kara mizah
Moderatörler: barışhayranı, Mod
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
kara mizah
ve.. sürü haykırır:
"egemenlik kayıtsız şartsız çobanındır"
"egemenlik kayıtsız şartsız çobanındır"
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
kara mizahı beyaza çevirmişsin
ama benim aklım yine karanlık taraflarında..
çoban avrupa çiftliğine giremez ama, avrupa aslalon çifliğe bulaşmıştır bile..
-----------------------------
bir gün çoban(krala eşdeğerdir aslında), kalabalığı karşısına toplayıp başlamış gidişatı anlatmaya. anlatmış.. anlatmış.. ve en sonunda kalabalık -anlayanıyla anlamayanıyla, tebessüm edeniyle ve somurtanıyla- başlamışlar alkışlamaya.. çoban durumdan memnun, etrafa bakınırken hiç alkışlamayıp, sessizce duranların varlığını fark etmiş. biraz bozulmuş haliyle.. bir tanesinin yanına gidip "sen neden alkışlamıyorsun aslanım" demiş.
adam : "efendim, ben bu sürüden değilim. bu dağlar, ovalar, denizler benim.. ben bu çiftliğin(!) sahibiyim!.."
ama benim aklım yine karanlık taraflarında..
çoban avrupa çiftliğine giremez ama, avrupa aslalon çifliğe bulaşmıştır bile..
-----------------------------
bir gün çoban(krala eşdeğerdir aslında), kalabalığı karşısına toplayıp başlamış gidişatı anlatmaya. anlatmış.. anlatmış.. ve en sonunda kalabalık -anlayanıyla anlamayanıyla, tebessüm edeniyle ve somurtanıyla- başlamışlar alkışlamaya.. çoban durumdan memnun, etrafa bakınırken hiç alkışlamayıp, sessizce duranların varlığını fark etmiş. biraz bozulmuş haliyle.. bir tanesinin yanına gidip "sen neden alkışlamıyorsun aslanım" demiş.
adam : "efendim, ben bu sürüden değilim. bu dağlar, ovalar, denizler benim.. ben bu çiftliğin(!) sahibiyim!.."
ben türkiye cumhuriyeti için seve seve gönüllü asker olurum ve seve seve ölürüm hem de en önde ülkemi kimseye vermem .
çoban başka çobanların koyunu olmuş.
ve ben o çobanın koyunu olmayı kabul etmiyorum ben kendi kendimin çobanıyım
çoban başka çobanların koyunu olmuş.
ve ben o çobanın koyunu olmayı kabul etmiyorum ben kendi kendimin çobanıyım
"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak!.."
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
Alıntı : Ahmet Çavuşoğlu (Ahmet'in Yeri - Güneş)
Avrupa Birliği'ne girmek için didinen ve çırpınan büyüklerimize, bu işi garantiye almak için şart olan reçeteyi, aşağıda bir vatan hizmeti olarak arz ediyorum!
Avrupa Birliği'ne şöyle bir mektup yollayacaksınız;
------------------------
Sayın Avrupa Büyükleri, lütfen aşağıdakileri not ediniz:
1. 1071'de Malazgirt muharebesinde, Sayın Romen Diyojen komutasındaki Haçlı Ordularını yenip, Anadolu'ya girmiş olmaktan dolayı üzgünüz. Bu, maksadını aşan bir hareket olmuştur.
2. O günden sonra muhtelif haçlı ordularını yendiğimiz çeşitli çarpışmalardan dolayı da üzgünüz, özür dileriz.
3. Tabii ki en büyük ayıbımız 1453 senesinde İstanbul'u fethetmek olmuştur. Bundan dolayı ne kadar üzgün olduğumuzu ifade edecek kelime bulamıyoruz.
4. Zaten bir hata edip girdiğimiz Anadolu ile iktifa etmeyip Trakya'yı, Yunanistan'ı, Balkanlar'ı ve nihayet Macaristan'ı fethettik. Üzgünüz. Hele Viyana kapılarına gidip gidip gelmekten de çok üzgünüz. Özür dileriz.
