Savaş Manço'nun Yeni Yazısı !

Barış Manço ile ilgili medyada çıkan haberleri paylaşabileceğiniz, Barış Abi'mizin ve eserlerinin yeni nesile ne şekilde aktarıldığını tartışabileceğiniz medya forumumuz.

Moderatörler: barışhayranı, Mod

Kullanıcı avatarı
enculus
Üst Düzey Üye
Üst Düzey Üye
Mesajlar: 101
Kayıt: Pzt Eki 31, 2005 13:53 pm

Savaş Manço'nun Yeni Yazısı !

Mesajgönderen enculus » Prş Kas 30, 2006 19:21 pm

Fransızlar- Fransız Olmayanlar

Sevgili okurlarım;

Son günlerde Türkiye gündeminin en başlarında Fransa var. Birden aklıma geldi: 1952’de Galatasaray lisesi yetiştirici sınıfına başladığımdan beri Fransız diliyle, dolayısıyla da Fransız milletinden kişilerle haşır neşirim. İlk tanıdığım Fransızlar hala saygı ve sevgi ile andığım, şimdi çoğu rahmetlik hocalarımız oldu. İlk Fransızım bana 12 Nisan 1953 günü sınıfta 12 yaşımı kutlarken “Dis ce qui est juste – Fais ce qui est bien – Admire ce qui est beau” diyen Bay Arditi’dir. Nur içinde yatsın, bugün çok iyi kullandığımı sandığım Fransızca dilinde, 1952-53 ders yılı boyunca bize tam 2000 sözcük ve onların kullanımını öğreten hocamızın hiç unutamadığım öğüdü aslında benim yaşam kuralım oldu: “Doğruyu söyle – İyiyi yap – Güzeli sev!”...

http://www.tacmahal.org/yazioku.asp?page=10

Kullanıcı avatarı
baris_onsel
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 1936
Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
Konum: Adana

Mesajgönderen baris_onsel » Prş Kas 30, 2006 19:45 pm

yıllar önce bir dünya zirve toplantısından ABD Cumhurbaşkanı Bush (şimdikinin babası), Fransa Cumhurbaşkanı Mitterand, Belçika Kralı Baudouin ve zamanın Papa’sı aynı özel uçakta dönüyorlarmış. Bir ara pilot içeri gelmiş ve “sayın büyüklerim! Uçağımız düşüyor. Bizm personel paraşütlerimiz var ama burada yolcular için sadece 3 paraşüt var oysa siz 4 kişisiniz. Biz atlıyoruz, siz de başınızın çaresine bakın!” demiş ve kaybolmuş. Hemen Baba Bush ayağa kalkıp “benim ülkem dünyanın en büyük ülkesi. Bir çok yerde savaşımız var. Bunların idaresi için benim yaşamam gerek!” diyerek paraşütün birini kapıp atlamış. Derken Mitterand ayağa kalkmış ve “doğru: benim ülkem Amerika kadar önemli ve büyük değil ama beni ulusum dünyanın en akıllı ulusu ve benim de yaşamam gerek!” diyerek ikinci paraşütü alıp atlamış. Toprağı bol olsun bizim Belçika’nın Kralı ise Papa’ya dönmüş ve “Muhterem Peder, benim ülkem küçücük bir ülke. Üstelik bir sürü Valon – Flaman ve göçmen problemlerimiz var. Ayrıca evlendim ama çocuğum bile olmadı. Ben yaşasam da, yaşamasam da bir şey değişmez. Oysa siz tüm Hristiyan dünyasının başısınız ve onlar için yaşamanız gerekli. Lütfen kalan son paraşütü alıp atlayınız!” demiş. Bu davranış karşısında gözleri dolu dolu olan Papa ise ona şu yanıtı vermiş: “Sevgili oğlum, yıllardır senin Hristiyan dünyasına ve onun değerlerine bağlılığını bilirim. Şimdi de bu asil davranışınla ne kadar büyük bir kişiliğin olduğunu gösterdin. Bu nedenlerle de Yaratan seni ödüllendirdi: bak, burada hala 2 paraşüt var zira demin, dünyanın en akıllı milletının başıyım diyen kişi yanlışlıkla bir uyku tulumu alıp atladı...”
hahahah :geberdim:

yazı çok güzel ama...fransaya karşı antipatim geçmiş değil :!:
fransa derken "özgür düşünceyi savunan" insanşlardan bahsediyorum o ülkede...

bu arada çok teşekkür ederim paylaştığın için... :alkis:

Kullanıcı avatarı
silahsız kuvvet
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 313
Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
Konum: Selçuk'un yüreğinden

Mesajgönderen silahsız kuvvet » Prş Kas 30, 2006 19:48 pm

sağolasın, güzel bir yazıydı..

adamlarınki nasıl bir hıristiyan ayaklanması(haçlı seferi) idiyse artık, Ayasofya'yı bile defalarca yağmalayıp, yakıp yıkmışlar (kilise iken!).. Fatih Sultan Mehmet Han'dan sonra rahata erdi Ayasofya..

bugün ise bir başka rahat!. :(

Kullanıcı avatarı
enculus
Üst Düzey Üye
Üst Düzey Üye
Mesajlar: 101
Kayıt: Pzt Eki 31, 2005 13:53 pm

slm

Mesajgönderen enculus » Cum Ara 01, 2006 20:54 pm

haklısınız !