Ümit Yaşar Oğuzcan

Seviyeyi düşürmemek ve bölünmelere yol açabilecek siyasi, dini, spor/futbol konularının konuşulmaması kaydıyla, her türlü konunun konuşulabileceği serbest forumumuz.

Moderatörler: barışhayranı, Mod

Kullanıcı avatarı
serk@n
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 509
Kayıt: Pzr Haz 13, 2004 20:42 pm
Konum: izmir

Ümit Yaşar Oğuzcan

Mesajgönderen serk@n » Cmt Tem 08, 2006 16:56 pm

Ümit Yaşar Oğuzcan (1926- 1984)
--------------------------------------------------------------------------------

Resim


--------------------------------------------------------------------------------

22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946); Türkiye İş Bankası’na girerek Adana, Ankara ve İstanbul’da çalıştı, otuz yılını doldurunca Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı görevinde iken, emekliliğini istedi, ayrıldı (Haziran 1977). İstanbul’da kendi adını taşıyan sanat galerisi kurdu.

Şiire 1940’da Yedigün şairleri arasında başlayan; 1975’te 33 şiir, 4 düzyazı kitabı, 13 antoloji ve biyografik eser, toplam 50 kitap çıkarmış bulunan, şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle tanınan Oğuzcan, günümüzün en popüler şairidir. Genellikle Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığında ve aşk, ayrılık, özlem temaları ekseninde çoğalttığı şiirini, 1973’te büyük oğlu Vedat’ın ölmesi üzerine, hayatın boşluğu, ölüm ve acı gibi derinliklere, öz ve biçim yoğunlaştırmalarına yöneltti. Şairlik başarısını, daha etkili, aruzla yazdığı rubailerinde gösterdi. 4 kasım 1984 tarihinde öldü.

Şiir kitapları:
Çoğu dört beş kere basılmış 33 şiir kitabının ilk baskı yıllarına göre isimleri: İnsanoğlu (1947), Dolmuş (1955), Aşkımızın Son Çarşambası (1955), Bir Daha Ölmek (1956), Kör Ayna (1957), İki Kişiye Bir Dünya (1957), Beni Unutma (ilk yedi kitabından seçmeler, 1959), Karanlığın Gözleri (1960), Akıllı Maymunlar (1960), Seninle Ölmek İstiyorum (1960), Üstüme Varma İstanbul (1961), Sahibini Arayan Mektuplar (1961), Yeni Dünya Rekoru (1961), Sevenler Ölmez (1962), Çigan Gözler (1962), Ötesi Yok (1963), Hüzün Şarkıları (1963), Bir Gün Anlarsın (1965), Sadrazamın Sol Kulağı (1965), Mihribana Şiirler (1965), Taşlar ve Başlar (1966), Seni Sevmek (1966), İnşallahla Maşallah (1966), Toprak Olana Kadar (1968), Göbek Davası (1968), Ben Seni Sevdim mi (1968), Halktan Yana (1969), Aşk mıydı O (1969), Önce Sen Sonra Ben (1971), Rubailer (1972), Yalan Bitti (1975), En Eski Yalnızlığımdın Sen Benim (1978), Dikiz Aynası (yergi şiirleri, 1982),

Acılar Denizi (1977) isimli kitabı, son kitabı dışında bütün şiirlerinden seçmeler kitabıdır. Diğer seçme şiirler kitabı Şiirle 40 Yıl (1982) adını taşıyor. Bütün Şiirleri Özgür Yayınları’nda basılıyor. (4 cilt, 1982-1984).

Resim


1939 - Eskişehir İnkilap Okulunu,

1942 - Konya Askeri Ortaokulunu bitirdi.

1942 - Basında ilk kez şiirleri Eskişehir Kocatepe ve Sakarya Gazetelerinde çıktı.

1944 - İstanbul, Varlık, Büyük Doğu v.b. dergilerde şiirleri çıkmaya başladı.

1946 - Eskişehir Ticaret Lisesini bitirdi. Aynı yıl Ankara ` da Osmalı Bankasına girerek bankacılığı iş edindi.

1947 - Babasının Eskişehir`den Adana`ya nakli üzerine Osmanlı Bankasından ayrılarak Adana`da İş Bankasına girdi. İlk kitabı İNSANOĞLU basıldı.

1948 - İlk eşi Özhan`la evlendi. İkinci kitabı DENİZ MUSUKİSİ çıktı.

