"Duygusal terazinin adaleti" Özdemir İnce - Hürriyet
HER şeyin başı zarfın üzerindeki adres ve tanım!.. Masayı, bilgisayarı tanımlar gibi tanımlayamazsınız. Dört ayaklıdır ama sandalye, masa değildir!
Kimsenin hakkı kimseye geçmemeli! Sezar'ın hakkı Sezar'a, ananın hakkı anaya! Evet, yavrusunu yitiren her ana acı çeker, ruhu da rahmi de parçalanır. Duygusal teraziyle anaların acısını ölçerken yavrunun neden öldüğüne bakılmaz.
Ama ne yazık ki tarihin ve gerçekliğin terazisi başkadır. Acıları tartarken yavrunun neden öldüğünü de dirhem dirhem tartar. Sonuç duygusal terazinin tartısıyla çelişebilir, bu ananın ne haklı ne de haksız olduğunu gösterir. Ananın acısına saygı gösterilir ama bu acı tarihin terazisine dara olamaz. Bu nedenle, tarihin terazisine ana acısını dara olarak getirmek, galiba, dürüst bir davranış değildir!
Tarihin terazinin bir kefesinde "ölüm", öteki kefesinde "hayat" yoktur. Ölüme karşı hayat, şantaj malzemesi olarak kullanılamaz!
* * *
PKK fesadı karşısında adressiz ağlamak çok kolay! Hakemin hakem olması için gözyaşlarının adresi belli olmalıdır. Elif Şafak'ın yaptığı gibi, "PKK Fesadı" ile "Kürt Sorunu"na ait düşünce ve duyguları "insanı boyut" zarfına koymak, harbi konuşalım, sahtekárlıktan başka bir şey değil.
PKK nedir? Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin yasaları ve evrensel yasalar önünde bir terör örgütüdür.
PKK'nın amacı ne? Türkiye topraklarının bir bölümü üzerinde adı başka olan bir başka devlet kurmak. Bu amacı gerçekleştirmek için her türlü silahı kullanıyor. PKK teröristi bu amaçla insan öldürüyor. Yılmaz Erdoğan gibi, PKK teröristine "kader kurbanı" demek, kaderin anlamına aykırıdır. Dürüstçe değildir!
PKK ve PKK teröristi, Türk Silah Kuvvetleri mensuplarına, polise, sivil yöneticilere ve halka karşı silah kullanmaktadır.
TSK askeri, vatanı ve Cumhuriyet'in bütünlüğünü korumak için öldürmekte ve ölmektedir.
PKK teröristi, vatanı ve Cumhuriyet'in bütünlüğünü yok etmek için öldürmekte ve ölmektedir.
Eğer adil bir hakemseniz ve adil bir teraziniz varsa bu iki olguyu aynı terazide tartamazsınız. Yılmaz Erdoğan gibi, insani duyguların gölgesine sığınarak, "Kimse ateş etmesin kimseye, hiçbir gerekçeyle, hatta kendini savunmak için bile..." diyemezsiniz. Çünkü "kimse"nin adı belli: Biri vatanın bütünlüğüne ateş eden PKK, öteki vatanı savunmak için ateş eden TSK.
* * *
Bu tür durumlarda "eşitleme", "eşitleştirme" girişimleri çok tehlikelidir. Kuşkusuz, PKK teröristi anası için "anasının kuzusu"dur. Bu gerçeği kimse tartışamaz. Ama devletin ve Cumhuriyet'in kuzusu değildir. Kuşkusuz, PKK için bir kahramandır, bir şehittir. Ama devleti ve Cumhuriyeti savunan bir asker ile arasında herhangi bir eşitlik söz konusu olamaz.
Yılmaz Erdoğan gibi, "Sebebini unuttum kavganın ve umurumda da değil siyasi tartışmalar. Bir tek şey için dua ediyorum her gece, her gündüz. Kimse genç ölmesin dağlarımızda. Silahlar susmadan sebebi konuşmaya imkán da yok lüzum da" diye dövünüp ağlamak eşitleyici bir duygu sömürüsü... "Silahlar susmadan!" ise bir demagoji örneği... Kavganın nedenini unutanların yakarıp diz çökmeleri kimseyi inandırmaz!
Yılmaz Erdoğan'ın dediği gibi, "Silahlar susmadan!" değil "PKK'nın silahları susmadan!" Evet, duyguların da haklısı ve haksızı, duyguların da akıllısı ve akılsızı vardır!
