Erol Evgin..
Moderatörler: barışhayranı, Mod
Erol Evgin..
Biyografi..
İstanbul, Moda’da doğan Evgin, İstanbul Erkek Lisesi’ni, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Yüksek Mimarlık Bölümünü bitirdi. Bir süre üniversite öğretim kadrosunda görev aldı.
1969 yılında, sözlerini kendi yazdığı “Sen” ve “Eski Günler” adlı bir single ile müzik dünyamıza “Merhaba” diyen sanatçının bu çalışmasını, kendi söz ve bestelerinin de yer aldığı plaklar, radyo ve TV programları ve konserler izledi. O döneme ait şarkıların bazıları ; “İstemesen de”, “Garip Gönlüm Olmuş Deli”, “Gel de Yanma”, “Şöför Mehmet”, “Efkar” idi.
1976 yılında Türk Pop Müziği’nde ilk kez kitlelerle kucaklaşan bir ekip çalışmasına Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile birlikte imza attı. “İşte Öyle Birşey” (Altın Plak), “Sevdan Olmasa”, “Bir de Bana Sor”, “İçimdeki Fırtına”, “Etme Eyleme”, “Söyle Canım” (Altın Plak), “Deli Divane”, “Hep Böyle Kal”, Çiğdem Talu’nun aramızdan ayrılığına dek, tam yedi yıl süren bu ekip çalışmasının bazı ürünleri idi.
1980 - 1984 yılları arasında, Haldun Dormen’in yazıp yönettiği, Egemen Bostancı prodüksiyonu iki müzikalin başrolünde; “Hisseli Harikalar Kumpanyası” ile 400 kez, “Şen Sazın Bülbülleri” ile 200 kez sahneye çıktı. Beyaz perdede ise “Meryem ve Oğulları”, “Renkli Dünya”, “Bir İlkbahar Sabahı” adlı üç müzikal filmde başrol oynadı.
“Dilara”, “Sitem”, “Sevme”, “Yeter” ve “Ateşle Oynama” o dönemin şarkılarından ilk akla gelenlerdir.
1986 yılında sahne çalışmalarına ara vererek, eşi Yüksek Mimar Emel Evgin ile birlikte Mimarlık Bürosunu açtı.
1989 yılında pop müzik sanatçılarının haklarını korumak için, kendi gibi düşünen sanatçı dostlaryıla birlikte POPSAV - Popüler Müzik Sanatı Vakfı’nı kurdu ve üç yıl Vakfın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üstlendi. Halen POPSAV Yüksek Danışma Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir.
10 yıl önce AKM’de “Yaşadım şarkılar, Türküler şahidimdir” adlı bir konser gösteriyle 25. Sanat Yılı’nı kutlayan sanatçı, son yıllarda T.V. çalışmalarına da ağırlık verdi.
1992 – 1993 yıllarında Show TV’de “Süper Aile” adlı yarışma programını 400 bölüm sundu.
1995 – 1996 yıllarında, TRT 1’de kendi yapımı “Erol Evgin Show” adlı programın genel yönetmenliğini ve sunuculuğunu yaptı.
1997 yılında kendi bestelerinin çoğunlukta olduğu “Sen Unutulacak Kadın Mısın ? ” adlı albümü çıkardı. “Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım”, “Sen Unutulacak Kadın Mısın ?”, “Gönlümdeki Kuşlar” ve “Haydi Canlar” son dönem şarkılarından bazıları.
2000 – 2003 yılları arası, Kanal D ve Star TV’de “Bir Sevda Masalı” adlı programı, 100 bölüm hazırlayıp sundu.
2002’de Murat Evgin’le birlikte, 20 konserlik “Baba – Oğul” konser – show turnesi gerçekleştirdiler.
Sanatçı 2004’de, Erol Evgin ve Murat Evgin bestelerinden ve çoğunluğu Dr. Selma Çuhacı’nın sözlerinden oluşan “İbadetim” adlı albümüyle müzikseverlerle buluştu.
Özetlersek 35 yıldır “gündüz gece gittiği, uzun ince bir yolda” yüzlerce şarkı üretip binlerce şarkı yorumladı. Ülkemizin hemen her köşesinde; yurt dışında ise Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa, İngiltere, Hollanda, Polonya, İran ve Amerika Birleşik Devletleri’nde konserler verdi.
