Üstündeki Üyeye Parça Armağan Et...
Moderatörler: barışhayranı, Mod
Barış Manço - Ömrümün Sonbaharında
Ömrümün sonbaharında
Adım anılmaz oldu kapım çalınmaz oldu
Ömrümün sonbaharında
Gönlüm katlansın diye gören göz görmez oldu
Ömrümün sonbaharında
Saçlarıma düştü aklar hüzünlendi akşamlar
Ömrümün sonbaharında
Hep yüzüme kapandı dost bildiğim kapılar
Ömrümün sonbaharında
Şarkılar yarım kaldı resimler soldu şimdi
Ömrümün sonbaharında
Döktüğüm gözyaşları sel oldu aktı gitti
Ömrümün sonbaharında
Elimden kaçırdığım gençliğimi özlerim
Ömrümün sonbaharında
Artık hiç dönmeyecek sevgiliyi beklerim
Ömrümün sonbaharında
Barış isyan eyleme yıllar akıp gidiyor
Ömrümün sonbaharında
Fazla vaktim kalmadı giden geri dönmüyor
Ömrümün sonbaharında
Hala kalem tutacak bir parça gücüm kaldı
Ömrümün sonbaharında
Hala yazıp çizecek birkaç satırım kaldı
Ömrümün sonbaharında
Hala bitirmediğim bir yarım şarkım kaldı
Ömrümün sonbaharında
Ve hala beni dinleyen bir avuç dostum kaldı
Ömrümün sonbaharında
Ömrümün sonbaharında
Adım anılmaz oldu kapım çalınmaz oldu
Ömrümün sonbaharında
Gönlüm katlansın diye gören göz görmez oldu
Ömrümün sonbaharında
Saçlarıma düştü aklar hüzünlendi akşamlar
Ömrümün sonbaharında
Hep yüzüme kapandı dost bildiğim kapılar
Ömrümün sonbaharında
Şarkılar yarım kaldı resimler soldu şimdi
Ömrümün sonbaharında
Döktüğüm gözyaşları sel oldu aktı gitti
Ömrümün sonbaharında
Elimden kaçırdığım gençliğimi özlerim
Ömrümün sonbaharında
Artık hiç dönmeyecek sevgiliyi beklerim
Ömrümün sonbaharında
Barış isyan eyleme yıllar akıp gidiyor
Ömrümün sonbaharında
Fazla vaktim kalmadı giden geri dönmüyor
Ömrümün sonbaharında
Hala kalem tutacak bir parça gücüm kaldı
Ömrümün sonbaharında
Hala yazıp çizecek birkaç satırım kaldı
Ömrümün sonbaharında
Hala bitirmediğim bir yarım şarkım kaldı
Ömrümün sonbaharında
Ve hala beni dinleyen bir avuç dostum kaldı
Ömrümün sonbaharında
- All Soul's Night
- Rekortmen Üye

- Mesajlar: 1774
- Kayıt: Pzt Haz 06, 2005 10:42 am
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
- TaVeRnA Of LoVe
- Profesyonel

- Mesajlar: 300
- Kayıt: Prş Mar 23, 2006 22:00 pm
- Konum: LÜLEBURGAZ'IM canım memleketim benim...
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
- Bal_Böceği
- Profesyonel

- Mesajlar: 481
- Kayıt: Cmt Mar 11, 2006 09:45 am
Ride On Mirenda
Wanna tell you a story all of you should hear
About the man thought held coquered fear
Ride on Mirenda, she got no time to cry
Ride if you don't want to se him die
Ride he left his home, thought he could win
He played a game some might call sin
Ride on Mirenda, she got no time to cry
Ride if you don't want to se him die
Ride on ride on ride Mirenda
Ride on she got no time to cry
But no one can ride faster then fate
She reach to her man two shoots too late
Ride on Mirenda, she got no time to cry
Ride if you don't want to se him die
Ride on ride on ride Mirenda
Ride on she got no time to cry
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
Şimdi saat sensizliğin ertesi
Yıldız doğmuş gökyüzü ay-aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Bir ben kaldım tenhasında gecenin
Avutulmamış bir ben...
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun
Bu da benden sana
Ayrılığın hediyesi olsun...
Soytarılık etmeden güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun...
Şimdi iyi niyetlerimi
Bir bir yargılayıp asıyorum
Bu son olsun be.. bu son olsun!
Buda benim sana
Ayrılırken muazeretim olsun!
Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın!.
İşi-gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında sensizliğin
Hiç uyumamış bir ben...
Şimdi dişlerimi sıkıp
Dudaklarıma kanamayı öğrettim
Ki bu kızıl damlalar
Körpe yanağında bir veda busesi olsun
Bu da benden sana
Heba edilmiş bir aşkın
Son nefesi olsun..
Kafamı duvara vurmadan
Tanıyabilmek seni
Beyninin içindekileri anlayabilmek
Ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
Bütün saatleri öylece dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun!
Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
Olsun be! ne olacaksa olsun!
Bu da benim sana
Ayrılırken şikayetim olsun!
Yıldız doğmuş gökyüzü ay-aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Bir ben kaldım tenhasında gecenin
Avutulmamış bir ben...
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun
Bu da benden sana
Ayrılığın hediyesi olsun...
Soytarılık etmeden güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun...
Şimdi iyi niyetlerimi
Bir bir yargılayıp asıyorum
Bu son olsun be.. bu son olsun!
Buda benim sana
Ayrılırken muazeretim olsun!
Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın!.
İşi-gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında sensizliğin
Hiç uyumamış bir ben...
Şimdi dişlerimi sıkıp
Dudaklarıma kanamayı öğrettim
Ki bu kızıl damlalar
Körpe yanağında bir veda busesi olsun
Bu da benden sana
Heba edilmiş bir aşkın
Son nefesi olsun..
Kafamı duvara vurmadan
Tanıyabilmek seni
Beyninin içindekileri anlayabilmek
Ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
Bütün saatleri öylece dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun!
Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
Olsun be! ne olacaksa olsun!
Bu da benim sana
Ayrılırken şikayetim olsun!
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
