Şarkı şöyle idi.
"Ellerimle büyüttüğüm
Solar iken dirilttiğim
Çiçeğimi kopardın sen
Ellere verdin"
Dağlar Dağlar
Kurban olam
Yol verem geçem
Sevdiğimi son bir olsun
Yakından görem"
Şarkıyı dinledikten sonra Barış Manço ile ilgili bir yazı yazsam diye düşündüm ve bu satırları yazmaya başladım.
Barış Manço bizim kuşağın yetiştirdiği bir sanatçı. Adam gibi adam. O, 2 Ocak 1943 tarihinde İstanbul'da doğdu. 1 Şubat 1999 tarihinde de en verimli zamanında aramızdan ayrıldı. Bu gün onun ölümünün 9. yılı. Yıllar ne çabuk geçiyor. Barış Manço milletimizin ortak değeri idi. Milletimizin dününü bugüne, bugününe yarınlara bağlayan gönül köprüsüydü. Doğudan batıya, kuzeyden güneye milletimizin bütün fertlerini kucaklayan gönül adamıydı. O başlı başına bir ekoldü. Kendine has dokusu, kokusu, üslubu ve rengi olan gerçek sanat adamıydı.
Barış Manço engin bilgi ve kültürü, seviyeli duruşu, girişimciliği ve değişimciliği ile en önemlisi üstün zekası ve gittiği 150'den fazla ülkede milletimizi temsil edişiyle müthiş bir adamdı. Japonya'da Japon İmparatoruna Türkçe şarkılar söyletmişti. O bu yönü ile mükemmel bir diplomattı.
Barış Manço gönüllü barış ve kültür elçimizdi. Takip ettiği hayat çizgisi ile herkese ders verdi. Türk Milletinin bir ferdi olmaktan gurur duydu. Örf ve adetlerimize uygun adam gibi yaşayarak "Gerçek Sanatçı" olunacağını gösterdi.
Bence Barış Manço yukarıda saydığım özelliklerinin dışında çok önemli bir meziyete de sahipti. O müthiş bir öğretmendi. Verdiği en önemli dersin konusu çocuktu. Çocuk konusunda bütün anne ve babalara şu dersi verdi: "Çocukluğunu unutma", "Çocukluğunu hatırla", Sık sık çocuklarınla çocuk ol ve çocuklarınla birlikte ol." O çocuklarla çocuk oldu. Onlarla yerlerde yuvarlandı, emekledi, kırkayak oldu. Çocuklar gibi konuştu, söyledi, dinledi. Çocukları adam yerine koydu. Çocukların kişiliklerinin gelişmesi için en uygun ortamları hazırladı. Onun sayesinde çocuklarımız dünyayı gezip öğrendi. Çocuklar onun sayesinde dişlerini sorunsuz fırçaladı. Arabada arka koltuğa oturdu. Dengeli beslendi. İştahla ıspanak yedi, sütünü içti.
Barış Manço evimizden biri gibiydi. On yıldan fazla süren "Barış Manço ile 7'den 70'e" televizyon programı milletimizin kaçırmadan seyrettiği tek programdı. Bu programlarla ve söylediği tarih, kültür, sevgi, aşk kokan şarkılarıyla milletimizin gönlünde taht kurdu. Seslendirdiği "Domates biber patlıcanı", "Gülpembesi", "İşte hendek işte devesi", "Sarı çizmeli Mehmet Ağası", "Süper babaannesi", "Genç Osmanı", "Nane limonu", "Hal halı", "Komşu kızı Düriyesi", "Dağlar dağları" ve daha bir sürü şarkıları ile hepimizin gönlünde yer tuttu. Barış Manço gönlümüzün sultanı olduğu kadar hepimizin gönüllü cumhurbaşkanıydı.
Yeni açılan "Seyrigüzel" CD ve film dükkanında dinlediğim Barış Manço şarkısı beni bu satırları yazdırdı. Onunla ilgili duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaştım.
Barış Manço seni çok özledik, nur içinde yat.
Teşekkürler..