100’ü aşkın sanat ödülü sahibi sanatçının sanatında önemli ilkesi; şarkılarını elden geldiğince halkla paylaşırken müziğinde belli bir kültür düzeyinin berraklığını taşımak ve içten olmak...
Almanca ve İngilizce bilen Evgin, evli; Yüksek İç Mimar Elvan Evgin ve Sanatçı Murat Evgin’in babası. Müziğin yanı sıra, mimari proje ve uygulamalarını eşiyle birlikte sürdürmektedir.
Erol Evgin diyor ki..
“Güle sormuşlar “niye kokarsın ?” “İbadetimdir” demiş.
Benim “ibadetim” ise şarkı söylemek... Kendimi bu kadar iyi ifade edebildiğim, içimin böylesi yıkandığı ve böylesi huzur bulduğum bir başka iş yok bu dünyada...
Tanrı isterse, bundan böyle uzun ayrılıklar olmayacak aramızda...
Daha sık aralıklarla albüm hazırlayacağım. Söz!..
Erol Evgin hakkındaki yorumlarınız nelerdir?..
İstanbul, Moda’da doğan Evgin, İstanbul Erkek Lisesi’ni, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Yüksek Mimarlık Bölümünü bitirdi. Bir süre üniversite öğretim kadrosunda görev aldı.
1969 yılında, sözlerini kendi yazdığı “Sen” ve “Eski Günler” adlı bir single ile müzik dünyamıza “Merhaba” diyen sanatçının bu çalışmasını, kendi söz ve bestelerinin de yer aldığı plaklar, radyo ve TV programları ve konserler izledi. O döneme ait şarkıların bazıları ; “İstemesen de”, “Garip Gönlüm Olmuş Deli”, “Gel de Yanma”, “Şöför Mehmet”, “Efkar” idi.
1976 yılında Türk Pop Müziği’nde ilk kez kitlelerle kucaklaşan bir ekip çalışmasına Çiğdem Talu ve Melih Kibar ile birlikte imza attı. “İşte Öyle Birşey” (Altın Plak), “Sevdan Olmasa”, “Bir de Bana Sor”, “İçimdeki Fırtına”, “Etme Eyleme”, “Söyle Canım” (Altın Plak), “Deli Divane”, “Hep Böyle Kal”, Çiğdem Talu’nun aramızdan ayrılığına dek, tam yedi yıl süren bu ekip çalışmasının bazı ürünleri idi.
1980 - 1984 yılları arasında, Haldun Dormen’in yazıp yönettiği, Egemen Bostancı prodüksiyonu iki müzikalin başrolünde; “Hisseli Harikalar Kumpanyası” ile 400 kez, “Şen Sazın Bülbülleri” ile 200 kez sahneye çıktı. Beyaz perdede ise “Meryem ve Oğulları”, “Renkli Dünya”, “Bir İlkbahar Sabahı” adlı üç müzikal filmde başrol oynadı.
“Dilara”, “Sitem”, “Sevme”, “Yeter” ve “Ateşle Oynama” o dönemin şarkılarından ilk akla gelenlerdir.
1986 yılında sahne çalışmalarına ara vererek, eşi Yüksek Mimar Emel Evgin ile birlikte Mimarlık Bürosunu açtı.
1989 yılında pop müzik sanatçılarının haklarını korumak için, kendi gibi düşünen sanatçı dostlaryıla birlikte POPSAV - Popüler Müzik Sanatı Vakfı’nı kurdu ve üç yıl Vakfın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üstlendi. Halen POPSAV Yüksek Danışma Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir.
10 yıl önce AKM’de “Yaşadım şarkılar, Türküler şahidimdir” adlı bir konser gösteriyle 25. Sanat Yılı’nı kutlayan sanatçı, son yıllarda T.V. çalışmalarına da ağırlık verdi.
1992 – 1993 yıllarında Show TV’de “Süper Aile” adlı yarışma programını 400 bölüm sundu.
1995 – 1996 yıllarında, TRT 1’de kendi yapımı “Erol Evgin Show” adlı programın genel yönetmenliğini ve sunuculuğunu yaptı.
