Şiirler...
Moderatörler: barışhayranı, Mod
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
S.O.S
Koskocaman,bir gemi
İçinde ben tek insan,
Dalgalarda yitmiş
Umudunu arayan.
Kaptanı yok,dümeni kırık
Terkedilmişliğin acısından.
Bir dev gibi ağzını açmış karanlık
Dalgalardan iri,
Özleminden kocaman.
S.O.S - S.O.S - S.O.S.
Kurtar beni bu dalgalardan.
Yaşamak istiyorum!
Fenerim ol,ışığını göreyim,
Seslen bana ne olur,
Barındığın limandan.
Koskocaman,bir gemi
İçinde ben tek insan,
Dalgalarda yitmiş
Umudunu arayan.
Kaptanı yok,dümeni kırık
Terkedilmişliğin acısından.
Bir dev gibi ağzını açmış karanlık
Dalgalardan iri,
Özleminden kocaman.
S.O.S - S.O.S - S.O.S.
Kurtar beni bu dalgalardan.
Yaşamak istiyorum!
Fenerim ol,ışığını göreyim,
Seslen bana ne olur,
Barındığın limandan.
O'nu anlayabilmek, dünyaya O'nun gözüyle bakabilmektir...
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
Tabloda Sen
Sokaklar karanlık ıssız
Dışarıyı aydınlatan sadece loş sokak lambaları
Sen yoksun bu şehirde
Resmin bile yok ellerimde
Avuçlarım bomboş yoksun tutamıyorum ellerini
Biliyor musun?
Seni hiç görmesem de hayallerimdesin.
Biliyor musun?
Belki de sen hep yüreğimdesin.
Şehir ıssız sokaklar boş
Her duvarda sanki resmin asılı
Karşıdaki duvarda hayal meyal bir tablo
Tabloda sen varsın
Haykırıyorum.Adını anıyorum.
Sesimi duymuyorsun.
Sana koşmak istiyorum
Prangalı ayaklarım koşamıyorum.
Paytak paytak yürürken düşüyorum.
Sana uzanmak istiyor ellerim.
Oysa bedenime zincirli uzanamıyorum.
Biliyor musun?
Seni gecenin gizeminde
Seni baharın neşesinde
Seni toprağın kokusunda
Seni şekerin tadında
Seni ağacın yeşilinde
Seni dağların onurunda
Seni hep seni her yerde seni buluyorum.
Sokaklar karanlık ıssız
Dışarıyı aydınlatan sadece loş sokak lambaları
Sen yoksun bu şehirde
Resmin bile yok ellerimde
Avuçlarım bomboş yoksun tutamıyorum ellerini
Biliyor musun?
Seni hiç görmesem de hayallerimdesin.
Biliyor musun?
Belki de sen hep yüreğimdesin.
Şehir ıssız sokaklar boş
Her duvarda sanki resmin asılı
Karşıdaki duvarda hayal meyal bir tablo
Tabloda sen varsın
Haykırıyorum.Adını anıyorum.
Sesimi duymuyorsun.
Sana koşmak istiyorum
Prangalı ayaklarım koşamıyorum.
Paytak paytak yürürken düşüyorum.
Sana uzanmak istiyor ellerim.
Oysa bedenime zincirli uzanamıyorum.
Biliyor musun?
Seni gecenin gizeminde
Seni baharın neşesinde
Seni toprağın kokusunda
Seni şekerin tadında
Seni ağacın yeşilinde
Seni dağların onurunda
Seni hep seni her yerde seni buluyorum.
O'nu anlayabilmek, dünyaya O'nun gözüyle bakabilmektir...
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
Damla Damla Sen
Yağmurları bekleme yeter dön artık
Yağmak zorunda değilsin susamış bedenime
Öyle çok özlemişim,seviyorken delice
Düşmek zorunda değilsin her gece düşlerime;
Bırak da rüyalarda kendim sarayım.
Yağmurları bekleme dinsin bu hasret
Damla damla gelişin bana huzur vermiyor.
Ellerini tutmak için çabalıyorken
Avuçlarımdan kaçışın beni mutlu etmiyor.
Bırak da sana tamamen sahip olayım.
Yağmurun kokusuna sardım
Tutamadığım kendimi.
