Fransızlar- Fransız Olmayanlar
Sevgili okurlarım;
Son günlerde Türkiye gündeminin en başlarında Fransa var. Birden aklıma geldi: 1952’de Galatasaray lisesi yetiştirici sınıfına başladığımdan beri Fransız diliyle, dolayısıyla da Fransız milletinden kişilerle haşır neşirim. İlk tanıdığım Fransızlar hala saygı ve sevgi ile andığım, şimdi çoğu rahmetlik hocalarımız oldu. İlk Fransızım bana 12 Nisan 1953 günü sınıfta 12 yaşımı kutlarken “Dis ce qui est juste – Fais ce qui est bien – Admire ce qui est beau” diyen Bay Arditi’dir. Nur içinde yatsın, bugün çok iyi kullandığımı sandığım Fransızca dilinde, 1952-53 ders yılı boyunca bize tam 2000 sözcük ve onların kullanımını öğreten hocamızın hiç unutamadığım öğüdü aslında benim yaşam kuralım oldu: “Doğruyu söyle – İyiyi yap – Güzeli sev!”...
http://www.tacmahal.org/yazioku.asp?page=10
Savaş Manço'nun Yeni Yazısı !
Moderatörler: barışhayranı, Mod
- baris_onsel
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1936
- Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
- Konum: Adana
hahahahyıllar önce bir dünya zirve toplantısından ABD Cumhurbaşkanı Bush (şimdikinin babası), Fransa Cumhurbaşkanı Mitterand, Belçika Kralı Baudouin ve zamanın Papa’sı aynı özel uçakta dönüyorlarmış. Bir ara pilot içeri gelmiş ve “sayın büyüklerim! Uçağımız düşüyor. Bizm personel paraşütlerimiz var ama burada yolcular için sadece 3 paraşüt var oysa siz 4 kişisiniz. Biz atlıyoruz, siz de başınızın çaresine bakın!” demiş ve kaybolmuş. Hemen Baba Bush ayağa kalkıp “benim ülkem dünyanın en büyük ülkesi. Bir çok yerde savaşımız var. Bunların idaresi için benim yaşamam gerek!” diyerek paraşütün birini kapıp atlamış. Derken Mitterand ayağa kalkmış ve “doğru: benim ülkem Amerika kadar önemli ve büyük değil ama beni ulusum dünyanın en akıllı ulusu ve benim de yaşamam gerek!” diyerek ikinci paraşütü alıp atlamış. Toprağı bol olsun bizim Belçika’nın Kralı ise Papa’ya dönmüş ve “Muhterem Peder, benim ülkem küçücük bir ülke. Üstelik bir sürü Valon – Flaman ve göçmen problemlerimiz var. Ayrıca evlendim ama çocuğum bile olmadı. Ben yaşasam da, yaşamasam da bir şey değişmez. Oysa siz tüm Hristiyan dünyasının başısınız ve onlar için yaşamanız gerekli. Lütfen kalan son paraşütü alıp atlayınız!” demiş. Bu davranış karşısında gözleri dolu dolu olan Papa ise ona şu yanıtı vermiş: “Sevgili oğlum, yıllardır senin Hristiyan dünyasına ve onun değerlerine bağlılığını bilirim. Şimdi de bu asil davranışınla ne kadar büyük bir kişiliğin olduğunu gösterdin. Bu nedenlerle de Yaratan seni ödüllendirdi: bak, burada hala 2 paraşüt var zira demin, dünyanın en akıllı milletının başıyım diyen kişi yanlışlıkla bir uyku tulumu alıp atladı...”
yazı çok güzel ama...fransaya karşı antipatim geçmiş değil
fransa derken "özgür düşünceyi savunan" insanşlardan bahsediyorum o ülkede...
bu arada çok teşekkür ederim paylaştığın için...
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