5. İlk taleplerinde Kudüs'ü Haçlılara terk etmemiş olmaktan da üzgünüz.
6. Arap yarım adasını, Kuzey Afrika'yı, Mısır'ı, Kırım'ı falan almaktan da çok üzgünüz.
7. Akdeniz'de muhterem Venedik, Ceneviz ve daha nice donanmaları, bu arada sayın Andrea Doria'yı perişan etmiş olmak bize büyük üzüntü ve utanç veriyor. Bunun Barabaros Hayrettin Paşa'nın ve diğer Türk Kaptan-ı Deryalarının suçu olduğunu dikkate almanızı rica ediyoruz.
8. Bu arada vakti ile Girit ve Kıbrıs Adaları'nın alınmış olması da bize üzüntü vermektedir.
9. Ekselanslar, lütfen not ediniz ki Fener ve civarını hatta bütün Haliç'i Ekümenik Patrik Hazretleri'ne terk etmeye hazırız. Heybeli Adası'nın tamamını da Hazreti Ekümenik'e verebiliriz.
10. Aya Sofya bundan böyle kilise olarak anılacak ve yanına Sultan Ahmet de bonus olarak verilecektir.
11. Bundan böyle Türkiye'de misyoner faaliyetlere tamamı ile izin verilecek talep halinde misyonerlere diplomatik statü tanınacaktır.
12. Majesteleri, eğer yukarıdakiler Avrupa Birliği'ne kabul edilmemiz için yetmez ise Hıristiyanlığı kabul etmemiz gündeme getirilecektir.
13. Bunlar da yetmez ise bayrağımızdaki ay ve yıldızın yerine münasip göreceğiniz bir işareti, mesala bir haç koymayı ve bayrağın rengini de değiştirmeyi düşünebiliriz.
Sıhhat ve afiyetler diler, hürmetlerimizin kabulünü arz ederiz!
---------------------------
Muhterem okuyucularım, bu Avrupa Birliği'nin bize artık hayrı dokunacak bir hali kalmadı. Hep yazdığım gibi adamlar bizi, ring köşesine sıkışmış boksör misali yumruklayıp duruyorlar. Bana göre Osmanlı İmparatorluğu'nun hıncını alıyorlar.
Bu sevdadan vaz geçmemiz lazım. Onların hazmetmek kapasitesini beklerken biz hazımsızlıktan kusmaya başlayacağız.
Biz kendimizi eğitmeye, adam olmaya çalışalım ve Avrupa Birliği'ne de dönüp 'Sağ olun, biz almayalım' diyelim. (Ahmet Çavuşoğlu)
Avrupa Birliği'ne girmek için didinen ve çırpınan büyüklerimize, bu işi garantiye almak için şart olan reçeteyi, aşağıda bir vatan hizmeti olarak arz ediyorum!
Avrupa Birliği'ne şöyle bir mektup yollayacaksınız;
------------------------
Sayın Avrupa Büyükleri, lütfen aşağıdakileri not ediniz:
1. 1071'de Malazgirt muharebesinde, Sayın Romen Diyojen komutasındaki Haçlı Ordularını yenip, Anadolu'ya girmiş olmaktan dolayı üzgünüz. Bu, maksadını aşan bir hareket olmuştur.
2. O günden sonra muhtelif haçlı ordularını yendiğimiz çeşitli çarpışmalardan dolayı da üzgünüz, özür dileriz.
3. Tabii ki en büyük ayıbımız 1453 senesinde İstanbul'u fethetmek olmuştur. Bundan dolayı ne kadar üzgün olduğumuzu ifade edecek kelime bulamıyoruz.
4. Zaten bir hata edip girdiğimiz Anadolu ile iktifa etmeyip Trakya'yı, Yunanistan'ı, Balkanlar'ı ve nihayet Macaristan'ı fethettik. Üzgünüz. Hele Viyana kapılarına gidip gidip gelmekten de çok üzgünüz. Özür dileriz.
