Kalpler Beraber",
"Müsaadenizle Çocuklar" deyip gitmek var mıydı?
"Dört Kapı"dan geçmek için acelen neydi?
Biliyorum orada "Benden Öte, Benden Ziyade" birşeyler var,
Ama ben ne yapacağım sensiz,
Yüreğime "Zalim Sultan"ın hançerini öyle bir sapladın ki...
Sakın "Nane, Limon Kabuğu" diye tavsiyede bulunma,
Faydası yok..
"Ölüm Allah'ın Emri" biliyorum ama... işte...
"Unutamadım" seni,
"Can Bedenden Çıkmayınca"da unutmayacağım.
bir şiirde benden.
Moderatörler: barışhayranı, Mod
-
ogulcan