Damla damla sen
Çisil çisil sen
Aklıma düşen sen her yağmurda
Aklımda bir başka sen oluşuyor
Çıktığım yağmur dualarında.
Bırak da dualarım günahlarım için olsun.
Yağmurları bekleme yeter dön artık
Yağmak zorunda değilsin susamış bedenime
Öyle çok özlemişim,seviyorken delice
Düşmek zorunda değilsin her gece düşlerime;
Bırak da rüyalarda kendim sarayım.
Yağmurları bekleme dinsin bu hasret
Damla damla gelişin bana huzur vermiyor.
Ellerini tutmak için çabalıyorken
Avuçlarımdan kaçışın beni mutlu etmiyor.
Bırak da sana tamamen sahip olayım.
Yağmurun kokusuna sardım
Tutamadığım kendimi.
Damla damla sen
Çisil çisil sen
Aklıma düşen sen her yağmurda
Aklımda bir başka sen oluşuyor
Çıktığım yağmur dualarında.
Bırak da dualarım günahlarım için olsun.
O'nu anlayabilmek, dünyaya O'nun gözüyle bakabilmektir...
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
Bahar yağmuruydu
Aniden başlayan
Ne hoştu ıslanmak
Yüzüne değen her damlaya
Saçlarını ıslatan yağmura
Aldırmadan yürümek
Yaşamın tadına varmak
Toprağın mis kokusunu
İçine çekmek,çiçekleri düşünerek.
Kollarını açmak gökyüzüne
Yağmuru avuçlamak
Islanan teninde yakalamak
Mutluluğu,
Gülümsemek,özgürce...
Aniden başlayan
Ne hoştu ıslanmak
Yüzüne değen her damlaya
Saçlarını ıslatan yağmura
Aldırmadan yürümek
Yaşamın tadına varmak
Toprağın mis kokusunu
İçine çekmek,çiçekleri düşünerek.
Kollarını açmak gökyüzüne
Yağmuru avuçlamak
Islanan teninde yakalamak
Mutluluğu,
Gülümsemek,özgürce...
O'nu anlayabilmek, dünyaya O'nun gözüyle bakabilmektir...
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
Bir gül demeti gördüm,
Sokakta.
Aldım bir tanesini elime.
Benzettim açılmış yapraklarını
Anamın sıcak kucağına.
Bir saat gördüm,
Saatçide.
Guguklu kuşlusuna baktım.
Dinledim,ötüşünü.
Benzettim onu,
Annemin söylediği akşam ninnisine.
Bir hastane gördüm,ileride
Kapıda gördüm,hemşireyi
Ağlayan hasta çocuğu.
Hatırladım,hasta olunca
Başucumda oturan anamı.
Geldim,parka
Gördüm oynayan çocukları.
Buraya geldiğim,ilk günü
Beni buraya getiren,
Anamı hatırladım.
Nasıl unuturum seni,
Her şey seni anlatırken.
Nasıl sevmem seni,
Beni bu yaşa getirmişken,
Nasıl demem sana Anam,
Her şeyimi sana borçluyken...
Sokakta.
Aldım bir tanesini elime.
Benzettim açılmış yapraklarını
Anamın sıcak kucağına.
Bir saat gördüm,
Saatçide.
Guguklu kuşlusuna baktım.
Dinledim,ötüşünü.
Benzettim onu,
Annemin söylediği akşam ninnisine.
Bir hastane gördüm,ileride
Kapıda gördüm,hemşireyi
Ağlayan hasta çocuğu.
Hatırladım,hasta olunca
Başucumda oturan anamı.
Geldim,parka
Gördüm oynayan çocukları.
Buraya geldiğim,ilk günü
Beni buraya getiren,
Anamı hatırladım.
Nasıl unuturum seni,
Her şey seni anlatırken.
Nasıl sevmem seni,
Beni bu yaşa getirmişken,
Nasıl demem sana Anam,
Her şeyimi sana borçluyken...
O'nu anlayabilmek, dünyaya O'nun gözüyle bakabilmektir...
- black_metallist
- Profesyonel

- Mesajlar: 619
- Kayıt: Pzt Eyl 19, 2005 14:42 pm
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
Çok Zor Aşkım
Seni düşündüğüm an bitiyor sorunlar,
Sana sarıldığım an başlıyor güzel anlar,
Ve sen yanımdayken kıskanıyor bizi bütün sevdalar
Yanımda yoksun ya;çaresizim
Saçımıda toplamadım bugün;acıyor içim,
Bliyorsun,sensziliğe alışık değilim,
Harap oldum,çok bitkin halim...