5. İlk taleplerinde Kudüs'ü Haçlılara terk etmemiş olmaktan da üzgünüz.
6. Arap yarım adasını, Kuzey Afrika'yı, Mısır'ı, Kırım'ı falan almaktan da çok üzgünüz.
7. Akdeniz'de muhterem Venedik, Ceneviz ve daha nice donanmaları, bu arada sayın Andrea Doria'yı perişan etmiş olmak bize büyük üzüntü ve utanç veriyor. Bunun Barabaros Hayrettin Paşa'nın ve diğer Türk Kaptan-ı Deryalarının suçu olduğunu dikkate almanızı rica ediyoruz.
8. Bu arada vakti ile Girit ve Kıbrıs Adaları'nın alınmış olması da bize üzüntü vermektedir.
9. Ekselanslar, lütfen not ediniz ki Fener ve civarını hatta bütün Haliç'i Ekümenik Patrik Hazretleri'ne terk etmeye hazırız. Heybeli Adası'nın tamamını da Hazreti Ekümenik'e verebiliriz.
10. Aya Sofya bundan böyle kilise olarak anılacak ve yanına Sultan Ahmet de bonus olarak verilecektir.
11. Bundan böyle Türkiye'de misyoner faaliyetlere tamamı ile izin verilecek talep halinde misyonerlere diplomatik statü tanınacaktır.
12. Majesteleri, eğer yukarıdakiler Avrupa Birliği'ne kabul edilmemiz için yetmez ise Hıristiyanlığı kabul etmemiz gündeme getirilecektir.
13. Bunlar da yetmez ise bayrağımızdaki ay ve yıldızın yerine münasip göreceğiniz bir işareti, mesala bir haç koymayı ve bayrağın rengini de değiştirmeyi düşünebiliriz.
Sıhhat ve afiyetler diler, hürmetlerimizin kabulünü arz ederiz!
---------------------------
Muhterem okuyucularım, bu Avrupa Birliği'nin bize artık hayrı dokunacak bir hali kalmadı. Hep yazdığım gibi adamlar bizi, ring köşesine sıkışmış boksör misali yumruklayıp duruyorlar. Bana göre Osmanlı İmparatorluğu'nun hıncını alıyorlar.
Bu sevdadan vaz geçmemiz lazım. Onların hazmetmek kapasitesini beklerken biz hazımsızlıktan kusmaya başlayacağız.
Biz kendimizi eğitmeye, adam olmaya çalışalım ve Avrupa Birliği'ne de dönüp 'Sağ olun, biz almayalım' diyelim. (Ahmet Çavuşoğlu)
- sameth
- Profesyonel

- Mesajlar: 968
- Kayıt: Çrş Tem 13, 2005 14:14 pm
- Konum: gesi bağları KAYSERİ
- İletişim:
turkerr yazdı:almayacakları apaçık ortada bizimde artık anlamamız gerekiyor
evet almayacaklar hristiyan toplumu içinde halkı müslüman olan bir ülke HİLAL ÜSTÜNE KEŞKÜL olurda ondan çoban meselesine gelince seçim yakın alın değneğini elinden burası demokratik bir ülke %50.01 i alan çobandır yıllardır sürü olarak yaşadık kimden fayda gördük ki sadece bir çobanı topa tutuyoruz bizi mahveden kurt a kaptıran çobanları yazsam sayfa yetmeyecek hadi hayırlısı diyeli ALLAHIM BU VATANI MİLLETİ AZİZ KIL BU GÖKKÜBBE BU AYYILDIZ ÇÖKERSE ALTINDA HELAK OLURUZ
artık yokum sağlıcakla kalın
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
benim takıldığım nokta izlenen politikaların da ötesinde, söylemlerdedir sameth kardeşim.. bazı laflar ve tavırlar gerginlik arayanlar için ilaç gibidir, bu gerginlikler hepimizi ve Türkiye'yi yıpratır. ekonomik ve ruhsal yönden bunu bekleyen fırsatçıları da sevinçten hoplatır!. onlarca farklı görüşe sahip bir milletin fertleriyiz, belki de en büyük zenginliklerimizden biri bu.. vekil başı, destekleyenlerinin yanında muhalefetini de kucaklamalıdır. ayrılıkçı, dışlayıcı, saf tutan bir yönetimi bu ülkenin hiç bir evladı hak etmiyor. hele hele, ayrı düştüğümüz o kanayan yanlarımızı tedavi etmeye çalıştığımız bir süreçte.. 
