ÜNLÜLERİN AĞZINDAN BARIŞ MANÇO

Barış Manço ile ilgili medyada çıkan haberleri paylaşabileceğiniz, Barış Abi'mizin ve eserlerinin yeni nesile ne şekilde aktarıldığını tartışabileceğiniz medya forumumuz.

Moderatörler: barışhayranı, Mod

Kullanıcı avatarı
lokmanço
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 452
Kayıt: Pzr Haz 18, 2006 19:55 pm
Konum: internet cafe'den

ÜNLÜLERİN AĞZINDAN BARIŞ MANÇO

Mesajgönderen lokmanço » Pzr Şub 11, 2007 20:18 pm

SELİM İLERİ
Barış Manço'nun beklenmedik ölümüne çok üzüldüm.

Geç saat televizyon başındaydım. O kanaldan ötekine geçerken, TGRT'de haber bülteni, Barış Manço'nun hastaneye kaldırıldığını duyurdu. Bir iki saat sonra, üstelik hayli romantik bir filme, Anastasia'ya dalmışken, Kanal D'den o ölüm haberi.

Barış Manço'yu tanımıyorum. Onu, çok yıllar önce yalnız bir kez gördüm:

Galatasaray Lisesi hazırlık sınıfında öğrenciydim. Paris'e, müzik dünyasına kavuşmak amacıyla gitmiş, yetenekli bir öğrencinin okula döndüğü haberi dalgalanmıştı. Tombalak genç birisi Barış Manço'yu, okul koridorunda, arkadaşlarla sarılırken hatırlıyorum.

Barış Manço, yanılmıyorsam, sonra yine Avrupa'ya gitti. Ne zaman döndü, hangi şarkısıyla ünlendi? Bilmiyorum. Aslında "benim" şarkıcılarımdan değildi o zamanlar.

Emek Sineması'nda konserleri olurdu. Gençlerin, yaşıtlarımın sevdiği, hayranlık duyduğu bir müzik adamıydı.

Ben, "Dağlar... Dağlar..."a kadar uzak durdum Barış Manço'ya. Sonra bu şarkısı, kırk beşlik plak, uzun süre pikabımda döndü. Daha ağır tempolu, daha hızlı tempolu, iki ayrı söyleyişi vardı. İkisini de çok severdim. Fakat ağır tempolusunu daha çok severdim.

Tomris Uyar'ın İpek ve Bekir'i bütünlediği yıllardı. Bir öyküsünün adı, "Dağlar Sada Verip Seslenmelidir". Öykü adıyla şarkı arasında kendime uyumlar kurardım.

Sonra araya yine zaman giriyor. Barış Manço'yu uzun saçları, gösterişli sahne giysileri, yüzükleriyle hatırlıyorum. Yadırgayanı vardı, benimseyeni vardı. Ne şarkılarımı dikkatimi çekerdi, ne sahne gösterileri.

Dokuz on yıl önce, Barış Manço'yu çok seven, Barış Manço'nun şarkılarına adeta tutkun bir arkadaşım, Lütfü Şenkaya, bana bir kaset getirdi. Yıllar yılı, Barış Manço'ya nasıl haksızlık ettiğimi fark ettim.

Kaset "Kol Düğmeleri"yle başlıyordu. Bu şarkı Barış Manço'nun sevilen şarkılarındanmış. "Kol Düğmeleri"nden etkilendim.

Ama beni "çarpan" şarkılar, "Unutamadım", "Affet Beni", "Sahilde" ve "Hatırlasana" oldu. Yağmurlar, bomboş sokaklar, sahilde çarpan dalga sesleri, ayrılıklar, hepsi benim dünyamdaydı.

"Sahilde"yi üst üste kim bilir kaç kez dinlemişimdir. Bir sinema duygusu verir bana. Film öyküsü, sanki benim yazabileceğim bir senaryo.

Başka bir şey, şarkı sözlerindeki "düzey", asıl buna üzüldüm, düzeyin dikkatimden kaçmış olmasına üzüldüm.

Barış Manço'yu keşfettiğim(!) günlerdeydi; Ahmet Oktay; "değişen" toplumu irdeleyen bir yazısında Barış Manço'nun şarkısına -Hangisiydi?- değiniyordu. Bütün bir gece boyu, Tülay Tura, Ahmet Oktay, ben, Barış Manço'dan söz ettik. "Sahilde"yi anlattım hep.

Ne vardı şarkıda içimi sızlatan?

"Yıllar önce" mi oluşu?

"Ağustos akşamı" mı?

"Sahilde"nin ününü çoktan yitirdiği dönemde, radyo programlarında bu şarkıyı çalmış; genç bir hanım da radyoya telefon ederek, gelecek programda yine çalmamı istemişti. Ağlıyordu.

Barış Manço'nun bir şarkısı var, çocukluğumun geçtiği Kadıköyü'nden, Şifa'dan, Bakla Tarlası'ndan izdüşümlerle yüklü. Bir semte, bir semtin insanlarına, bitki örtüsüne adanmış bir şarkı. Bizde böylelerine pek rastlanmıyor.

Zaten geçip giden zaman, Barış Manço'nun şarkılarını günün taleplerinden uzaklaştırmaya başlamıştı. Kimin umrundaydu "Dut Ağacı"!...

Ne tuhaf, televizyon programlarını da izledim Barış Manço'nun. Şimdi düşünüyorum da, "belgesel" tadı taşıyan, hepsinde bizi dünyaya açmak istemiş bu programlara niye dudak büktüğümü bir türlü çözemiyorum.

Pazar günü radyoda mutlaka "Sahilde"yi çalacağım, "Hatırlasana"yı da...

5 Şubat 1999

ogulcan

Mesajgönderen ogulcan » Pzr Şub 11, 2007 22:33 pm

saol arastirmalarin ve paylasimlarin icin

Kullanıcı avatarı
baris_onsel
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 1936
Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
Konum: Adana

Mesajgönderen baris_onsel » Pzt Şub 12, 2007 16:09 pm

çok güzel bir yazı ve araştırma...teşekkür ederiz lokmanççoooo :alkis: :alkis: :alkis: :) :sapka:

COBAN YILDIZI

Mesajgönderen COBAN YILDIZI » Pzt Şub 12, 2007 17:45 pm

baris_onsel yazdı:çok güzel bir yazı ve araştırma...teşekkür ederiz lokmanççoooo :alkis: :alkis: :alkis: :) :sapka:

Kullanıcı avatarı
scubi
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 896
Kayıt: Cmt Mar 18, 2006 20:54 pm
Konum: İZMİR

Mesajgönderen scubi » Pzt Şub 12, 2007 20:48 pm

teşekkürler :)
Mal cimrilerde,
Silah korkaklarda,
Yönetimde akılsızlarda olursa iş bozulur.

Kullanıcı avatarı
jonturk_emre
İHRAÇ EDİLMİŞTİR
Mesajlar: 1467
Kayıt: Cum Mar 23, 2007 22:50 pm
Konum: İstanbul

Mesajgönderen jonturk_emre » Çrş Tem 11, 2007 16:35 pm

teşekkürler

Kullanıcı avatarı
efemanco
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 3776
Kayıt: Çrş Haz 29, 2005 17:43 pm
Konum: DÖNENCENİN DÖNECEĞİ YERDEN(TÜRKİYEDEN)

Mesajgönderen efemanco » Prş Tem 12, 2007 04:54 am

çok güzel yazı ellerine sağlık lokmanço kardeş....
BİR GÜN GELECEK DÖNENCE BİLİYORUM...