hayat acı bir yalan vay gidene...

Barış Manço ile ilgili medyada çıkan haberleri paylaşabileceğiniz, Barış Abi'mizin ve eserlerinin yeni nesile ne şekilde aktarıldığını tartışabileceğiniz medya forumumuz.

Moderatörler: barışhayranı, Mod

Kullanıcı avatarı
lokmanço
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 452
Kayıt: Pzr Haz 18, 2006 19:55 pm
Konum: internet cafe'den

hayat acı bir yalan vay gidene...

Mesajgönderen lokmanço » Pzr Ağu 27, 2006 22:38 pm

Hayat acı bir yalan vay gidene


Bir Barış Manço'muz vardı. "Yediden yetmiş yediye" seslenen... Çocuğundan yaşlısına gönülleri mutlu eden... Şarkıları ile dillerden düşmeyen... Müziğimizi ve ülkemizi yurt dışında büyük bir başarı ile temsil eden ölümsüz bir Barış Manço...
İşte o Barış Manço'nun, yine kemikleri sızlatılıyor ne yazık ki... Yıllar evvel alınan ve bir türlü çözümlenemeyen kredi nedeniyle, Aksüt ve Manço aileleri yine birbirlerine girdiler.
Günümüzün birçok olayında gündemde olan; krediler alınıp, ödenmeyen veya her nedense ödenemeyen borçlardan biriydi bu dava... Ve sonuçta basının diline dolanan, yine Barış Manço adı oluyordu.

OLAYIN ASLI ŞÖYLE...
1999 yılında Lale Manço ve Barış Manço çifti ile Aksüt ailesinin müşterek kurdukları "ASM Dış Ticaret Turizm Hizmetleri İnşaat Sanayi" adı altında bir ortaklık vardı. Ve bu şirket, çeşitli zamanlarda Halk Bankası'ndan 400 milyarı bulan kredi çekmişlerdi. Ancak Manço çifti, bu işleri takip etmeleri için Aksüt ailesine vekalet vermişti.
Ve bu çekilen yüklü miktar krediler ödenmeyince de banka, adları geçen ailelerin mallarına haciz kararı aldırmıştı. Ve de bu karardan en çok, Barış Manço sevenleri zararlı çıkmıştı. Değerli sanatçının Kadıköy'deki köşkü, piyonaları, antika eşyaları, antika arabaları, Bodrum Club Manço'nun hisselerinin yarısı, iki daire, bir arsa ve bankadaki paraları haczedilmişti ama, Manço'nun ölümsüz müzik anılarını taşıyan köşküne ve antika eşyalarına yazık olmuştu.

SANATÇININ SONU
Kendisini tamamen müziğine, sevenlerine ve Türkiye'mizi dış ülkelerde tanıtma uğruna adayan Barış Manço'nun, bu olaylardan hiç mi hiç haberi yoktu belki de...
Bildiğimce Bodrum'da kurulan Manço Club ile sadece Lale Manço ile ortakları adına Sulhi Aksüt ilgileniyorlardı. Yıllar geçti, ne yazık ki Barış Manço unutulur gibi oldu ama, borçlar unutulmadı. Ve ne yazık ki olanlar, Barış Manço ile onu sevenlere oldu.
Halbuki Kadıköy'deki o güzelim Manço Köşkü müze olmalıydı bugün... Anı dolu o güzelim eşyalar, piyanolar, notalar ve anılar dağılmamalı, yok edilmemeliydi. Evet, ölümsüz bir sanatçının müzesi olmalıydı o ev. Binlerce seveni onu ziyaret etmeli, onun fonda duyulan ölümsüz şarkıları eşliğinde anıları ve kişiliği yaşamalıydı o eski tarihi evde...