1997 yılında kendi bestelerinin çoğunlukta olduğu “Sen Unutulacak Kadın Mısın ? ” adlı albümü çıkardı. “Ben İmkansız Aşklar İçin Yaratılmışım”, “Sen Unutulacak Kadın Mısın ?”, “Gönlümdeki Kuşlar” ve “Haydi Canlar” son dönem şarkılarından bazıları.
2000 – 2003 yılları arası, Kanal D ve Star TV’de “Bir Sevda Masalı” adlı programı, 100 bölüm hazırlayıp sundu.
2002’de Murat Evgin’le birlikte, 20 konserlik “Baba – Oğul” konser – show turnesi gerçekleştirdiler.
Sanatçı 2004’de, Erol Evgin ve Murat Evgin bestelerinden ve çoğunluğu Dr. Selma Çuhacı’nın sözlerinden oluşan “İbadetim” adlı albümüyle müzikseverlerle buluştu.
Özetlersek 35 yıldır “gündüz gece gittiği, uzun ince bir yolda” yüzlerce şarkı üretip binlerce şarkı yorumladı. Ülkemizin hemen her köşesinde; yurt dışında ise Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa, İngiltere, Hollanda, Polonya, İran ve Amerika Birleşik Devletleri’nde konserler verdi.
100’ü aşkın sanat ödülü sahibi sanatçının sanatında önemli ilkesi; şarkılarını elden geldiğince halkla paylaşırken müziğinde belli bir kültür düzeyinin berraklığını taşımak ve içten olmak...
Almanca ve İngilizce bilen Evgin, evli; Yüksek İç Mimar Elvan Evgin ve Sanatçı Murat Evgin’in babası. Müziğin yanı sıra, mimari proje ve uygulamalarını eşiyle birlikte sürdürmektedir.
Erol Evgin diyor ki..
“Güle sormuşlar “niye kokarsın ?” “İbadetimdir” demiş.
Benim “ibadetim” ise şarkı söylemek... Kendimi bu kadar iyi ifade edebildiğim, içimin böylesi yıkandığı ve böylesi huzur bulduğum bir başka iş yok bu dünyada...
Tanrı isterse, bundan böyle uzun ayrılıklar olmayacak aramızda...
Daha sık aralıklarla albüm hazırlayacağım. Söz!..
Erol Evgin hakkındaki yorumlarınız nelerdir?..
Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok!..
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok!..
Erol Evgin oldukça değerli bir yorumcu, oğlu Murat Evgin de çok güzel bir yol çiziyor kendisine. Bence mevcut piyasada tebrik edilmesi ve sahip
çıkılması gereken sanatçılarımızdan her ikisi de...
Ha bu arada, Erol Evgin demişken, yakın geçmişte yitirdiğimiz Rahmetli
Melih Kibar'ı anmadan olmaz sanırım. Allah Rahmet Eylesin...
çıkılması gereken sanatçılarımızdan her ikisi de...
Ha bu arada, Erol Evgin demişken, yakın geçmişte yitirdiğimiz Rahmetli
Melih Kibar'ı anmadan olmaz sanırım. Allah Rahmet Eylesin...
İlle de Barış !!! O'nun kadar bize bizi anlatan olmadı hiç !
Sus ve Dinle!...

Sus ve Dinle!...

moda 1954
Bu resmin çekilmesinden iki yıl önce ilk aşkı tanımış. Beş yaşında bir delikanlıyken, semtlerinin 19 yaşındaki güzel kızına aşık olmuş. Onu kucağına alıp seven bu genç kızın şefkatini o yıllarda "hımmm o da bana aşık" diye yorumluyormuş.
Moda İlk Okulu 1954
Moda İlkokulu'ndaki ilk yılında çekilen bu fotoğraf, onun daha o yaşlarda sahne sanatlarına ne kadar meraklı olduğunu anlatıyor. Beş erkek kardeşten dördüncüsü olan Erol Evgin "Yaşamda bulunma şansımı, ailemin kız çocuk özlemine bağlıyorum" diyor. Oldukça otoriter olan babalarının Evgin kardeşlerden bir tek isteği varmış. "Üniversite okuyun, iyi bir mesleğiniz olsun. Sonra ne yaparsanız yapın." Bu nedenle Erol Evgin'in mimarlık üzerine okuduğu Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi'nde mezuniyetinden sonra devam ettirdiği akademik kariyerini bırakmasına ses çıkarmamış. Evgin kardeşler arasında Erol Evgin gibi müziğe düşkün başka kardeş yok. Onlardan ikisi mühendis, biri borsacı diğeri ise sanayici...