Genede arada gözlerim gülüyor,
Çünkü gülüşünü hatırlıyor,
Anlatmak istiyorsevgisini anlatamıyor,
Sensizlik büyük cesaret çekilmiyor...
Ağlamak,gülmek,yanmak,
En büyük zorluklara dayanmak,
Zor da olsa aşkı yaşatmak,
Çok zor aşık olanı anlamak..
Nurgül Gündoğdu
Seni düşündüğüm an bitiyor sorunlar,
Sana sarıldığım an başlıyor güzel anlar,
Ve sen yanımdayken kıskanıyor bizi bütün sevdalar
Yanımda yoksun ya;çaresizim
Saçımıda toplamadım bugün;acıyor içim,
Bliyorsun,sensziliğe alışık değilim,
Harap oldum,çok bitkin halim...
Genede arada gözlerim gülüyor,
Çünkü gülüşünü hatırlıyor,
Anlatmak istiyorsevgisini anlatamıyor,
Sensizlik büyük cesaret çekilmiyor...
Ağlamak,gülmek,yanmak,
En büyük zorluklara dayanmak,
Zor da olsa aşkı yaşatmak,
Çok zor aşık olanı anlamak..
Nurgül Gündoğdu
Yanımdayken Aradım Seni
Sen varken de aradım seni,
yokluğunda olduğu gibi,
belki seversin diye beni,
çözmeye çalıştım seni....
karanlıkta aradım seni, korkmadan,
soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan,
artık bıktım yokluğundan,
soruyorum seni, her tanıdığından....
sensizliği kaldıramam bilirsin,
bilirsin de nerdesin,
sen şu yarama tek çaremsin,
sen hergün ağlattığın yüreğimsin....
satırları senle doldurdum,
her geçene seni sordum,
hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum,
artık kalbime adını koydum...
Nurgül Gündoğdu
Sen varken de aradım seni,
yokluğunda olduğu gibi,
belki seversin diye beni,
çözmeye çalıştım seni....
karanlıkta aradım seni, korkmadan,
soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan,
artık bıktım yokluğundan,
soruyorum seni, her tanıdığından....
sensizliği kaldıramam bilirsin,
bilirsin de nerdesin,
sen şu yarama tek çaremsin,
sen hergün ağlattığın yüreğimsin....
satırları senle doldurdum,
her geçene seni sordum,
hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum,
artık kalbime adını koydum...
Nurgül Gündoğdu
Ölümdün Yüreğime
gelişlerin ölümdü yüreğime,
oysa hasrettim geleceğin güne,
çok istedim sarılmayı,sıcak tenine,
dokunamadım,bakamadım gözlerine....
kalbim aşka mezar kazmış,
aşktan yana hep yanmış,
sevdan yüreğimin düşmanıymış,
anladım sevdan harammış....
gene karşımdasın,geldin(!)
ama benim değilsin, elsin,
her gün öldürüyor gelişin
beni gömmek için mi geldin....
hep yandım, hep ağladım,
derdimi kimseye anlatamadım,
sevdan yüreğimdeydi bırakmadım
sensizken de hep ağladım.....
Nurgül Gündoğdu
gelişlerin ölümdü yüreğime,
oysa hasrettim geleceğin güne,
çok istedim sarılmayı,sıcak tenine,
dokunamadım,bakamadım gözlerine....
kalbim aşka mezar kazmış,
aşktan yana hep yanmış,
sevdan yüreğimin düşmanıymış,
anladım sevdan harammış....
gene karşımdasın,geldin(!)
ama benim değilsin, elsin,
her gün öldürüyor gelişin
beni gömmek için mi geldin....
hep yandım, hep ağladım,
derdimi kimseye anlatamadım,
sevdan yüreğimdeydi bırakmadım
sensizken de hep ağladım.....