BİTİŞİ ACI OLDU
Belki haklı, belki haksız, elbette bilemeyiz. Sulhi Aksüt, sevgili Mehmet Çalışkan ile yaptığı röportajında, ailesinin haklarını aynen şöyle savunuyordu... "Bankaya karşı ben kefil görünüyordum. Borç; borçlu Lale Manço karafından ödenmeyince, tüm borçları ben ödemek zorunda kaldım" diyordu.
Lale Manço ise, Sulhi Aksüt'ü yalanlar bir ifade kullanıyordu sözlerinde... "Sulhi Aksüt külliyen yalancı. O benim değil, tamamen kendi borçlarını ödedi" diyordu.
Barış Manço'dan kalan köşk, antika arabalar, Club Manço'nun yarı hissesi, iki daire, bir arsa ve bankadaki paraları haczedilen Lale Manço, aynen şöyle tamamlıyordu sözlerini:
"Kullanmadığım kredinin borcunu benden haczettiler. Artık Sulhi Bey'le anlaşmamız imkansız bence... Karısının başını örttürmek isteyecek kadar mazbut, ama senet sahtekarlığından 1,5 yıl hapis yatan bir adamla nasıl anlaşabilirim ki?"
Anlamıyorum
Benim bu sözlere hiç mi hiç aklım ermiyor. Kimin haklı olduğunu açılan davalardan sonra verilen kararlar ortaya çıkaracak. Bence Barış Manço adına yazık oldu. Zaten nankör insanlarız biz; yapılanları, tüm güzellikleri ve yaratılan tüm eserleri hemen unutuveririz.
Evet, bence Barış Manço'ya yazık oldu. Müziğe verdiği emeklere, yarattığı şarkılara, tüm gücünü harcadığı televizyon programlarına ve kendisine hayran olan yediden yetmişe insanın sevgisine yazık oldu.
Ama ben yine de, güzel hayallerle veda etmek istiyorum sizlere. Hoş kalın, hoşça kalın.


Ankara, Ankara... Güzel Ankara
Yukarıdaki kelimelerle başlayan, güzel bir marşımız vardır. Devamı da "Seni görmek ister, herbahtı kara" mısraları ile devam eder.
Geçtiğimiz günler; bahtı karalı sanatçılarımızdan bir grup, dertlerini anlatmak için Ankara'nın yolunu tuttular. Yıllardır süren "korsan kaset" davalarına bir çare bulabilmekti, onların tek üzüntüleri. Bu üzüntülreni dile getirmek için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne uzanan yolcular arasında; Orhan Gencebay, Ebru Gündeş, İbrahim Tatlıses, Arif Sağ, Alişan, Latif Doğan, Yavuz Bingöl, Selami Şahin, Göksel, Ali Kocatepe, Suavi, Safiye Soyman, İsmail Türüt, Şahin Özer ve Zara gibi isimler vardı.
Tek istekleri, korsanla mücadele için "Fikir ve Sanat Eserleri Yasası"nın uygulanmasıydı. İlk cümle Mesam Başkanı'ndan geldi, bu büyük toplantıda.
"Lütfen size uzattığımız eli tutun" diyordu, Ali Rıza Binboğa. "Sanatçılarımıza sahip çıkacağız" diyordu Başbakan Erdoğan. Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'ya, sanatçı temsilcileriyle gelecek hafta "Yargı sürecinin hızlandırılmasına" yönelik tasa değişukliği için, toplantı yapılması talimatını verdi.
Daha sonra heyetten Ahmet Yılmaz "Korsan kasetlerden çalınan para, askerimize ve polisimize kurşun olarak geri dönüyor" sözleriyle, duygulu anlar yaşattı yöneticilerimize...
Adnan Şenses'in iddiaları daha da ilginçti ama, alaturkaydı sanki...
"Korsan kaset satanlar polis tarafından yakalandıktan sonra hemen serbest bırakılıyorlar; ancak baklava çalan dokuz yaşındaki bir çocuk, onbeş gün hapisle yargılanıyor sayın başbakanım" sözleriyle tamamlıyordu konuşmasını...
Bu duygulu söylevlere "Hemen genelge göndereceğim" cümlesiyle cevap veren Abdülkadir Aksu'ya; başbakanımızın yanıtı, sanatçılardan büyük alkış aldı.
"Sanatçılarla özel ilgilenin" diyordu Başbakan. Sözlerini de ilginç bir cümle ile tamamlıyordu.
"Genelge yetmez, genelgeler bazen sümen altı oluyor..."

SONUCU BEKLEYELİM
Bakalım bu ilginç ziyaret nasıl sonuç verecek. Yalnız müzikçiler değil, bizim sinemacılar da "Fikir ve Sanat Eserleri Yasası"nın gerçekleşmesi için az uğraşmadılar. Yıllar boyu, az aşındırmadılar Ankara yollarını.
Bekleyelim bakalım. İnşallah bir gün, biz sanatçıların da yüzleri güler
http://ya2005.yeniasir.com.tr/12/24/ind ... m=yazarlar

Kullanıcı avatarı
samanci
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 840
Kayıt: Prş Haz 08, 2006 23:36 pm

Mesajgönderen samanci » Pzr Ağu 27, 2006 22:40 pm

SAĞOL LOKMANÇO KARDEŞ
Bİ DÜŞÜNCEM VAR BELKİ SİYASİ OLACAK AMA AKP SİTESİNDEN BAŞBAKANA MESAJ ATABİLİR DUYARLI OLMASINI İSTEYEBİLİRİZ

Kullanıcı avatarı
lokmanço
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 452
Kayıt: Pzr Haz 18, 2006 19:55 pm
Konum: internet cafe'den