1949 - İlk oğlu Vedat dünyaya geldi.

1951 - Turgutlu İş Bankasına atandı.

1952 - İkinci oğlu Lütfi dünyaya geldi.

1954 - Ankara`da İş Bankası Genel Müdürlüğünde göreve atandı. Üçüncü kitabı DİLLERE DESTAN çıktı.

1955 - İlk taşlama, rübai ve dörtlüklerini yazmağa başladı. DOLMUŞ ve AŞKIMIZIN SON ÇARŞAMBASI adlı kitabları yayınlandı.

1956 - BİR DAHA ÖLMEK adlı kitabı yayınlandı.

1957 - KÖR AYNA ve İKİ KİŞİYE BİR DÜNYA adlı kitabları yayınlandı.

1958 - İlk yedi kitabını BENİ UNUTMA adı altında bir kitapta topladı.

1960 - KARANLIĞIN GÖZLERİ, SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM adlı şiir ve AKILLI MAYMUNLAR adlı ilk taşlama kitapları yayınlandı. İş Bankası Neşriyat Müdür Yardımcılığına atandı.

1961 - Ankara`dan ve İş Bankasından ayrılarak İstanbul` a yerleşti. Altı ay Yapı ve Kredi Bankasında çalıştı. Yazarlığa ve yayıncılığa başladı. ÜSTÜME VARMA İSTANBUL, YENİ DÜNYA REKORU, SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR adlı kitapları yayınlandı. İlk şiir plağı çıktı. Üç kez intiharı denedi, başaramadı.

1962 - İstanbul basınında (Hür Vatan, Hareket, Cumhuriyet, Akbaba, Yelpaze, Varlık vb.) şiirleri, taşlamaları yazıları ve röportajları yayınlanmağa başladı. SEVENLER ÖLMEZ ve ÇİGAN GÖZLER adlı kitaplarıyla ikinci şiir plağı çıktı.

1963 - İlk rubailer kitabı ÖTESİ YOK yayınlandı.

1964 - BİR GÜN ANLARSIN ve HÜZÜN ŞARKILARI adlı kitapları yayınlandı. Üç sayı Yergi - Dergi adlı bir mizah dergisi çıkardı.

1965 - SADRAZAMIN SOL KULAĞI, MİHRİBANA ŞİİRLER ve MEKTUPLAR adlı kitapları yayınlandı. Üç şiir plağı daha çıktı.

1966 - BİRAZ KÜL BİRAZ DUMAN, TAŞLAR ve BAŞLAR, İNŞALLAHLA MAŞALLAHLA, SENİ SEVMEK adlı kitapları yayınlandı. Akbank ` a girdi.

1967 - 25. Sanat yılı jübilesi İstanbul`da yapıldı. İlk Avrupa gezisine çıkarak anılarını AVRUPA GÖRMÜŞ ADAM adı altında Cumhuriyet ` te yayınlandı ve kitap halinde çıkardı. SEN AŞK NEDİR BİLMEZDİN adlı kitabı çıktı.

1968 - BEN SENİ SEVDİM Mİ adlı kitabı çıktı.

1969 - TOPRAK OLANA KADAR, AŞK MIYDI O, GÖBEK DAVASI adlı kitapları çıktı. İkinci Avrupa gezisine çıkarak İngiltere ve Kuzey ülkelerine gitti. Akbank`tan ayrıldı. Yeniden İş Bankasına girdi. İş Bankası Kültür Yayınları Müşavirliğine atandı.

1970 - Aşık Veysel`in şiirlerini derleyerek DOSTLAR BENİ HATIRLASIN adı altında İş Bankası Kültür Yayınlarında çıkardı. HAKTAN YANA adlı kitabı yayınlandı. Enfarktüs geçirdi.

1971 - ÖNCE SEN SONRA SEN adlı şiir kitabıyla ŞAİRLERİN SEÇTİKLERİ adlı Antolojisi yayınlandı.

1972 - Rübailer kitabı İş Bankası Kültür Yayınları arasında çıktı.

1973 - Büyük oğlu Galata Kulesinden atlayarak ihtihar etti.

1975 - YALAN BİTTİ adlı şiir kitabı yayınlandı. İş Bankası Halkla İlişkiler Müdür Yardımcılığına atandı. Babsı öldü. Çağrılı olarak İran, Pakistan ve Kıbrıs`a gitti.

1976 - İş Bankası İstanbul Parmakkapı Sanat Galerisi ` nin yönetimini öteki görevlerine ek olarak üstlendi.