Nurgül Gündoğdu
İnadına
lanet olsun sevdim bir defa,
çok seviyorum ama affetmem/inadına,
çok kırdın beni dönme asla,
ölüyorum sensizlikten ama özlemiyorum/inadına...
durup durup ağlıyorum,
yürek sancını dindiremiyorum,
yangınım göklere varıyor,
isyanım sana,gelsen de istemiyorum/inadına...
nasılda severdim nasılda,
özlemim beni aşardı da,
sana gelmedi mi yoksa,
yaktın beni affetmem/inadına...
sende haramsın bana,
içki gibi,kumar gibi,
ne yaptım bilmiyorum sana,
ağlasan da sevmiyorum/inadına...
nefretimi haykıracağım sokaklarda,
delice sevsem de/inadına,
her yerde sevgimi anlatsam da,
sevmiyorum diyeceğim/inadına...
gözlerimde yaşı görsen de,
beni sevdiğini söylesen de,
sende benim gibi kendini kaybetsen de,
teoride affedeceğim seni/inadına....
Nurgül Gündoğdu
Sende Gördüm
ihaneti sende gördüm,nefreti de,
yıllarca yürekte taşınan kini de,
aşkı,sevgiyi sende gördüm
bir anda başlayan öfkeyi de....
gel artık bana,
alma öfkeni yanına,
sadece aşkınla gel buraya,
sarıl sıkıca bana...
dokun bana,dindir hasreti,
sende gördüm ben her şeyi,
aşkın başladığı anda ihaneti,
olmadın benim,nasılda özlettin kendini
hayır sevgili gitme,
bu son olsun yeter,
dayanamam bu gidişe,
inan bana yürek senin için senide yener...
kokma sevgili
korkuları da gel...
ben yaşattın bana ihaneti,
ama sen sorgula beni...
Nurgül Gündoğdu
lanet olsun sevdim bir defa,
çok seviyorum ama affetmem/inadına,
çok kırdın beni dönme asla,
ölüyorum sensizlikten ama özlemiyorum/inadına...
durup durup ağlıyorum,
yürek sancını dindiremiyorum,
yangınım göklere varıyor,
isyanım sana,gelsen de istemiyorum/inadına...
nasılda severdim nasılda,
özlemim beni aşardı da,
sana gelmedi mi yoksa,
yaktın beni affetmem/inadına...
sende haramsın bana,
içki gibi,kumar gibi,
ne yaptım bilmiyorum sana,
ağlasan da sevmiyorum/inadına...
nefretimi haykıracağım sokaklarda,
delice sevsem de/inadına,
her yerde sevgimi anlatsam da,
sevmiyorum diyeceğim/inadına...
gözlerimde yaşı görsen de,
beni sevdiğini söylesen de,
sende benim gibi kendini kaybetsen de,
teoride affedeceğim seni/inadına....
Nurgül Gündoğdu
Sende Gördüm
ihaneti sende gördüm,nefreti de,
yıllarca yürekte taşınan kini de,
aşkı,sevgiyi sende gördüm
bir anda başlayan öfkeyi de....
gel artık bana,
alma öfkeni yanına,
sadece aşkınla gel buraya,
sarıl sıkıca bana...
dokun bana,dindir hasreti,
sende gördüm ben her şeyi,
aşkın başladığı anda ihaneti,
olmadın benim,nasılda özlettin kendini
hayır sevgili gitme,
bu son olsun yeter,
dayanamam bu gidişe,
inan bana yürek senin için senide yener...
kokma sevgili
korkuları da gel...
ben yaşattın bana ihaneti,
ama sen sorgula beni...
Nurgül Gündoğdu
Son Defa Gel
Bir çocuğum adını heceliyorum,
Kağıtlara adını dolduruyorum,
Bir vurgun yaşadım ama
Gene de ayakta durmaya çalışıyorum...
Bu mekan neresi?
Terketmekte neyin nesi,
Unutturdun bana her şeyi,
Tanımıyorum kimseyi,
Bak gene elimi uzattım sana,
Nefes alamıyorum anla,
Aşkınlayım bekliyorum yana yana,
Ölecek yoksa,gel sahip çık şu cana...
Tenin tenime değdiğinde can gelecek,
Sen gelmezsen, Azrail'e can verecek,
Bu kalp seni dursa da sevecek,
Gel son defa olsun
Belki de bu gözler seni son defa görecek?
Bir çocuğum adını heceliyorum,
Kağıtlara adını dolduruyorum,
Bir vurgun yaşadım ama
Gene de ayakta durmaya çalışıyorum...