PKK'ya bir mesaj gönderenler, zarfın üzerine açık ve okunaklı bir adres yazsınlar.
Özdemir İnce - Hürriyet
Duygusal terazinin adaleti
Moderatörler: barışhayranı, Mod
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
- Zafer Uyanık
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 904
- Kayıt: Pzt May 30, 2005 21:53 pm
- Konum: İzmir
ÇOK SAOL SİLAHSIZ KUVVET. BEN FORUMDA Bİ YAZIMDA "BU ÜLKE DÜŞMANDAN ÇEKMEMİŞTİR, İÇİNDEKİ HAİNLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR" DEMİŞTİM. "BU ÜLKENİN HAİNİ BİTMEZ" DİYEDE EKLEMİŞTİM. YILMAZ ERDOĞAN'IN NE OLDUĞUNUDA BUNDAN 6-7 YIL ÖNCE ÇIKAN "HÜZÜNBAZ SEVİŞMELER" KİTABINDAN İSTEYEN ÖĞRENEBİLİR. ORDA ZAVALLI HAYALLERİNDEN RAHAT RAHAT BAHSEDİYORDU. NE YAZIKKİ O ZAMANLAR ÜLKE İNSANIMIZ BİR DEMET TİYATROYU İZLEYİP AĞLANACAK HALLERİNE GÜLÜYORLARDI. AYRICA İNSANIMIZ SONRADAN ŞAŞIRMAYI DA PEK SEVER. ÇÜNKÜ FELSEFEMİZ "YUMURTA KAPIYA DAYANINCA" DİR. DAHA YAZACAK ÇOK ŞEY VAR AMA BURDA GEREK YOK...
En son Zafer Uyanık tarafından Sal Ağu 08, 2006 17:14 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
YAŞAM DENEN UYKUDAN,UYANMASINI BİLEN YAR OLA!!!
- silahsız kuvvet
- Profesyonel

- Mesajlar: 313
- Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
- Konum: Selçuk'un yüreğinden
Sen de sağolasın...
Bu parça zat-ı muhterem ve türevleri için...
http://rapidshare.de/files/28621902/Gru ... t.mp3.html
Bu parça zat-ı muhterem ve türevleri için...
http://rapidshare.de/files/28621902/Gru ... t.mp3.html
- gurbetcimanço
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1020
- Kayıt: Sal May 16, 2006 00:20 am
- Konum: Dudullu :)
silahsız kuvvet çok teşekkürler
ayende hayranı olduğum büyük bi oyuncu olan yılmaz erdoğanı tanıttın bana
ayende hayranı olduğum büyük bi oyuncu olan yılmaz erdoğanı tanıttın bana
zafer abimin de dediği gibi ;"BU ÜLKE DÜŞMANDAN ÇEKMEMİŞTİR, İÇİNDEKİ HAİNLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR"Zafer Uyanık yazdı:ÇOK SAOL SİLAHSIZ KUVVET. BEN FORUMDA Bİ YAZIMDA "BU ÜLKE DÜŞMANDAN ÇEKMEMİŞTİR, İÇİNDEKİ HAİNLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR" DEMİŞTİM. "BU ÜLKENİN HAİNİ BİTMEZ" DİYEDE EKLEMİŞTİM. YILMAZ ERDOĞAN'IN NE OLDUĞUNUDA BUNDAN 6-7 YIL ÖNCE ÇIKAN "HÜZÜNBAZ SEVİŞMELER" KİTABINDAN İSTEYEN ÖĞRENEBİLİR. ORDA ZAVALLI HAYALLERİNDEN RAHAT RAHAT BAHSEDİYORDU. NE YAZIKKİ O ZAMANLAR ÜLKE İNSANIMIZ BİR DEMET TİYATROYU İZLEYİP AĞLANACAK HALLERİNE GÜLÜYORLARDI. AYRICA İNSANIMIZ SONRADAN ŞAŞIRMAYI DA PEK SEVER. ÇÜNKÜ FELSEFEMİZ "YUMURTA KAPIYA DAYANINCA" DİR. DAHA YAZACAK ÇOK ŞEY VAR AMA BURDA GEREK YOK...
Uzuuuun bi süre yokum.....
(2009 ÖSS ye kadar)
(2009 ÖSS ye kadar)