Mustafa Kemal Atatürk'ün Ölümünün 68.yıldönümü...

Seviyeyi düşürmemek ve bölünmelere yol açabilecek siyasi, dini, spor/futbol konularının konuşulmaması kaydıyla, her türlü konunun konuşulabileceği serbest forumumuz.

Moderatörler: barışhayranı, Mod

Kullanıcı avatarı
baris_onsel
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 1936
Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
Konum: Adana

Mustafa Kemal Atatürk'ün Ölümünün 68.yıldönümü...

Mesajgönderen baris_onsel » Prş Kas 09, 2006 21:34 pm

Mustafa Kemal Atatürk'ün 68. ölüm yıldönümünde onu her zaman oldugu gibi saygı ve rahmet ile anıyoruz...Tüm Şehitlerimizin ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Ruhları Şâd Olsun :gozyasi: :gozyasi:
--ATATÜRK'ÜN VEFATI--
1 Kasım 1938' deki TBMM' nin açılışına hastalığı yüzünden katılamadı. Atatürk' e onbeş gün kadar son rahat günlerini yaşama olanağını veren hastalık, tekrar normal seyrinden çıkarak yeni bir krizle şiddetlendi. Ardından korkulan son bütün acıyla geldi.

Büyük Komutan, Devlet Adamı, Devrimci ve Büyük İnsan, 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 09.05' te ölümlü yaşama veda etti.

Bu kara haber Türk Milletini büyük bir yasa boğdu. 16 Kasım 1938' de tabutu, Türk Bayrağıyla örtülü bir katafalk üzerinde Dolmabahçe Sarayı' nın büyük tören salonuna konuldu ve halkın ziyaretine açıldı. Bütün İstanbul halkı büyük kurtarıcısına son görevi yapmak için Saraya koştu.

19 Kasım 1938 Cumartesi günü sabahı, Dolmabahçe Sarayı Tören Salonunda cenaze namazı kılındı. Cenaze alayı İstanbul halkının gözyaşları arasından geçerek Gülhane Parkı' na geldi. Tabut bir torpidoya alınarak, Yavuz Zırhlısı' na nakledildi. Izmit' te özel bir trene konulan cenaze, yol boyunca Ata 'larına son saygısını gösteren halkın yüreklerinde derin sızılar bırakarak 20 Kasım 1938 Pazar günü Ankara' ya götürüldü.

Atatürk' ün tabutu Büyük Millet Meclisi önünde hazırlanan katafalka yerleştirildi. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, bütün Ankara halkı katafalkın önünden saygıyla eğilerek geçti. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü hafif yağan bir yağmur altında tören başladı. Oniki milletvekili cenazeyi top arabasına yerleştirdi. Oniki general top arabasının iki yanında nöbete durdu. Başta yabancı Devletlerin yolladıkları askeri birlikler olmak üzere, törene katılan birlikler Türk Milleti' nin kurtarıcısı ve Türkiye Cumhuriyeti' nin kurucusu büyük Atatürk' ü selamlayarak geçtiler. Cenazeyi taşıyan top arabasının arkasında en büyüğünden, en küçüğüne kadar bütün Türk Milleti vardı. Atatürk' e geçici kabir olarak ayrılan Etnografya Müzesi' ne götürülen tabut, hazırlanan mermer lahdine yerleştirildi.

Atatürk' ün naaşı Anıtkabir yapılıncaya dek on beş sene bu geçici kabirde kaldı. 10 Kasım 1953' te büyük bir merasimle ebedi istirahat yeri olan Anıtabir' e nakledildi.

O, Türk' ün tarihinde ve gönlünde ebediyen yaşayacaktır.