Bu mekan neresi?
Terketmekte neyin nesi,
Unutturdun bana her şeyi,
Tanımıyorum kimseyi,
Bak gene elimi uzattım sana,
Nefes alamıyorum anla,
Aşkınlayım bekliyorum yana yana,
Ölecek yoksa,gel sahip çık şu cana...
Tenin tenime değdiğinde can gelecek,
Sen gelmezsen, Azrail'e can verecek,
Bu kalp seni dursa da sevecek,
Gel son defa olsun
Belki de bu gözler seni son defa görecek?
Gene de Bak Arkana
Gidişin çok feci oldu
İçimdeki umutlar tek tek yok oldu
Sanki alnıma dayandı silahın namlusu
Dur gitme desem sıkacaksın kurşunu....
Sen cansın,
Sen ağlatansın,
Sen sevdasın,
Yaşayamadığımsın,
Camdan dışarı bakıyorum
Saat öğlen ama hava karanlık,
Yağmuru seyrediyorum,
Belki gelirsin diyerek seni bekliyorum...
Tek bıraktın beni bu yolda
Tam ağlayacaktım
Gökyüzüne baktım,
Ordan diledim seni son defa
Belki gelirsin diye bana....
Nurgül Gündoğdu
Gidişin çok feci oldu
İçimdeki umutlar tek tek yok oldu
Sanki alnıma dayandı silahın namlusu
Dur gitme desem sıkacaksın kurşunu....
Sen cansın,
Sen ağlatansın,
Sen sevdasın,
Yaşayamadığımsın,
Camdan dışarı bakıyorum
Saat öğlen ama hava karanlık,
Yağmuru seyrediyorum,
Belki gelirsin diyerek seni bekliyorum...
Tek bıraktın beni bu yolda
Tam ağlayacaktım
Gökyüzüne baktım,
Ordan diledim seni son defa
Belki gelirsin diye bana....
Nurgül Gündoğdu
Ya git...??
--------------------------------------------------------------------------------
yine merhaba
yine merhaba sana
yine merhaba gözündeki şu kutsal ışığa
her defasında yeniliyorum ona
ardına düşüyorum hep peşisıra
biliyormusun senin bakışın
senin duruşun gülüşün
bile bi başka
ama bu defa gelme
gelir gibi yapıp ansızın gitme bak
bak yokluğun kabuk bağlamıştı
kabuğunu kaldırıp deşme sen varsın orda
bendeki seni incitmesen
geldiğinde kalmıyorsun
bana sana baktığım gibi bakıyor
ama beni seni sevdiğim gibi sevmiyorsun
bu defa...
bu defa n'olur git!
bu defa acıtma
bu defa kanatma
bu defa yıkma kırma!
sadece git!!!ben senleykende
gecem gecene gündüzüm gündüzne
adam gibi güneş doğuyor içimenede
karanlık çöküyor ölüm gibi üstüme
ben senleyken
tüm renkler grioysa kırmızı olsun istiyorum
bazen yeşil bazen mavi diliyorum
her yanımı kaplamasada pempelerin
bazen siyahı bile özlüyorum ama ben senleyken...
---------
gitbırak beni kendime
kendi hiçbirşey sevmişliğime
hem inanmıyorum ki aşka
ben deli gibi sevip
heyecandan tir,tir titrerken
hayatımın eşini buldum oda
bana aşık derken o
kadar çok terkedildim ki
artık neye inanacağımı bile bilmiyorum
ama git
kalmayacaksan git
yüreğimdeki köşeni yadırgayacaksan
bi zaman sonrabenle ağlamayıp,gülmeyeceksen
benle yaşlanmayacaksan
benle ölmeyeceksen git..
hem bilirmisinki
beni ağlarken kimse görmemiştir
ben senin omuzunda ağlayamayacaksam git
--------------------------------------------------------------------------------
yine merhaba
yine merhaba sana
yine merhaba gözündeki şu kutsal ışığa
her defasında yeniliyorum ona
ardına düşüyorum hep peşisıra
biliyormusun senin bakışın
senin duruşun gülüşün
bile bi başka
ama bu defa gelme
gelir gibi yapıp ansızın gitme bak
bak yokluğun kabuk bağlamıştı
kabuğunu kaldırıp deşme sen varsın orda
bendeki seni incitmesen
geldiğinde kalmıyorsun
bana sana baktığım gibi bakıyor
ama beni seni sevdiğim gibi sevmiyorsun
bu defa...