1977 - Kendi isteğiyle İş Bankasından emekli oldu. Tüm şiirlerinden yaptığı seçmeler ACILAR DENİZİ adı altında yayınlandı. Macaristan, Avusturya, Çekoslıvakya ve Romanya`ya gitti.

1978 - İkinci eşi Ulufer`le evlendi. EN ESKİ YALNIZLIĞIMDIR AŞK BENİM adlı şiir kitabı yayınlandı. SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR adlı nesir kitabı Anna Masala tarafından İtalyanca`ya çevirilerek yayınlandı.

1980 - Ümit Yaşar Sanat Galerisini açtı. İtalya, Fransa ve İsviçre ` ye gitti.

1982 - 40. Sanat Yılını 1 kitap, 1 sergi ve 1 geceyle kutladı. Güldürü Üretim Merkezi (GÜM) ne girdi. Yeni yergileri Güneş Gazetesinde yayınlanmağa başladı.

1983 - DİKİZ AYNASI adlı taşlamalar kitabı çıktı. Tüm şiirleri 4 cilt olarak yayınlanmağa başladı.

1984 - Şair bu yılda özlemini haklı olarak duyduğu son nefesin mutluluğuna ulaştı.

* Şairin bazı şiirleri de İngilizce, Fransızca, Rusça, Yunanca, Almanca, Bulgarca, İtalyanca, Yugoslavca, Lehçe ve Arapça ` ya çevrilmiş, çeşitli antolojilerde yayınlanmıştır
Resim


serk@n adlı üyemiz, forum düzenini bozmaya yönelik davranışlarından dolayı 1 hafta mesaj yazamama cezası almıştır.

Bitiş tarihi:

Kullanıcı avatarı
serk@n
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 509
Kayıt: Pzr Haz 13, 2004 20:42 pm
Konum: izmir

Mesajgönderen serk@n » Cmt Tem 08, 2006 17:10 pm

Beni Unutma

Bir gün gelir de insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılğın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni Unutma

Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün yalnız benim için giy
Saksındaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma

Büyük acılarla tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma




Bir Ayrılık Gününde

Ne gariptir şu ayrılık günleri
Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan
Nedense bir tuhaf oluyor insan

Derin bir sızı giriyor içeri
Son bir defa bakarken caddelere
Dükkanlara, evlere, kahvelere

Hatıra yüklü kervanlar geçiyor
Dolu dolu gözlerinin önünden
Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden

Ne unutulmaz zamanlar geçiyor
Ağır ağır biz farkında değilken
Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken

Sen istediğin kadar unutulmaz de
Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur
Unutulur, azizim unutulur

Başka ne yapılır böyle bir günde
Kapanan bavul, çivilenen sandık
Ve sonra kuru bir "Allahaısmarladık!"



Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur baslar kulaklarında
Ne çarsaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

BİRGÜN SENi SEVDİGİMİ ANLARSIN






MİLYON KERE AYTEN

Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi

Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel

Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin

Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor

Şarkılar söylüyorum

Şiirler yazıyorum Ayten üstüne

Saatim her zaman Ayten'e beş var

Ya da Ayten'i beş geçiyor

Ne yana baksam gördüğüm o

Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor



Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz

Günlerden Aytenertesidir

Odur gün gün beni yaşatan

Onun kokusu sarmıştır sokakları

Onun gözleridir şafakta gördüğüm

Akşam kızıllığında onun dudakları



Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim

Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz

Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li

İki laf ederiz

Onu siz de seversiniz benim gibi

Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam

Alın tek kat elbisemi size vereyim

Cebimde bir on liram var

Onu da alın gerekirse

Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem

Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar

Parasızlık da bir şey mi

Ölüm bile kötü değil

Aytensizlik kadar



Ona uğramayan gemiler batsın

Ondan geçmeyen trenler devrilsin

Onu sevmeyen yürek taş kesilsin

Kapansın onu görmeyen gözler

Onu övmeyen diller kurusun

İki kere iki dört elde var Ayten

Bundan böyle dünyada

Aşkın adı Ayten olsun



YABANCI

Hangi cennetten geldim bu cehenneme

Ki her yokluk bendedir, her acı benim

Baltalar kıyasıya inmiş gövdeme

Bak! Şu devrilen hayat ağacı benim



Bir gün beni de unut her yalan gibi

Adımı sokaklara tükür kan gibi

Oysa ki yaşadıkça bir çıban gibi

İçinde sızlayacak o sancı benim



Terkedilmiş eski bir şehircesine

Sensiz yaşıyor o can verircesine

Tutuşmuş özleminle erircesine

Bir zaman sevdiğin bu yabancı benim


Resim





serk@n adlı üyemiz, forum düzenini bozmaya yönelik davranışlarından dolayı 1 hafta mesaj yazamama cezası almıştır.



