21 KASIM 1996 TGRT DÖNENCE
1. DÖNEM 1. PROGRAM
Barishan©ın notu:
Barış MANÇO 8 yıl önce TRT de başladığı programlarını istekleri oluşmayınca, o kanaldan ayrılmış, özel kanallara geçmeyi tercih etmişti.
Bugün halkın ve barışseverlerin bilmediği o, olumsuz şartlar neydi?
Önce biraz da onlardan bahsedelim.
Barış MANÇO televizyon programcılığına 1988 yılının 8 ekim ayında TRT TV, sinde yaptığı ilk 13 programın masrafına lazım olan parayı abisi Savaş MANÇO,dan borç alarak başlamıştı.
Çünkü14 yıldır TRT, ye program yapma teklifi götüren Barış MANÇO, ya eylül ayının son günlerinde TRT dış yapımlar müdürlüğünden programını 8 Ekime yetiştirmesi istenince barışta kısa zamanda maddi desteği bulacak en iyi yer olarak abisine ulaşmıştı.
Zaten onun için ilk bir kaç dönemdeki programların sonunda yer alan kapanış jeneriğinde “SPONSOR: SAVAŞ MANÇO -TRAFER BELGİUM “ yazısı geçmekteydi.
Ama bilinmesi gereken bir şeyde:
Maddi destek olup borç para vererek barışın bir şey yapmasına vesile olan kim olursa olsun kendi istek ve arzularını da Barış MANÇO, ya bir dayatmaca olarak getiriyordu.
Abisi Savaş MANÇO, nun barışa getirdiği dayatmacalar nelerdi?
—barış, abisinden borç aldığı parayı geri öderken; hem aldığı parayı eksiksiz olarak geriye iade edecek, hem de o borç para ile yaptığı işten kazandığı gelirden de % 20 lik miktarı abisine verecekti.
—Üstelik abisinden döviz üzerinden borç paralar alıyordu.
—Abisi, barışa para verince, hem paranın akıbetini korumak, hem de barışı gündemde tutmak için kendince bazı planlar tespit ediyor. Ve bu planlarını yapması için barışa bir nevi dayatmaca yapıyordu.
—Yani Savaş MANÇO, Barışa borç vermek suretiyle menajerliğini üstlenmiş oluyordu.
—Daha ötesi Barış MANÇO kontrole alınıyor. İpleri abisinin elinde kukla bir oyuncağa dönüştürülüyordu.
Barış MANÇO iş ve üretim yapmak için bir banka,dan değil de neden abisinden borç alıyordu derseniz:
Malum Barış MANÇO, nun üzüntülerinin içine atılmasından kaynaklan, yıllarca içinde gizlenmiş olan bir rahatsızlığı vardı.
Barış MANÇO kanserdi.
Ve her ne kadar tıp gelişmiş olsa da kansere daha nihai tedavi imkânı bulunamamış, sadece hastalığın seyrini geciktiren ilaçlar geliştirilme aşamasında olunduğu günlerdi.
Barış MANÇO da; “ya hak vaki olurda, ecel şerbetini içerde, işlerini bitiremeden ve bankaya olan kredi borcunu ödeyemeden ölecek olursam borçlu kalmayayım” diye düşünüyordu.
Ne de olsa abisinden borç para almak daha güvenceli geliyordu. Çünkü nerdeyse bir ömrü ağabeysinin yanında onunla birlikte yaşamıştı.
Abisi Belçika, da barış, ın kömür madenlerinde havasız ortamlarda çürüyüp gitmesine gönlü razı olmamıştı. Malum Barış yoksul ve bakımsız büyümenin neticesi olan ciğer rahatsızlığını çocukluğundan kapmıştı.
İşte Barış MANÇO, nun basında zaman zaman her Eurovision döneminde “Türkiye, yi bu yıl ben temsil edeceğim “deyip sonra vaz geçmesi,
Yine “ben cumhurbaşkanın olacağım” sözü hep abisi Savaş MANÇO, nun beyninden çıkan fikirlerin barışa olan direktifleri sonucuydu.
Çünkü Savaş MANÇO, Barışı gözlemlemiş ve bir gün Barışı karşısına alıp” sen bu halka 4 harfli bir şey veriyorsun, bu 4 harfli şeyde “UMUT” bu imkânını iyi kullan “demişti.
Ayrıca Savaş MANÇO 7den 77 ye programlarının yapımı sırasında o kadar barışa kontrol getirir hale getirmişti ki, Barışın programlar içinde ne tür reklâm alıp alamayacağına kadar iş gelişmişti.
Bu dayatmacalar dan Barışta , Lale MANÇO da daralmıştı. İpleri kendi ellerinde bağımsız olarak iş görme hevesleri başlamıştı. Bu yolda arayışlara girdiklerinde bir kaç dönem Barışın , ” kısa pantolondan arkadaşım olur” dediği ERKMEN SAĞLAM ile ortak program çalışmaları gerçekleştirdiler.
Erkmen SAĞLAM ise para hırsı olan bir insan olarak kazanmak, daha çok kazanmak istiyordu.
Üstelik Barış programcı olmasından önce ses ve müzik sanatçısıydı.
Ve barışın konser, sahne organizasyonlarını da 20 yıldır Tamer ŞAHİN hazırlıyordu.
Bu iş karşılığında da Tamer ŞAHİN, barışa konserde verilen paranın %10, artı masrafları alıyordu.
Ayrıca Barış televizyon programcılığı yapmadan önce 40 gün–70 gün süren Anadolu turneleri yapar. Bu turnelerde konserler verir, sahneye çıkardı. Tabi bu konserlerden Barış kadar kazanan da Tamer ŞAHİN oluyordu
Ama televizyon programları başladıktan sonra, program çekimlerinin getirdiği yoğun iş temposu ve bu vesile ile çıktığı yurt içi ve yurt dışı yolculukları sonunda nerdeyse konser ve sahne organizasyonları durma noktasına geliyordu.
Artık bu kez barışla program yapan Erkmen SAĞLAM her bölüm başına tatlı paralar kazanırken, Tamer ŞAHİN elinden kaçırdığı “Barış MANÇO gibi bir serveti nasıl kazanırım “ onun hesaplarını yapıyordu.
Ve Barış MANÇO madem para kazandıran “altın bir toptu”.ve bu altıntopu kim kontrol ederse, onun kazancı artırıyordu.
İşte o andan itibaren de Erkmen SAĞLAM, la ile Tamer ŞAHİN,Barış MANÇO, yu kazanma yönünde birbirlerine rakip oldular. Barışı bir saniye olsun bırakmak, kaybetmek istemiyorlardı. O saten sonra Barış resmen kontrolü başkalarının elinde olan bir oyuncağa dönmüştü,
Erkmen SAĞLAM yeni yapılacak çekimler için plan ve projeler geliştirip barışı yönlendirmeye çalışırken, Tamer ŞAHİN, de o geliştirilen projeler üzerinde” nasıl yaparımda, bende ekmek yerim” hesapları yapmaya başlıyordu.
Artık Bazen Tamer ŞAHİN, in konser organizasyonu sırasında, Erkmen SAĞLAM, da o konser verilen yerde bir bahane ile program görüntü çekimi yapıyor.
Yada Erkmen SAĞLAM, ın görüntü çekimi için Barışla beraber ekipçe gideceği yurt dışı yolculuklarına Tamer ŞAHİN, de o gidilen ülkede bir konser yada bir klip çekimi planları yapıyordu.
Artık işin boyutları büyümüştü:
Barış MANÇO program yapım için TRT, nin yasal kuralı gereği “ manço& manço “şirketini kurmuştu. Gecen 10 süre içinde Barış, VİPSAŞ şirketiyle düzeyli çalışmalar yaparken, yurt dışından da program çekimi için gerekli teknik malzemeyi getirmişti. Ve artık 60 kişilik teknik bir ekibe sahipti.
Bu teknik ekibin, yani şirketin kontrolü Lale MANÇO, da idi.
Program çekimlerinde yetki alıp, ekip sahibi olmaya başlayınca Lale MANÇO, nun birden konumu ile görünümü de değişmişti. Artık Lale Hanım “bir iş kadını” olmuştu. Üstelik her ay bordolu 60 çalışanı olan bir iş kadınıydı.
Ve o saatten sonrada Lale MANÇO, basın, medya ve yasal işlerinde ”LALE MANÇO ÇAĞLAR” adını kullanmaya başladığı dönemlerdi.
Hata “7den 77 ye” ile TGRT yapılan “DÖNENCE” ve “ADAM OLACAK ÇOCUK” programların jeneriğinde LALE MANÇO, ya ekleniş olan bu ”ÇAĞLAR” ismini “Bu program Barış MANÇO, Lale MANÇO ÇAĞLAR tarafından yapılmıştır” “diye bizzat yazdırıyordu.
İşte “Manço & manço “şirketi boyut olarak büyüyüp, iş seviyesini yükseltince piyasada diğer sanatçılara da klipler yapılmaya başlanmıştı.
Bunlar döneminin bayağı iddialı klip çalışmalarını oluşturuyordu.
Bu iddialı çalışmalardan olan:
Ayşegül ALDİNÇ, in”Albeni” adlı klipi, Tunus, ta çekilmişti.
Yine Mine, nin bir klipi Dubai, de çekilmişti.
Ayrıca Lale Hanım tarafından TAYFUN DUYGULU, “Hadi Hadi İyisin”,
Mustafa sandal ve daha bir çok sanatçıya klip çalışmaları yapılmaya başlanmıştı.
Ki Lale MANÇO bu çalışmalar sayesinde hem Tamer ŞAHİN, hem de Erkmen SAĞLAM ikramiye niyetine kazançlar elde etmesini sağlamış oluyordu.
MANÇO& MANÇO şirketi ilk kurulduğunda Hisse dağılımı;
%20 hisse Barış MANÇO
%20 hisse Lale MANÇO
%20 hisse Savaş MANÇO
%20 hisse Doğukan MANÇO
%20 hisse Batıkan MANÇO Düşüyordu
Ayrıca Tamer ŞAHİN, de, Erkmen SAĞLAM, da, Barış sayesinde para kazanmanın yolunu bulmuşlardı: Anahtar Lale MANÇO, ydu.
Kim Lale MANÇO, yu etkileyebilir, ikna edebilirse, onun projesi işleme giriyordu.
Ve yaş olarak ta Lale hanıma yakın olan Tamer ŞAHİN, Lale hanımla en iyi anlaşan kişiydi.
Yukarıda görüldüğü üzere şirketteki hisse dağlımı çocuklarla beraber büyük pay lale hanımda olmasına karsın hala % 20 lik paya sahip olan Savaş MANÇO, nun sözünün geçtiği dönemler oluyordu.
Savaş MANÇO,dan Tamer ŞAHİN,de, Erkmen SAĞLAM,da rahatsızdı.
Savaş MANÇO, nun ortağı olduğu MANÇO & MANÇO şirketindeki hissesi ihraç edilip Savaş MANÇO yerine aynı orandaki hisse ile Sulhi AKSÜT şirkete ortak yapılıyordu.
Sonrada bir anda bu Sulhi AKSÜT şirketin her türlü işlerinden sorumlu tam yetkili müdürü oluyordu.
Televizyon dünyasına yeni atılan TGRT, nin kurucusu ve “Türkiye gazetesi” sahibi olan Enver ÖREN, Sulhi AKSÜT yakın dostu ve arkadaşıydı.
Enver ÖREN, in yeni kurduğu kanalın reytingini en az parayla, en kısa zaman da nasıl diğer ulusal kanaların seviyesine çıkarılır konusunda düşünceleri vardı. Bu düşüncesini Sulhi ile paylaşınca, Sulhi AKSÜT, Barış MANÇO ile Sibel CAN, ı TGRT, ye transfer edilmesinde aracı konumunda rol alıyordu.
TRT, den koparılan Barış MANÇO nasıl olduysa hayatında hiç rastlaşmadığı, tanışmadığı konserlerine bile katılmamış olan Enver ÖREN, in oğlu Mücahit ÖREN, in sahibi olduğu TGRT kanalında iki ayrı programa birden başlamıştı.
Barış, Pazar günleri öğle kuşağında “7den 77ye “deki programının içinde yer alan “adam olacak çocuk” bölümünü bağımsız bir bölüm yaparken,21 kasım1996dan itibaren de Perşembe günleri “DÖNENCE” adlı bir bölüme başlıyordu.
Bu bölüm 7den 77ye programlarında bildiğimiz “dünya turu “bölümün aynısıydı. Sadece programa “dünyadan haberler” bölümü eklenmişti. O bölüm içinde eski haber spikeri olan Beyza GÜDÜCÜ, ye görev verilmişti.
Fakat nedendir bilinmez Barış MANÇO bu dayatmaca zoru ile TGRT, de başladığı DÖNENCE programlarından zevk almadı. Barış yaptığı işten zevk alamayınca, TGRT, ye de zevk veremedi.
Karşılıklı olumsuzluklar sonucu program, 1 dönemi tam dolduramadan ( bir dönem39 program yapar)30 programın sonunda 2 Haziran 1997 günü TGRT, ye veda etti ise de, TGRT hiçbir şey olmamış gibi bir sonraki hafta olan 9 Haziran 1997den itibaren barışın TGRT yaptığı programları bir tekrarına daha başlayarak izleyiciye sanki yeni bölüm gibi yutturulmaya çalışıldı.
Barış TRGT den ayrıldıktan hemen sonra Azerbaycan merkezli “sanatçı değişimli konser organizasyonu “üzerine bir şirket kurdu. Sonrada sabah gazetesi bünyesinde bulunan Dinç BİLGİN, in sahibi olduğu ATV ye transfer oldu.
Erkmen SAĞLAM artık televizyon programcılığı konusunda profesyonel olduğunu, bundan sonra kendisinin bağımsız olarak program hazırlayacağını ve 7den 77 yenin isim hakkının kendinde olduğunu söylüyordu. Barışta çaresiz programının adını “EŞİKTEN BEŞİĞE” değiştirmeyi düşünüyordu.
Bir ara Erkmen SAĞLAM daha önceden barışın ekibinde olan Recep IŞIK ve Hollandalı eşi Paula ve iki arkadaşı ile TRT de “SATIR ARASI “adlı magazin programını yapmıştı..ama program beklenen ilgiyi görmediği için kaldırılmıştı.
.
BARIŞ TGRT İLE NEDEN UYUŞAMADI?
Barışın program yaptığı dönemlerde kanallar arası rekabet sırasında pek dürüstçe olmayan bir misafirlik ilişkisi vardı.
Özelikle TGRT ve onu taklit eden bazı kanallarda, o kanal bünyesinde program yapan ne kadar yapımcı, sanatçı, televizyoncu var ise,
Ya kendi programlarına, o kanalda yer alan diğer sanatçı ya da yapımcıları konuk ederler, Ya da kendileri onların programlarına konuk olurlardı.
Ve nerdeyse haftanın her günü aynı kanalda, aynı yüzleri görmek mümkün olurdu. Nerdeyse o kanal bünyesinde çalışan sanatçıya diğer kanallara katılmak için zaman bırakılmıyordu.
İş onunla kalmıyordu.
O kanalda program yapan sanatçı, Özelikle o kanalların organize ettiği toplu eğlence etkinliklerine de bizzat katılmalı, sevse de, sevmese de o kanalda program yapan diğer kişilerle de samimi ilişkiler sürdürmeliydi.
Ve bünyesinde olan sanatçılardan her vesilede televole gündemi oluşturacak beyanatlar vermesi isteniyordu.
Barışın yaşam tarzına uymayan bu yaptırımı kabul etmesi mümkün değildi.
Ve TGRT, de program yaptığı süre zarfında o kanaldan gelen başka hiçbir program teklifini kabul etmemişti. Ve TGRT, de Hiç bir başka programa konuk olarak katılmadı.
Barış, zaman zaman öz abisinin isteklerine isyan ederken, program yapmanın bedeli olarak bu “medya maymunluğunu” oynamayı hiç kabul edemezdi. Etmedi.
Ve TGRT ile ipleri kopardı.
Ve Barış 1 Haziran 1997 ile öldüğü günkü döneme kadar hayatının hiçbir döneminde bir daha TGRT den söz etmedi konu açmadı.