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
kara kara mizaha devam
-------------------------
KABUS --- Kenan Sönmezler - Panorama - Tercüman
Bayramınız zehir olsun istemedim. Ve de yeni yılın ilk günlerinde gönlünüz bulanmasın dedim...
Bugün yazmaya karar verdim...
2006’yı 2007’ye bağlayan günün sabahında bir rüya gördüm...
Allah hayırlara çıkarsın!..
Ferman padişahın
Feslİ bir adam, boynunda bir davul, elinde bir ferman...
Okuyor:
Duyduk duymadık demeyin!..
- Ceride-i Hürriyet'ten, Ceride-i Sabah'a iltica eden yazar Murat Arakçı tefrikalarına başlıyoooorr!..
İlk tefrikaaaa:
Cumhuriyet'in son günleriii!..
Cümlemizin okuması emir buyruluurr!..
- Ceride-i Zaman
Televİzyonda bir reklama takılıyor gözüm:
Ceride-i Zaman, harf devriminin öncü gazetesi...
Yarından itibaren Arap harfleriyle.
Özel beslenmiş atlılar tarafından evlerinizin paspaslarına bırakılacaktır!..
*
- Cerİde-İ Vakit’in manşeti:
"Yeni tahtelbahirler İran’dan yola çıktı."
- Ceride-i Yeni Şafak:
"Baş yazarımız Ahmet Hakan'ın dev posteri yarın. Ceridenizle birlikte istemeyi ihmal buyurmayın."
-Ulemalar ve Baykal
Tüm cerideler, Çankaya Sarayı'ndaki önemli toplantıyı manşetlerine çıkarmış:
Saray Erkânı, Ulemalar ve ittifak cephesi önderi Baykal önemli kararlar için bir araya geliyor:
İşte çıkarılacak çok önemli kararlar:
Karar bir:
- Anayasa bir defalık "deline..."
Karar iki:
- Kadıköy pilot bölge seçile... İlk kadı oraya atana...
Karar üç:
- İstanbul'un adı "İslambol" olarak değiştirile...
Karar dört:
- İzmir bundan böyle Gâvur İzmir olarak anıla...
Karar beş:
- "Kaşar", "Ananı da al git", lügatlara geçirile...
Karar altı:
- Galatasaray İdadi’sinin adı, Fenerbahçe İdadisi olarak değiştirile...
Karar yedi:
- İlköğretim okulları tez elden "medrese"ye çevrile...
Karar sekiz:
- Havada, karada, denizde yürüyen tüm araçlara "kıbleyi gösteren" icatlar konula...
Karar dokuz:
- Tayyarelerin tüm kalkışlarında "deve" kurban edile...
Karar on:
- Tayyarelerin tüm inişlerinde üç Kulhüvallah bir Elham okuna...
Karar onbir:
- Tayyarelerin her gecikmesinde "Kuran'a el basarak" açıklama yapıla...
Karar oniki:
- Resmi dairelerin tümünde türban takıla...
Karar onüç:
- YTL'nin sonuna denk gelen "0" atıla, adı mecidiye olarak değiştirile...
Karar ondört:
- Yangelip Yatanlar Ocağı’nda kazan kaldıranların kafası uçurula...
*
Kabustan uyandığımda yılın ilk gününün yarısı olmuştu.
Rüyamı sizden önce anneme anlattım...
"Kıçın açık kalmış" dedi...... / Kenan Sönmezler
------------------------
*****************
------------------------
Yıl 2050. Dönemin AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer ve şöyle der:
- Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye alacak mıyız?
Başkan:
- Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkce'yi yasaklıyorum.