Bitiş tarihi:

Kullanıcı avatarı
serk@n
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 509
Kayıt: Pzr Haz 13, 2004 20:42 pm
Konum: izmir

Mesajgönderen serk@n » Cmt Tem 08, 2006 17:15 pm

benim şiirlerle aram fena değildir... ümit yaşar oğuzcan okadar değerli bir edebiyatçi ki arkadaş benim için inanın şiirlerinde hayatın kendisi var...

kafama kazınmış şiirleride yukarıda paylaştım...

düşünce ve yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim...
Resim





serk@n adlı üyemiz, forum düzenini bozmaya yönelik davranışlarından dolayı 1 hafta mesaj yazamama cezası almıştır.



Bitiş tarihi:

Kullanıcı avatarı
sinann
Üst Düzey Üye
Üst Düzey Üye
Mesajlar: 109
Kayıt: Cmt Kas 27, 2004 18:36 pm
Konum: ahiretten

NAZIM HİKMET

Mesajgönderen sinann » Cmt Tem 08, 2006 18:39 pm

SERKAN KARDEŞİM GÜZEL ÇALIŞMALAR ORTAYA SUNMUŞ BENDE ŞİİRLERİ ÇOK SEVİYORUM VE ÜSTAD NAZIM HİKMET'TEN BENİM ÇOK HOŞUMA GİDEN BİR ŞİİR YAYINLAMAK İSTEDİM
İNTİHARDAN SON ANDA DÖNEN BİR İNSANIN HİKAYESİNİ ANLATIYOR
BEYENİRMİSİNİZ BEYENMEZMİSİNİZ BİLMİYORUM AÇIKÇASI PEK UMRUMDADA DEĞİL

(HAYATIDA ÖLÜMÜDE ESTETİK YÖNETMELİ GİDENLEREDE KALANLARADA GEREKLİ)

BİR DAKİKA

Deniz durgun göl gibi, gitgide genişliyor
Sular kayalıklarda nurdan izler işliyor,
Engine sarkan gökler baştan başa yıldızlı..
Şimdi göğsümde kalbim çarpıyor hızlı hızlı.

Göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya
Dalmış suyun koynunda bir gecelik uykuya
Bazan uzunlaşıyor, bazan da kıvranıyor
Durgun suyun altında bir mum gibi yanıyor

Yakın olayım diye bu gökten gelen ize
Öyle eğilmişim ki kayalardan denize
Alnımdan düşen saçlar yorulmuş suya değdi
Baktım geniş ufuklar başımın üstündeydi

Bilemem nasıl oldu geldi ki öyle bir an
Yenilmez bir haz duyup denize atılmaktan
Kurtulmak ne kolaymış faniliğimden dedim
Doğruldum atılırken bir dakika titredim

Bir dakika sonsuzluk doldu taştı gönlümden
Bir dakika bir ömrü kurtarmıştı ölümden.


NAZIM HİKMET RAN




aaltum
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 1
Kayıt: Sal Tem 11, 2006 15:22 pm

Mesajgönderen aaltum » Sal Tem 11, 2006 15:28 pm

slmlar siteye yeni kayıt olmakla birlikte burda kalacağım şimdiden belli oluyo ellerine sağlık ...!
ZİYAH ZÜLFÜN GÖREN HEP BAHTI SİYAH OLUYORMUŞ,TEK SİYAH ZÜLFÜN GÖREYDİMDE BAHTIM SİYAH OLAYDI.

Kullanıcı avatarı
serk@n
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 509
Kayıt: Pzr Haz 13, 2004 20:42 pm
Konum: izmir

Mesajgönderen serk@n » Cmt Tem 15, 2006 09:45 am

ben teşekkür ederim sinann ve aaltum

aramıza hoşgeldin aaltum.. katılımlarını bekliyoruz
Resim





serk@n adlı üyemiz, forum düzenini bozmaya yönelik davranışlarından dolayı 1 hafta mesaj yazamama cezası almıştır.



Bitiş tarihi: