Küreselciliğin Kökleri

Seviyeyi düşürmemek ve bölünmelere yol açabilecek siyasi, dini, spor/futbol konularının konuşulmaması kaydıyla, her türlü konunun konuşulabileceği serbest forumumuz.

Moderatörler: barışhayranı, Mod

Kullanıcı avatarı
enculus
Üst Düzey Üye
Üst Düzey Üye
Mesajlar: 101
Kayıt: Pzt Eki 31, 2005 13:53 pm

Küreselciliğin Kökleri

Mesajgönderen enculus » Prş Oca 11, 2007 12:33 pm

Küreselciliğin Kökleri
M. Fatih Öztarsu


...New World Order yani Yeni Dünya Düzeni kavramı bizlere çok yeni görünen, aslında kökü eski zamanlara dayanan bir ülküdür. Bu tabiri ilk olarak 1918’de ABD Başkanı Wilson’un dengelemek istediği dünya siyasetinde görüyoruz. Wilson, devletlerin kana kan çarpıştığı süreçten sonra birtakım barış ilkelerini savaş devletlerine kabul ettirirken bunu yeni dünya düzeni esasında sundu. Bu barış prensipleri ne kadar kabul gördü orası tartışılır. Ancak bu meseleler ile birlikte “yeni düzen”in köklerine inmemiz gerekiyor...

http://tacmahal.org/yazioku.asp?page=37

Kullanıcı avatarı
silahsız kuvvet
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 313
Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
Konum: Selçuk'un yüreğinden

Mesajgönderen silahsız kuvvet » Cum Oca 12, 2007 16:12 pm

pek araştırmış değilim ama, ben masonların başta tüm dinlere karşı olduğunu, sonradan yahudilerin onları maddi destek sağlayarak kendi saflarına çektiklerini biliyordum..

sanırım faaliyetleriyle bütün dinlerin ve devletlerin içine az çok sızmış durumdalar !. İslam alemine karşı(İslam denilince ilk akıllarına gelen de Türk Dünyası olmalı!), Yahudiler Hıristiyanlarla işbirliği içindeler ama onlara da ne derece tahammülleri var? o da ince bir detay. öyle sanıyorum ki, kurulu dünya düzeni en güzel uyanışına; masumca inancını yaşayan insanların, bu sapkınca çıkar savaşlarında "kullanıldıklarını farketmeleriyle" başlayacak...


Acaba hız kazanan küreselleşmede Türk insanının benimsediği ülkü nedir? Malazgirt’te, Constantiniyye’de, Çanakkale’deki ruhu mu benimsiyoruz yoksa yabancılaşmayı hoş görerek bu oluşumlara destek mi veriyoruz? Yedi milletin zulmünden, emperyalist saldırılarından Büyük Taarruzlarla kurtulduk. Ya şimdi? Dilimizi, inancımızı, vatanımızı kendi amaçlarına alet etmek isteyen 20. yüzyıl Batı’sı 21. yüzyılda hangi taktikleri deniyor acaba?

sanırım, bu soruya cevap olarak, bugünlerde MİT'ten gelen, belki de geç bile kalan uyarı ve açıklamalar örnek verilebilir..
açıklamadaki ikazların muhatabı, açıklama için "güzel söylemiş vs." diyebilecek kadar pişkinse, korku ve kaygılarımızı bir adım daha ileriye taşımaya da hakkımız var sanırım!!..

yazınız ve paylaştığınız için teşekkürler.

Kullanıcı avatarı
sameth
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 968
Kayıt: Çrş Tem 13, 2005 14:14 pm
Konum: gesi bağları KAYSERİ
İletişim:

Mesajgönderen sameth » Cmt Oca 13, 2007 00:03 am

allah müslüman türk halkını dünya döndükce bu cihanda batırmayacaktır buna şahid olun ne masonu yuva yapabilir ne misyoneri bu yurda
artık yokum sağlıcakla kalın

Kullanıcı avatarı
silahsız kuvvet
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 313
Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
Konum: Selçuk'un yüreğinden