- Efendim onu 5 sene önce "başardılar."(!) Hatırlamıyor musunuz?
- O zaman söyle Kıbrıs'ı versinler..
- Efendim onu da 40 sene once verdiler zaten...
- O zaman söyle Güneydoğuya özerklik versinler.
- Aman efendim, Türkiye'de Güneydoğu mu kaldı?, 2020'de bağımsız devlet oldu ya orası zaten.
- O zaman söyle (sözde) Ermeni soykırımını tanısınlar.
- Efendim, sadece Ermeni degil, Pontus, Yunan, Bulgar, Rus, Ukrayna, Moldova soykırımını bile tanıdılar... Hatta Çanakkale Zaferi'nden dolayı İngiliz, Avustralya, Yeni Zelanda soykırımını bile tanıdılar ya.. Nasıl unuttunuz?
- Hmm. O zaman söyle, kokoreç yasaklansın.
- Aman efendim, onu yemeyi 2007'te bıraktılar.
- İsa aşkına, ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın o zaman, yakamasınlar.
- Ooooo. Beyefendi.Onu da coktan bıraktılar.
Ab Başkanı bakar olacak gibi değil, düşünür taşınır ve;
- EEEE...DAĞITIN O ZAMAN AVRUPA BİRLIĞİ'Nİ.. .
der...
-------------------------
-------------------------
KABUS --- Kenan Sönmezler - Panorama - Tercüman
Bayramınız zehir olsun istemedim. Ve de yeni yılın ilk günlerinde gönlünüz bulanmasın dedim...
Bugün yazmaya karar verdim...
2006’yı 2007’ye bağlayan günün sabahında bir rüya gördüm...
Allah hayırlara çıkarsın!..
Ferman padişahın
Feslİ bir adam, boynunda bir davul, elinde bir ferman...
Okuyor:
Duyduk duymadık demeyin!..
- Ceride-i Hürriyet'ten, Ceride-i Sabah'a iltica eden yazar Murat Arakçı tefrikalarına başlıyoooorr!..
İlk tefrikaaaa:
Cumhuriyet'in son günleriii!..
Cümlemizin okuması emir buyruluurr!..
- Ceride-i Zaman
Televİzyonda bir reklama takılıyor gözüm:
Ceride-i Zaman, harf devriminin öncü gazetesi...
Yarından itibaren Arap harfleriyle.
Özel beslenmiş atlılar tarafından evlerinizin paspaslarına bırakılacaktır!..
*
- Cerİde-İ Vakit’in manşeti:
"Yeni tahtelbahirler İran’dan yola çıktı."
- Ceride-i Yeni Şafak:
"Baş yazarımız Ahmet Hakan'ın dev posteri yarın. Ceridenizle birlikte istemeyi ihmal buyurmayın."
-Ulemalar ve Baykal
Tüm cerideler, Çankaya Sarayı'ndaki önemli toplantıyı manşetlerine çıkarmış:
Saray Erkânı, Ulemalar ve ittifak cephesi önderi Baykal önemli kararlar için bir araya geliyor:
İşte çıkarılacak çok önemli kararlar:
Karar bir:
- Anayasa bir defalık "deline..."
Karar iki:
- Kadıköy pilot bölge seçile... İlk kadı oraya atana...
Karar üç:
- İstanbul'un adı "İslambol" olarak değiştirile...
Karar dört:
- İzmir bundan böyle Gâvur İzmir olarak anıla...
Karar beş:
- "Kaşar", "Ananı da al git", lügatlara geçirile...
Karar altı:
- Galatasaray İdadi’sinin adı, Fenerbahçe İdadisi olarak değiştirile...
Karar yedi:
- İlköğretim okulları tez elden "medrese"ye çevrile...
Karar sekiz:
- Havada, karada, denizde yürüyen tüm araçlara "kıbleyi gösteren" icatlar konula...
Karar dokuz:
- Tayyarelerin tüm kalkışlarında "deve" kurban edile...
Karar on:
- Tayyarelerin tüm inişlerinde üç Kulhüvallah bir Elham okuna...