Sizlerle O'nun söylediği bazı güzel sözleri paylaşmak istedim...
[b]ATATÜRK DİYOR Kİ;
Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir. 1906

Ben askerliğin herşeyden ziyade sanatkarlığını severim. 1912

Savaş için düşmanı ordugahımızda beklemektense, onu uzaktan karşılamak yeğdir. 1914

Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez. 1919

Bütün ümidim gençliktedir. 1919

Bizim görüşümüz -ki halkçılıktır-kuvvetin, kudretin, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır. 1920

Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz. 1920

Büyük Türk ordusu! Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rastgelinmemiştir. 1921

Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir. 1921

Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır. 1921

Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur. 1921

Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür. 1922

Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür. 1922

Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle taarruz, hiç taarruz etmemekten daha fenadır. 1922

Bayrak bir milletin bağımsızlık alametidir. Düşmanın da olsa hürmet etmek lazımdır. 1922

Eğitim işlerinde behemahal muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu surette olur. 1922

Her çiftçi ailesinin geçineceği ve çalışacağı toprağa sahip olması mutlaka lazımdır. Vatanın sağlam temeli ve bayındır hale getirilmesi bu esastadır. 1922

"Zamanın değişmesi ile hükümlerin değişmesi inkar olunamaz" kaidesi adalet sistemimizin temel taşıdır. 1922

Türkiye' nin gerçek efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstehak olan köylüdür. 1922

Okulun vereceği ilim ve irfan sayesindedir ki Türk Milleti, Türk Sanatı, Ekonomisi, Türk Şiir ve Edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir. 1922

Okul, genç beyinlere insalığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir. 1922

Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir. 1923

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. 1923

Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner. 1923

Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır. 1923

Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır. 1923

Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. 1923

Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır. 1923

Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir. 1923

Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır. 1923

Kadınlarımız erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmak zorundadırlar. 1923

Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak! 1923

Bizim dinimiz, ulusumuza, değersiz, miskin ve aşağı olmayı salık vermez. Tersine Allah da, Peygamber de insanların ve ulusların onur ve şereflerini korumalarını buyuruyor. 1923

Kılıç ve saban; bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup oldu. 1923

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 1923

Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Birgün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. YIldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir. 1924

Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum. 1924

Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir. 1924

Türk milletinin istidatı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir. 1924

Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir. 1924

Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır. 1924

Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir. 1924

Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. 1925

Zafer "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı "Başaracağım" diye başlayanın ve "Başardım" diyebilenindir. 1925

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği dinin icaplarını yapmak ve yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. 1925

Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım. 1925

Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkilapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir. 1925

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca, hürriyet ve istiklale sembol olmuş bir milletiz. 1927

Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz.

Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. 1927

Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyormusunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir cekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur' an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.
-------------------------------------------------------------------------------------
TÜRK MİLLETİ ÇALIŞKANDIR...TÜRK MİLLETİ ZEKİDİR...
Resim
Resim


HARBİYE' Lİ MUSTAFA KEMAL' İN KÜNYE BİLGİLERİ

Duhulü
1 Mart 1315-13 Mart 1899

Apolet Numarası
1283

Diploma Numarası
5998

Her Dersin Üç Senelik Toplam Numarası (Notu)
1635

M.Kemal'in Üç Senede Kazandığı Puanların Toplamı
1498

Toplam Not Üzerinden Sırası (Sicili)
8

İmtihan Sonuçlarının Ve Yeni Subayların İsimlerinin Açıklaması Ve Bayram İznine(39 Gün) Gitmeleri
22 Teşrinisani 1317 - 05 Aralık 1901 Perşembe

Bayramın Bitişi
31 Kanunuevvel 1317 - 13 Ocak 1902 Pazartesi

Diplomaların verilişi (Tören)
12 Kanunusani 1317 - 25 Ocak 1902

Harp Okulu'ndan Çıkışı (Neşeti)
28 Kanunusani 1317 - 10 Şubat 1902 Pazartesi

Sicili
1317-P. 8 = 1901-Piyade-8



MUSTAFA KEMAL' İN HARP AKADEMİSİ KÜNYE BİLGİLERİ

Harp Akademisi'ne Girişi
28 Kanunusani 1317 - 10 Şubat 1902

Kurmay Olarak Yemin Etmesi
08 Teşrinievvel 1320 - 21 Ekim 1904 Cuma

Harp Akademisi Mezuniyet Sırası
5 (Beşinci)

Harp Akademisi Dönemi
57nci Dönem

Harp Akademisi'nden Çıkışı (Neşeti)
29 Kanunuevvel 1320 - 11 Ocak 1905 Çarşamba

RUHLARI ŞÂD OLSUN[/b]http://www.tamindir-depo.com/~cemertem/ataolum2.jpg[img]
[/img]http://harmanci.net/ozgur/anitkabir.jpg[img]
-------------------------------------------------------------------------------------
ATAM SEN RAHAT UYU..BEKÇİSİYİZ BİZ CUMHURİYETİN...!
Resim

Kullanıcı avatarı
silahsız kuvvet
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 313
Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
Konum: Selçuk'un yüreğinden

Mesajgönderen silahsız kuvvet » Prş Kas 09, 2006 22:46 pm

Ruhun şaad olsun ATAM
Seni sevgiyle, saygıyla, şükranla ve rahmetle anıyoruz..