Tuzla Piyade Okulu 1975
Erol Evgin asker olmuş piyade... O yıllarda sanatçılara nedense askerlikte daha sıkı talim yaptırırlarmış. Ertan Anapa ve ve Erol Evgin de aynı tertiptenlermiş. Sürekli talimden üstleri başları toz içinde kalan ve Erol Evgin tarafından "Hasbi Tembeller" olarak adlandırılan bu ikiliyi bir gün komutanları apar topar bir yere götürmüş. Ve "Siz şöyle kenarda bekleyin, ben sizi çağıracağım" demiş. İki hasbi tembel beklemeye başlamışlar. Bir yandan da bir hazırlığın sürdüğü açıkça belli olan yerde bize ne olacak diye merak içindelermiş. Oradan geçen bir ere dayanamayıp sormuşlar. "Ne var burada. Neden bu kadar telaşlısınız?" Erin cevabı şöyle olmuş, "Erol Evgin ile Ertan Anapa gelip konser vereceklermiş. Onun için hazırlanıyoruz..." Hasbi tembeller buna çok sinirlenmişler ve kendilerine haber verilmeden düzenlenen bu konsere çıkmama kararı almışlar. Çıkmamışlar da, o gece bir kıyamet kopmuş tabii. Erol Evgin meşhur oldukları için ceza almadıklarını söylüyor.
1970'lerin başında çıkan, Türkü tarzındaki 45'liğinin arka kapağında, Erol Evgin şöyle der; "Bundan böyle çıkış noktasını kaynaklarımızda bulan ritmik ve melodik bir türde çalışacağım. Müzik ve sözlerle sıcak kanlı Türk insanın coşkunluğunu, espri gücünü ve içtenliğini yansıtmaya çalışacağım. Bu plak bu çalışmaların başlangıç noktası..."
1980 yılında, Haldun Dormen'in yazıp yönettiği, Egemen Bostancı prodüksiyonu "Şen Sazın Bülbülleri" müzikhalini Erol Evgin tam 200 kez oynadı.
Hisseli Harikalar Kumpanyası müzikalinin ardından çekilen bir fotoğraf... Şu anda aramızda olmayan; Egemen Bostancı, Bediha Muhavvit, Bilge Zobu , Belkıs Dilligil'i birarada bulunduran bu değerli enstantanede ayrıca Haldun Dormen, İsmet Ay'ı da görüyoruz..

Bu resmin çekilmesinden iki yıl önce ilk aşkı tanımış. Beş yaşında bir delikanlıyken, semtlerinin 19 yaşındaki güzel kızına aşık olmuş. Onu kucağına alıp seven bu genç kızın şefkatini o yıllarda "hımmm o da bana aşık" diye yorumluyormuş.
Moda İlk Okulu 1954
Moda İlkokulu'ndaki ilk yılında çekilen bu fotoğraf, onun daha o yaşlarda sahne sanatlarına ne kadar meraklı olduğunu anlatıyor. Beş erkek kardeşten dördüncüsü olan Erol Evgin "Yaşamda bulunma şansımı, ailemin kız çocuk özlemine bağlıyorum" diyor. Oldukça otoriter olan babalarının Evgin kardeşlerden bir tek isteği varmış. "Üniversite okuyun, iyi bir mesleğiniz olsun. Sonra ne yaparsanız yapın." Bu nedenle Erol Evgin'in mimarlık üzerine okuduğu Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi'nde mezuniyetinden sonra devam ettirdiği akademik kariyerini bırakmasına ses çıkarmamış. Evgin kardeşler arasında Erol Evgin gibi müziğe düşkün başka kardeş yok. Onlardan ikisi mühendis, biri borsacı diğeri ise sanayici...
