Selam büyükler, merhaba çocuklar
Bu akşam size yeni bir öyküm var
Dilim sürçerse kusura bakmayın
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var...
YETMİŞ YEDİDEN – YEDİYE
Bazı insanlar vardır yaşamınızda,
hep ‘orada’dır, hep uzağınızda,
var olduğunu bilmenin huzurunu hissedersiniz.
Bazı insanlar vardır yaşamınızda,
hep ‘burada’dır, hep yakınınızda,
ama varlığını da, yokluğunu da fark etmezsiniz.
1999 yılı 31 Ocak gecesine kadar, Barış Manço hiç yanı başımda olmamış, aynı masada oturup börek yemediğim, bir ‘çay ister misin?’ diyemediğim, çocukluk resimlerimi gösteremediğim bir ‘canım’dı.
Ama bilirdim, uzaktaki köyüm gibi onun hep ‘orada’ olduğunu,
yirmi dört saat ürettiğini, yirmi dört buçuk saat paylaştığını,
yine çok sevdiğini, doğru insanlarca hep çok sevildiğini
ve bu huzurla geçerdi günlerim, market alışverişlerim, taksit ödemelerim.
2005 yılı 31 Ocak’ında Barış Manço yine yanı başımda değil; yine aynı masada oturamıyorum, yine ‘ya, ben seni çok seviyorum’ diyemiyorum
ama kalabalık Tunalı Hilmi Caddesi’nden geçip odama daldığımda,
kapatıp kapımı, ruhumun arka sokaklarında dolaştığımda,
evrenin gittikçe genişlediğini, tüm varlıkların kol düğmeleri gibi kaçınılmaz ayrılığını, formülsüz, hesapsız, tanıksız hissedebiliyorum.
http://www.ergir.com/yetmisyediden.htm
dilim sürçerse kusura bakmayın
Moderatörler: barışhayranı, Mod