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK yazdı:Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır.
Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

"Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır".. ATAMIZIN bu sözü üzerinde
aylardır düşünüp duruyorum.. Türkiye üzerinde dolaşan kara bulutlar, dış güçler, vs..
hepsi bir yana da, ben en çok ATAMI düşünüyorum..

tekrar, Ruhun şaad olsun ATAM :gozyasi:

Kullanıcı avatarı
baris_onsel
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 1936
Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
Konum: Adana

Mesajgönderen baris_onsel » Cum Kas 10, 2006 00:26 am

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK yazdı:Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır.
Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

"Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır".. ATAMIZIN bu sözü üzerinde
aylardır düşünüp duruyorum.. Türkiye üzerinde dolaşan kara bulutlar, dış güçler, vs..
hepsi bir yana da, ben en çok ATAMI düşünüyorum..
"Silahsız kuvvet" kardeşim sen yazdın diye söylemiyorum bunu kesinlikle ama ben de senin gibi her zaman O'nu düşündüm...
-------------------------------------------------------------------------------------
MEKANIN CENNET OLSUN EY ATAM!

Kullanıcı avatarı
All Soul's Night
Rekortmen Üye
Rekortmen Üye
Mesajlar: 1774
Kayıt: Pzt Haz 06, 2005 10:42 am

Mesajgönderen All Soul's Night » Cum Kas 10, 2006 03:37 am

Bir solukta ağızlardan çıkan hece Türk!
Çığlık çığlığa yaşıyor seni nice Türk!
Bir millete can veren aziz ellerin
her gün bin kez öpülüyor Yüce Atatürk!...

Kullanıcı avatarı
baris_onsel
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 1936
Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
Konum: Adana

Mesajgönderen baris_onsel » Cmt Kas 11, 2006 12:27 pm

Sayın Silahsiz Kuvvet ve ozgur1905 arkadaşlarım,duyarlılığınız için sizlere teşekkür ediyorum...dün elektrikler kesik olduğundan ve okulum olduğundan giremedim foruma...ama şimdi bakıyorum ki sizler yorum yapmışsınız sadece...ne diyelim yine de var Ulu önder Atatürk'ü önemseyenler...Tekrar Teşekkür ederim... :gozyasi:

Kullanıcı avatarı
silahsız kuvvet
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 313
Kayıt: Çrş Haz 14, 2006 01:10 am
Konum: Selçuk'un yüreğinden

Mesajgönderen silahsız kuvvet » Cmt Kas 11, 2006 18:13 pm

dün gece saat 12 gibi, tv.yi açıp kanalları gezerken tesadüfen "cevizkabuğu"na
denk geldim, konu Atatürk'tü ve tam açtığım dakikalarda yukarıda değindiğim konuya
yaklaşıyordular. ama etrafında dolanıp, içine girmeden uzaklaştılar..

Kullanıcı avatarı
baris_onsel
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 1936
Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
Konum: Adana

Mesajgönderen baris_onsel » Cmt Kas 11, 2006 18:42 pm

silahsız kuvvet yazdı:dün gece saat 12 gibi, tv.yi açıp kanalları gezerken tesadüfen "cevizkabuğu"na
denk geldim, konu Atatürk'tü ve tam açtığım dakikalarda yukarıda değindiğim konuya
yaklaşıyordular. ama etrafında dolanıp, içine girmeden uzaklaştılar..


nedense böyle Türkiye'nin sorunlarına çözüm aranan proglamları hep geç saatlerde,çoğu kimsenin televizyon izlemediği,insanların hep "denk geldiğim" dedikleri zamanlarda gösterirler(ceviz kabuğu,Abbas güçlü ile genç bakış vs......)Allah Allah ne diyelim:
Ya nasip,Ya kısmet...