"Barış Manço ve arkadaşlarını atın"
Suman ve Barış Manço, Galatasaray Lisesi’nden arkadaş. Manço ve orkestrası Suman’ın düzenlediği bir tura katılır ama hepsini deniz tutar. Artık gemideki son gecedir ve müzisyenler hâlâ sahneye çıkamayacak durumdadır.
"Patron ‘Bak, arkadaşın ve beş arkadaşı neredeyse bir haftadır bizimle beraber geziyor. Bu gece de sahneye çıkmazlarsa, sen de onlarla beraber inip kendine yeni bir iş seçersin, artık saksofoncu mu olursun, dümbelekçi mi bilmem,’ dedi (...) Barış’ın kamarasına damladım. Onun durumu iyice. Davulcunun kusması durmuş, gitaristler harap (...) Bir tüp Sulfaguanidin ishal ilacı, kamarada bir o tarafa, bir bu tarafa yuvarlanıyor. Utanmasam ağlayacağım. Bu durumdaki insanlara, ‘Çıkın da bizi eğlendirin’ denir mi? Saat beşe doğru gemi yine sallanmaya başladı. Durumu biraz düzelmiş olanlar tekrar yataklara serildiler (...)
Patronun yanına gittim (...) Yalvaran gözlerle patronuma bakarken o, yardımcım Adnan’ı çağırdı. ‘Derhal bir filika hazırlansın, Barış Manço ve arkadaşları gemiyi terk edecek!’ (...) Adnan "Peki müzisyenlerin minibüsünü ne yapacağız?" diye sordu. ‘Onu da denize sallayın’ dedi Özkan Bey."