Karar onbir:
- Tayyarelerin her gecikmesinde "Kuran'a el basarak" açıklama yapıla...
Karar oniki:
- Resmi dairelerin tümünde türban takıla...
Karar onüç:
- YTL'nin sonuna denk gelen "0" atıla, adı mecidiye olarak değiştirile...
Karar ondört:
- Yangelip Yatanlar Ocağı’nda kazan kaldıranların kafası uçurula...
*
Kabustan uyandığımda yılın ilk gününün yarısı olmuştu.
Rüyamı sizden önce anneme anlattım...
"Kıçın açık kalmış" dedi...... / Kenan Sönmezler
------------------------
*****************
------------------------
Yıl 2050. Dönemin AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer ve şöyle der:
- Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye alacak mıyız?
Başkan:
- Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkce'yi yasaklıyorum.
- Efendim onu 5 sene önce "başardılar."(!) Hatırlamıyor musunuz?
- O zaman söyle Kıbrıs'ı versinler..
- Efendim onu da 40 sene once verdiler zaten...
- O zaman söyle Güneydoğuya özerklik versinler.
- Aman efendim, Türkiye'de Güneydoğu mu kaldı?, 2020'de bağımsız devlet oldu ya orası zaten.
- O zaman söyle (sözde) Ermeni soykırımını tanısınlar.
- Efendim, sadece Ermeni degil, Pontus, Yunan, Bulgar, Rus, Ukrayna, Moldova soykırımını bile tanıdılar... Hatta Çanakkale Zaferi'nden dolayı İngiliz, Avustralya, Yeni Zelanda soykırımını bile tanıdılar ya.. Nasıl unuttunuz?
- Hmm. O zaman söyle, kokoreç yasaklansın.
- Aman efendim, onu yemeyi 2007'te bıraktılar.
- İsa aşkına, ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın o zaman, yakamasınlar.
- Ooooo. Beyefendi.Onu da coktan bıraktılar.
Ab Başkanı bakar olacak gibi değil, düşünür taşınır ve;
- EEEE...DAĞITIN O ZAMAN AVRUPA BİRLIĞİ'Nİ.. .
der...
-------------------------
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
bence AB nin dağalması değil 2050'ye, 2020'lere bile kalmayacak..
ama fıkrada ima edildiği gibi "Türkiye'yi ve Ortadoğu'yu parçalamanın, buralarda artık diledikleri gibi at koşturacak olmalarının başarısı ve keyfiyle" değil; kendi içlerindeki parçalanmanın ve aşınmanın getirdiği kaçınılmaz bir sonla dağalacaktırlar...
ama fıkrada ima edildiği gibi "Türkiye'yi ve Ortadoğu'yu parçalamanın, buralarda artık diledikleri gibi at koşturacak olmalarının başarısı ve keyfiyle" değil; kendi içlerindeki parçalanmanın ve aşınmanın getirdiği kaçınılmaz bir sonla dağalacaktırlar...
- baris_onsel
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1936
- Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
- Konum: Adana
tetikte olmamız lazım.
hatırlar mısınız (baştan söylüyorum yanlış yazdıysam düzeltiniz)
macaristanda birleşmiş milletler kongresinde Türkiye Haritasını;
doğu anadolunun büyük bir kısmı sözde kürdistan ve diğer büyük bir kısmını da ermenistana dahil etmiş olarak çizmişlerdi.büyük tepki almıştı bu genel kurmaydan ve Ankara'dan.işte özür mözür geçiştirilmişti bu konu medyaya daha fazla yansıtılmadan..
ne ilginçtir ki bosna hersek savaşından önce de amerika yugoslavyanın haritasını (aynı bize yaptığı gibi) "çok ilginç" çizmişti...gördük yugoslavyanın iç savaş dertlerini...
amaç belli adamlar mezhep,ırk din çatışması çıkararak bölücülük yapıyorlar işte.!!! hemde göstere göstere..!
