>cimriliğimizin ne boyutta olduğunu bile düşünmeyecek kadar düşünce cimrisi
>olduk! Maddi paylaşımların da ötesinde, bir gülümsemeyle dahi
>karşımızdakini sevindirmekten bile uzaklaştığımızın bazen farkına
>varabiliyoruz sanırım. Bu farkındalığı biraz daha pekiştirmek ve biraz da
>tebessüm etmek adına bir kaç hikayeyi paylaşmak istiyorum:
>
>
Cimri adamın, cimri olan üç oğlu, babasının ölüm döşeğinin
>başında cenaze masrafları konusunda tartışmaktadırlar. Küçük oğlu:
> "-Fazla masrafa gerek yok. Sekiz on otomobil tutsak yeter."
> Ortanca oğlu:
> "-Canım kendimiz için iki otomobil kiralarız. Mezarlığa kadar
>gelmek isteyenler kendileri bulsunlar otomobili."
> Büyük oğlu:
> "-Durun. Bir kamyonet kiralarız. Tabutu arkaya koyar biz şoför
>mahalline bineriz, olur biter."
> Ölüm halindeki cimri ihtiyar başını kaldırarak:
> "-Telaşlanmayın çocuklarım. Siz benim pantolonumu verin de,
>ben mezarlığa kadar yürürüm."
>
>*******> Cimri bir genç adam, kendisini bırakacağını söyleyen
>nişanlısına çok kızar:
> "-Demek ki, başkasını seviyorsun. Peki, adı ne, nerede bulurum
>onu? Nerede oturur?"
> Kız telaşlanır:
> "-Gidip dövecek misin yoksa?"
> Genç adam gayet sakin:
>
> "-Hayır, kendisine nişan yüzüğümü satacağım." diye cevaplar.
>
>
***********
> Cimri bir çiftlik sahibi, kuyudan su çekerken kuyuya düşer.
>Suyun içinde bağırmaya başlar. Bu bağırtılar üzerine adamın karısı kuyunun
>başına gelerek, kuyudaki kocasına seslenir:
> "-Aman kocacığım biraz dayan, tarlada çalışan gündelikçileri
>çağırayım da çıkaralım seni bu kuyudan."
> Adam:
> "-Şimdi saat kaç?"
> "-On bir."
> "-Iyi, o halde hemen çağırma gündelikçileri. Ben öğle
>paydosuna kadar kuyuda yüzerim. Öğle paydosu çağırırsın."
>
>*********
>
>
> Cimri bir adam, kör alfabesini öğrenmektedir. Bir arkadaşı
>sorar:
> "-Yahu, gözlerin görürken, kör alfabesini öğrenmenin ne
>faydası var?"
> Cimri adam sinsi sinsi gülerek cevap verir:
> "-Faydası olmaz olur mu? Geceleri parmaklarımla okurken
>ışıktan tasarruf ediyorum."
CİMRİ OLMAYALIM...