Mesajgönderen lokmanço » Pzr Ağu 27, 2006 23:12 pm

samanci yazdı:SAĞOL LOKMANÇO KARDEŞ
Bİ DÜŞÜNCEM VAR BELKİ SİYASİ OLACAK AMA AKP SİTESİNDEN BAŞBAKANA MESAJ ATABİLİR DUYARLI OLMASINI İSTEYEBİLİRİZ
neden olmasın :hayallah:

Kullanıcı avatarı
memet59
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 3306
Kayıt: Cmt Nis 09, 2005 13:52 pm

Mesajgönderen memet59 » Pzt Ağu 28, 2006 16:29 pm

yazı için teşekkürler...barış manço gibi büyük bir sanatçıya yapılan bu haciz kararı ve evinden götürülen eşyalar...galiba sadece bizim ülkede görülmüştür... :( :gozyasi:

Kullanıcı avatarı
7DEN77YE
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 5
Kayıt: Cmt Eyl 02, 2006 11:43 am

Re: hayat acı bir yalan vay gidene...

Mesajgönderen 7DEN77YE » Cmt Eyl 02, 2006 12:30 pm

lokmanço yazdı:Hayat acı bir yalan vay gidene


Bir Barış Manço'muz vardı. "Yediden yetmiş yediye" seslenen... yaşlısına Halbuki Kadıköy'deki o güzelim Manço Köşkü müze olmalıydı bugün... Anı dolu o güzelim eşyalar, piyanolar, notalar ve anılar dağılmamalı, yok edilmemeliydi. Evet, ölümsüz bir sanatçının müzesi olmalıydı o ev. Binlerce seveni onu ziyaret etmeli, onun fonda duyulan ölümsüz şarkıları eşliğinde anıları ve kişiliği yaşamalıydı o eski tarihi evde...

Kesinlikle öyle olmalıydı.Ama maalesef olamadı.Bu acı birşey!! :( :( :(
Unutma ki dünya fani,
Veren Allah alır canı,
Ben nasıl unuturum seni,
Can bedenden,çıkmayınca...

Kullanıcı avatarı
blunish
Üst Düzey Üye
Üst Düzey Üye
Mesajlar: 139
Kayıt: Cmt Nis 22, 2006 18:58 pm
Konum: sUsAm SoKaĞı'DaN
İletişim:

Mesajgönderen blunish » Cmt Eyl 02, 2006 15:52 pm

metin için sağol!
bir insan ancak adı unutulduğunda ÖLÜR!
http://www.youtube.com/watch?v=ZFHfgDA7 ... e=related&

Kullanıcı avatarı
efemanco
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 3776
Kayıt: Çrş Haz 29, 2005 17:43 pm
Konum: DÖNENCENİN DÖNECEĞİ YERDEN(TÜRKİYEDEN)

Mesajgönderen efemanco » Cmt Eyl 02, 2006 17:27 pm

teşekkürler...
BİR GÜN GELECEK DÖNENCE BİLİYORUM...

Kullanıcı avatarı
nrd
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 642
Kayıt: Cum May 05, 2006 15:06 pm
Konum: BİR BAHAR AKŞAMIndan

Mesajgönderen nrd » Prş Eyl 14, 2006 12:56 pm

eğer bir gün bi yerelrden miras kalırsa veya şans bana gülerse aldığım o parayla ilk olarak BARIŞ abimizin borçlarını ödemek isterdim onun için az gelirdi ama olsunnn
Resim

Kullanıcı avatarı
samanci
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 840
Kayıt: Prş Haz 08, 2006 23:36 pm

Mesajgönderen samanci » Prş Eyl 14, 2006 21:00 pm

nrd yazdı:eğer bir gün bi yerelrden miras kalırsa veya şans bana gülerse aldığım o parayla ilk olarak BARIŞ abimizin borçlarını ödemek isterdim onun için az gelirdi ama olsunnn

borç onun değil ki barış abimiz hesabını bilen kişi adları saklı kalsın başkaları onu kendilerine güvendririp yediler repo yaptılar sahe belgelerle para çektiler en sonunda olan oldu

Kullanıcı avatarı
worldgive
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 233
Kayıt: Cum Tem 07, 2006 16:28 pm
Konum: istanbul

Mesajgönderen worldgive » Sal Eki 17, 2006 23:55 pm

boşa demiyorla r güvenmemek lazım başkalarına diye,gi tti koca bir tarih haczedilen malların haczedilmesinin nedenleri ayrı bir dert haczedenin yine kıyıp korumaması daha bir ayrı..offf offf.
seni sevmek senin gibi düşünebilmekle başlar