Tuzla Piyade Okulu 1975
Erol Evgin asker olmuş piyade... O yıllarda sanatçılara nedense askerlikte daha sıkı talim yaptırırlarmış. Ertan Anapa ve ve Erol Evgin de aynı tertiptenlermiş. Sürekli talimden üstleri başları toz içinde kalan ve Erol Evgin tarafından "Hasbi Tembeller" olarak adlandırılan bu ikiliyi bir gün komutanları apar topar bir yere götürmüş. Ve "Siz şöyle kenarda bekleyin, ben sizi çağıracağım" demiş. İki hasbi tembel beklemeye başlamışlar. Bir yandan da bir hazırlığın sürdüğü açıkça belli olan yerde bize ne olacak diye merak içindelermiş. Oradan geçen bir ere dayanamayıp sormuşlar. "Ne var burada. Neden bu kadar telaşlısınız?" Erin cevabı şöyle olmuş, "Erol Evgin ile Ertan Anapa gelip konser vereceklermiş. Onun için hazırlanıyoruz..." Hasbi tembeller buna çok sinirlenmişler ve kendilerine haber verilmeden düzenlenen bu konsere çıkmama kararı almışlar. Çıkmamışlar da, o gece bir kıyamet kopmuş tabii. Erol Evgin meşhur oldukları için ceza almadıklarını söylüyor.
1970'lerin başında çıkan, Türkü tarzındaki 45'liğinin arka kapağında, Erol Evgin şöyle der; "Bundan böyle çıkış noktasını kaynaklarımızda bulan ritmik ve melodik bir türde çalışacağım. Müzik ve sözlerle sıcak kanlı Türk insanın coşkunluğunu, espri gücünü ve içtenliğini yansıtmaya çalışacağım. Bu plak bu çalışmaların başlangıç noktası..."
1980 yılında, Haldun Dormen'in yazıp yönettiği, Egemen Bostancı prodüksiyonu "Şen Sazın Bülbülleri" müzikhalini Erol Evgin tam 200 kez oynadı.
Hisseli Harikalar Kumpanyası müzikalinin ardından çekilen bir fotoğraf... Şu anda aramızda olmayan; Egemen Bostancı, Bediha Muhavvit, Bilge Zobu , Belkıs Dilligil'i birarada bulunduran bu değerli enstantanede ayrıca Haldun Dormen, İsmet Ay'ı da görüyoruz..

serk@n adlı üyemiz, forum düzenini bozmaya yönelik davranışlarından dolayı 1 hafta mesaj yazamama cezası almıştır.
Bitiş tarihi:
yorumum ise; başarının, sabrın, azmin ve mutevaziliğinden kibarlığından birşey bırakmayan harika bir karekter ve örnek alınacak ender sanatçılardan birisi..
tüm paylaşım ve yorumda bulunan arkadaşlara teşekkür ederim..

serk@n adlı üyemiz, forum düzenini bozmaya yönelik davranışlarından dolayı 1 hafta mesaj yazamama cezası almıştır.
Bitiş tarihi:
- emre yilmaz
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 538
- Kayıt: Çrş Haz 08, 2005 22:30 pm
- Konum: Erzurum
- İletişim:
- blunish
- Üst Düzey Üye

- Mesajlar: 139
- Kayıt: Cmt Nis 22, 2006 18:58 pm
- Konum: sUsAm SoKaĞı'DaN
- İletişim:
o benim tsm de tek geçtiğim bi şahsiyet o şarkılarını söylerken kendimden geçiyorum...
---ben imkansız aşklar için yaratılmışım---
---ben imkansız aşklar için yaratılmışım---
bir insan ancak adı unutulduğunda ÖLÜR!
http://www.youtube.com/watch?v=ZFHfgDA7 ... e=related&
http://www.youtube.com/watch?v=ZFHfgDA7 ... e=related&
sanırım sanatşı sınıfına giren tek tük kişilerden birisi erol evgin
ama şuraya yazıyorum
ALLAH GECİNDEN VERSİN EROL EVGİN ÖLSÜN BAKIN NASIL KASETLERİ YOK SATIYOR TV PROGRAMLARI HAFTALARCA HAKKINDA YAYIN YAPIYOR SADECE ÖLEN Bİ ADAMI KULLANIYORLAR NASL Kİ BARIŞ ABİMİZİN ÜZERİNDEN PARA KAZANANLAR OLDUĞU GİBİ
ama şuraya yazıyorum
-
BM