bu defa n'olur git!
bu defa acıtma
bu defa kanatma
bu defa yıkma kırma!
sadece git!!!ben senleykende
gecem gecene gündüzüm gündüzne
adam gibi güneş doğuyor içimenede
karanlık çöküyor ölüm gibi üstüme
ben senleyken
tüm renkler grioysa kırmızı olsun istiyorum
bazen yeşil bazen mavi diliyorum
her yanımı kaplamasada pempelerin
bazen siyahı bile özlüyorum ama ben senleyken...
---------
gitbırak beni kendime
kendi hiçbirşey sevmişliğime
hem inanmıyorum ki aşka
ben deli gibi sevip
heyecandan tir,tir titrerken
hayatımın eşini buldum oda
bana aşık derken o
kadar çok terkedildim ki
artık neye inanacağımı bile bilmiyorum
ama git
kalmayacaksan git
yüreğimdeki köşeni yadırgayacaksan
bi zaman sonrabenle ağlamayıp,gülmeyeceksen
benle yaşlanmayacaksan
benle ölmeyeceksen git..
hem bilirmisinki
beni ağlarken kimse görmemiştir
ben senin omuzunda ağlayamayacaksam git
Ben Seni Sevdim mi?
--------------------------------------------------------------------------------
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?
Ümit Yaşar Oğuzcan
--------------------------------------------------------------------------------
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?
Ümit Yaşar Oğuzcan
Çok ZormuŞ MeĞer
--------------------------------------------------------------------------------
Geceleri sensiz sabahlaması
Çok zormuş birtanem çok zormuş meğer
Andıkça gözlerden yaş damlaması
Çok zormuş sevdiğim çok zormuş meğer
Cansız resimleri karıştırması
Geceyi gündüzle yarıştırması
Sevdayı hasretle barıştırması
Çok zormuş can parçam çok zormuş meğer
Issız duvarlara bakıp durması
Olur olmazlarla hayal kurması
Hele birde seni elden sorması
Çok zormuş nar parçam çok zormuş meğer
Gün geçtikçe derde dert eklemesi
Yaralı yüreğin yol beklemesi
Özlemin içimi dürtüklemesi
Çok zormuş ay parçam çok zormuş meğer
--------------------------------------------------------------------------------
Geceleri sensiz sabahlaması
Çok zormuş birtanem çok zormuş meğer
Andıkça gözlerden yaş damlaması
Çok zormuş sevdiğim çok zormuş meğer
Cansız resimleri karıştırması
Geceyi gündüzle yarıştırması
Sevdayı hasretle barıştırması
Çok zormuş can parçam çok zormuş meğer
Issız duvarlara bakıp durması
Olur olmazlarla hayal kurması
Hele birde seni elden sorması
Çok zormuş nar parçam çok zormuş meğer
Gün geçtikçe derde dert eklemesi
Yaralı yüreğin yol beklemesi
Özlemin içimi dürtüklemesi
Çok zormuş ay parçam çok zormuş meğer
Gİdİyorum GÜlÜm!!!!
--------------------------------------------------------------------------------
Gidiyorum gülüm!!!
yalnızlığıma,
hep seni düşlediğim yere
ve seni bulduğum yere
gidiyorum gülüm!!!
avuçlarımda yüreğim, sen
ve
kırık dökük umutlarımla,
ben yine seni düşlediğim yere,
ve
birbaşıma kalmşlığımda
gözlerime denizleri astığım yere
gidiyorum gülüm!!!!!!
gidiyorum sevdamı kıskanamadığım
dünyaya,
beni hiç anlamayan tüm insanlığa,
sırtımı dönerek gidiyorum!!
başıma taç yaptığım
gönlüme sultan eylediğime
kurduğum ütopya hayallerimi
yüreğimin uykusuna bırakarak
gidiyorum gülümm!!!!
yani yine sana gidiyorum
o mucizeyi barındıran gözlerine,
dokunmaya bile kıyamadığım
o benzetme bulamadığım saçlarının
her teline yazmaya gidiyorum
AŞKIMI...
sende ALLAHI bulmuşluğumu,
leylayı kıskanıp sana;
mecnunca duyduğum aşkı,
feda etmelerimdeki sınırsılığım,
yani ferhat oluşumu,
senden önce konuşamayan bu dilimin
senden sonra şairleşmişliğini
ve....
yani; sana bir türlü anlatamadığım
bendeki seni ve o kutsi sevdamı
yazmaya gidiyorum gülüm...