hatırlar mısınız (baştan söylüyorum yanlış yazdıysam düzeltiniz)
macaristanda birleşmiş milletler kongresinde Türkiye Haritasını;
doğu anadolunun büyük bir kısmı sözde kürdistan ve diğer büyük bir kısmını da ermenistana dahil etmiş olarak çizmişlerdi.büyük tepki almıştı bu genel kurmaydan ve Ankara'dan.işte özür mözür geçiştirilmişti bu konu medyaya daha fazla yansıtılmadan..
ne ilginçtir ki bosna hersek savaşından önce de amerika yugoslavyanın haritasını (aynı bize yaptığı gibi) "çok ilginç" çizmişti...gördük yugoslavyanın iç savaş dertlerini...
amaç belli adamlar mezhep,ırk din çatışması çıkararak bölücülük yapıyorlar işte.!!! hemde göstere göstere..!
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
evet...
mizah yanı da kalmadı artık, ama hiç konuşamamaktansa, mizahla karışık bir şeylere -haddimiz elverdiğince- değinelim istiyorum !
o harita olayında "özür bile dilenmedi" aslında, dilense de hikayedir ya! o bile yapılmadı. "bu haritayı çizenin kendi düşüncesidir, bizi bağlamaz" anlamında bişeyler zırvaladılar... dünyayla alay ediyorlar, dediğin gibi göstere göstere oynuyorlar oyunu.. bizim(!) aydınlarımız, medyamız, basınımız da çok basit ve iğrenç bir şekilde insanların gözlerini boyuyorlar...
bilgi edinme yasasına dayanılarak, yabancılara ne kadar toprak satıldı diye soruluyor yetkili mercilere; CEVAP YOK !. ama ülkesini ve insanını seven gerçek aydınların, bu konuda söyledikleri yada söylemeye çalıştıkları şeyler çok vahim!. ülkenin batısında Yunan ve İngilizler en önde şuan toprak alımında.. doğuda, bilhassa GAP bölgesinde İsrailliler; buralarda yabancılara toprak satışı sınırı olan "binde beş" neredeyse dolmuş durumda, daha fazlasının ise sözde Türk şirketlerine vs. gösterilerek dolaylı yollardan yabancılara satıldığı söyleniyor...
İsrail nasıl kuruldu diye soruluyor yetkililere; YİNE CEVAP YOK !
"toprak anam, kaya babam" satılıyor !!!
"Barış demek toprak demek, ben kendimi verir miyim!!!"
mizah yanı da kalmadı artık, ama hiç konuşamamaktansa, mizahla karışık bir şeylere -haddimiz elverdiğince- değinelim istiyorum !
o harita olayında "özür bile dilenmedi" aslında, dilense de hikayedir ya! o bile yapılmadı. "bu haritayı çizenin kendi düşüncesidir, bizi bağlamaz" anlamında bişeyler zırvaladılar... dünyayla alay ediyorlar, dediğin gibi göstere göstere oynuyorlar oyunu.. bizim(!) aydınlarımız, medyamız, basınımız da çok basit ve iğrenç bir şekilde insanların gözlerini boyuyorlar...
bilgi edinme yasasına dayanılarak, yabancılara ne kadar toprak satıldı diye soruluyor yetkili mercilere; CEVAP YOK !. ama ülkesini ve insanını seven gerçek aydınların, bu konuda söyledikleri yada söylemeye çalıştıkları şeyler çok vahim!. ülkenin batısında Yunan ve İngilizler en önde şuan toprak alımında.. doğuda, bilhassa GAP bölgesinde İsrailliler; buralarda yabancılara toprak satışı sınırı olan "binde beş" neredeyse dolmuş durumda, daha fazlasının ise sözde Türk şirketlerine vs. gösterilerek dolaylı yollardan yabancılara satıldığı söyleniyor...
İsrail nasıl kuruldu diye soruluyor yetkililere; YİNE CEVAP YOK !
"toprak anam, kaya babam" satılıyor !!!
"Barış demek toprak demek, ben kendimi verir miyim!!!"
- baris_onsel
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1936
- Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
- Konum: Adana