Mesajgönderen silahsız kuvvet » Pzr Oca 14, 2007 22:44 pm

küresel emperyalizm hızla etrafımızı yangın yerine çeviriyor. bir kısım ülkeler para piyasalarıyla işgal ediliyor, bir kısmı da silahla... silahlı olarak saldırabilecekleri son ülke sayılırız bölgemizde, ama şimdilik.. Türkler'i "sadece silahla savaşarak" alt edemeyeceklerini tarih onlara öğretti. onun için, öncesinde çok daha başka hesapların peşindeler. bankalarımızı, şirketlerimizi, topraklarımızı ellerine geçiriyorlar, ileri derecede siyasi fikirleri ve oluşumları etkileri altına almaya çalışıyorlar, Türklüğü unutturmak, artık tarihte kaldı dedirtmek için uğraşıyorlar, içimizden birileriyle birlikte, koro halinde ülkedeki etnik kimlikleri sayıyor, milletimizi ırkçılığa zorluyorlar vs. vs.. "önce zayıf düşmemiz için" ellerinden geleni yapıyorlar.. komşu ülkelerden başlanarak, asıl kuşatılan biziz. bir gün bu yangınlardan büyük bir ateş sıçrayacak üzerimize... bizim, devlet ve millet olarak, geleceğe bakışımız topal bir tevvekkülden ibaret olmamalı, kademe kademe öngörülerimiz ve planlarımız olmalı, her alanda, başta teknolojik atılımlarda, istihdamda, refahta, milli sermayelerimizde, milli bütünlüğümüzde.......

dünya, Türkiye'ye bir mesaj veriyor; "ya, 7000 yılı aşkın tarihinin üzerine yüklediği misyonu görecek-bilecek, stratejilerin ve hareketlerinle geleceğe yön vereceksin !.. yada, tarihten silineceksin !"

inancımız ikincisine izin vermez asla, ama birincisini de yapamaz yada geç kalırsak çok büyük acılar yaşayanacak...

rehavet felakettir !

---------------------------
sameth kardeşim, senin rehavetten değil, inancına dayanarak böyle düşündüğünü biliyorum, o yüzden bu yazım sana ithafen değil.. kaygılarım ve korkularımdan dolayıdır..

Kullanıcı avatarı
silahsız kuvvet
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 313
Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
Konum: Selçuk'un yüreğinden

Mesajgönderen silahsız kuvvet » Çrş Oca 17, 2007 18:33 pm

SINIRLAR ARASINDA - İngiltere ve Lozan - 1. Bölüm
:arrow: http://www.youtube.com/watch?v=zUuMnL3hGVU

akşam tekrar yayınını izlemiştim, paylaşmak istedim.
henüz, sadece ilk 10 dk.sı eklenmiş youtube'a
emek verenlerin ellerine sağlık...

Kullanıcı avatarı
enculus
Üst Düzey Üye
Üst Düzey Üye
Mesajlar: 101
Kayıt: Pzt Eki 31, 2005 13:53 pm

slm

Mesajgönderen enculus » Cum Oca 19, 2007 13:19 pm

aslinda birsey yapamazlar dediginiz gibi..
hepimiz birer mustafa kemal gibi mehmet akif gibi baris manco gibi bir hissiyatta oldukca bu memleket kimseye yem olmayacak insallah

Kullanıcı avatarı
silahsız kuvvet
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 313
Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
Konum: Selçuk'un yüreğinden

Mesajgönderen silahsız kuvvet » Cum Oca 19, 2007 23:07 pm

inşallah ve evelallah..

bir doğrulma ve öze dönüş de var sanırım son yıllarda, tabii saldırıların artışıyla birbirine paralel bu durum...

saldırılara ve gündeme yetişemiyoruz artık !

uçağımız düşü(rülü)yor, uçağın kara kutusuna ve tek kurtulan insanımıza "hani tabiri caizse" el konuluyor !. gazeteler bunun Türkiye'ye misilleme ve gözdağı olduğunu da gelişmeleri sıralayarak ortaya koyuyor.. ama yetkililerden sesini yükselten hiç kimse yok....

bugün de Hrant Dink öldürüldü !. bu kadar kolay bir şekilde insanların katledildiği, silahlı küresel siyaset savaşlarının arasında kaldık !. tv.lerde izleyebildiğim kadarıyla, siyasi cephelerin yaptığı açıklamalar eski günlere kıyasla daha farklı sanırım, daha aklı selim.. bakalım yarın ve takip eden günlerde, şu uçlarda takılan, "sol'da ve din'de radikal gazetelerimiz"(!) neler yazıp çizecekler.. ve Avrupa nelerle gelecek bize !

kamuoyunu allak bullak eden gelişmeler yaşanıyor..
---------------
bunu daha önce de paylaşmıştım, asıl yeri ve zamanı şimdi sanırım..

"1983.. Artin Penik.. asala ve emperyalist oyununu protesto etmek için kendini yaktı.." youtube'a üye girişi yaparak izleyebilirsiniz..
http://www.youtube.com/watch?v=UzXIwT3QBoA&NR
Allah rahmet eylesin.. :(