TARİFİ İMKANSIZ SEVDAMA!!!!!!
--------------------------------------------------------------------------------
Gidiyorum gülüm!!!
yalnızlığıma,
hep seni düşlediğim yere
ve seni bulduğum yere
gidiyorum gülüm!!!
avuçlarımda yüreğim, sen
ve
kırık dökük umutlarımla,
ben yine seni düşlediğim yere,
ve
birbaşıma kalmşlığımda
gözlerime denizleri astığım yere
gidiyorum gülüm!!!!!!
gidiyorum sevdamı kıskanamadığım
dünyaya,
beni hiç anlamayan tüm insanlığa,
sırtımı dönerek gidiyorum!!
başıma taç yaptığım
gönlüme sultan eylediğime
kurduğum ütopya hayallerimi
yüreğimin uykusuna bırakarak
gidiyorum gülümm!!!!
yani yine sana gidiyorum
o mucizeyi barındıran gözlerine,
dokunmaya bile kıyamadığım
o benzetme bulamadığım saçlarının
her teline yazmaya gidiyorum
AŞKIMI...
sende ALLAHI bulmuşluğumu,
leylayı kıskanıp sana;
mecnunca duyduğum aşkı,
feda etmelerimdeki sınırsılığım,
yani ferhat oluşumu,
senden önce konuşamayan bu dilimin
senden sonra şairleşmişliğini
ve....
yani; sana bir türlü anlatamadığım
bendeki seni ve o kutsi sevdamı
yazmaya gidiyorum gülüm...
TARİFİ İMKANSIZ SEVDAMA!!!!!!
Gidiyorum İşte
--------------------------------------------------------------------------------
Bir sevdanın ardında bırakattgım anılarla
Biraz sitem biraz isyankarlıkla
Yüregimi sokup yerlere çalarcasına
Yanlızlıga firari bir suçlu gibi
Gidiyorum işte...
Sevgimi zincirlere vurup
Yaşattıklarına ve sana isyanla
Yaşananları aynen senin gibi yalan sayıp
İcimde ne varsa sokup atarcasına
Düşleri hayalleri yikarcasına
Gidiyorum işte...
Giderken sana bırakıyorum
Gündüzlerin karanlıgını
Dogan güneşin soguk yanlızlıgını
Düşlerin umutsuzlugunu
Hani o seni öldüren yalanların
Mutllugunu bırakıyorum..
Ve ve gidiyorum işte...
--------------------------------------------------------------------------------
Bir sevdanın ardında bırakattgım anılarla
Biraz sitem biraz isyankarlıkla
Yüregimi sokup yerlere çalarcasına
Yanlızlıga firari bir suçlu gibi
Gidiyorum işte...
Sevgimi zincirlere vurup
Yaşattıklarına ve sana isyanla
Yaşananları aynen senin gibi yalan sayıp
İcimde ne varsa sokup atarcasına
Düşleri hayalleri yikarcasına
Gidiyorum işte...
Giderken sana bırakıyorum
Gündüzlerin karanlıgını
Dogan güneşin soguk yanlızlıgını
Düşlerin umutsuzlugunu
Hani o seni öldüren yalanların
Mutllugunu bırakıyorum..
Ve ve gidiyorum işte...
- nehir taşçı
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1883
- Kayıt: Prş Tem 14, 2005 15:18 pm
Bir Gün
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum
Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin;açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum
Bir sabah gün doğarken aç perdelerini,bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış bir hazza bırak
Döküldün dudağından en mutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum
Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli,garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kalbimde sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum
Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin;açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum
Bir sabah gün doğarken aç perdelerini,bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış bir hazza bırak
Döküldün dudağından en mutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum
Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli,garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kalbimde sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum
O'nu anlayabilmek, dünyaya O'nun gözüyle bakabilmektir...
- All Soul's Night
- Rekortmen Üye

- Mesajlar: 1774
- Kayıt: Pzt Haz 06, 2005 10:42 am
Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni.
Hasan beyin vurdurduğu
ırgat Osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.
Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar orta malı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun,
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
Ama bu türküleri söylemişim ben
daha onlar düzülmeden,
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
Benim sessiz komşulara gelince,
şehit Ayşe'yle ırgat Osman
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki de farkında bile olmadan.
Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
- öyle gibi de görünüyor -
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani...
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni.
Hasan beyin vurdurduğu
ırgat Osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.
Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar orta malı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun,
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
Ama bu türküleri söylemişim ben
daha onlar düzülmeden,
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
Benim sessiz komşulara gelince,
şehit Ayşe'yle ırgat Osman
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki de farkında bile olmadan.
Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
- öyle gibi de görünüyor -
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani...
Sakarya Türküsü
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.
Akışta denetlenmiş, büyük, küçük, kainat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını aşsalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve Ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..
.................................Necip Fazıl Kısakürek
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.
Akışta denetlenmiş, büyük, küçük, kainat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını aşsalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve Ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..
.................................Necip Fazıl Kısakürek
İlle de Barış !!! O'nun kadar bize bizi anlatan olmadı hiç !
Sus ve Dinle!...

Sus ve Dinle!...

Kaldırımlar I
Yürüyorum kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İncin uykuda bir tek iki yoldaş uyanık.
Biri benim birde serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesimiş devler,
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş insanların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir insandır.
Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta.
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum...
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.
Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin,
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler...
Tak tak ayaksesimi aç köpekler işitsin.
Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim!
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
Örtün üstüme örtün serin karanlıkları.
Uzanıverse başım taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya.
Ölse kaldırımların bu kara sevdalı eşi.
...........................Necip Fazıl Kısakürek
Yürüyorum kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İncin uykuda bir tek iki yoldaş uyanık.
Biri benim birde serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesimiş devler,
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş insanların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir insandır.
Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta.
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum...
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.
Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin,
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler...
Tak tak ayaksesimi aç köpekler işitsin.
Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim!
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
Örtün üstüme örtün serin karanlıkları.
Uzanıverse başım taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya.
Ölse kaldırımların bu kara sevdalı eşi.
...........................Necip Fazıl Kısakürek
İlle de Barış !!! O'nun kadar bize bizi anlatan olmadı hiç !
Sus ve Dinle!...

Sus ve Dinle!...

Çırpınırdı Karadeniz
Bakıp Türk'ün bayrağına
Ah ölmeden bir görseydim
Düşebilsem toprağına
Sırmalar sarsam koluna
İnciler dizsem yoluna
Fırtınalar dursun yana
Yol ver Türk'ün bayrağına.
Kafkaslar'dan esen yeller
Şimdi Sana selam söyler
Olsun bütün Moskof eller
Kurban Türk'ün bayrağına.
Ayrı düştüm dost elinden
Yıllar var ki çarpar sinem
Vefalı Türk geldi yine
Selam Türk'ün bayrağına.
Bakıp Türk'ün bayrağına
Ah ölmeden bir görseydim
Düşebilsem toprağına
Sırmalar sarsam koluna
İnciler dizsem yoluna
Fırtınalar dursun yana
Yol ver Türk'ün bayrağına.
Kafkaslar'dan esen yeller
Şimdi Sana selam söyler
Olsun bütün Moskof eller
Kurban Türk'ün bayrağına.
Ayrı düştüm dost elinden
Yıllar var ki çarpar sinem
Vefalı Türk geldi yine
Selam Türk'ün bayrağına.
İlle de Barış !!! O'nun kadar bize bizi anlatan olmadı hiç !
Sus ve Dinle!...

Sus ve Dinle!...

Fetih Marşı
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek
Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın ?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster : Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini
Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!
Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!
Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan !
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan ....
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...
Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatihin İstanbu'lu fethettiği yaştasın.!
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek
Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın ?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster : Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini
Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!
Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!
Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan !
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan ....
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...
Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatihin İstanbu'lu fethettiği yaştasın.!
İlle de Barış !!! O'nun kadar bize bizi anlatan olmadı hiç !
Sus ve Dinle!...

Sus ve Dinle!...
