Iste Ulkemizin Basbakani...
Basbakandan protestocu ciftciye:"Lan terbiyesizlik yapma!"
"2 gündür mersinde bulunan basbakan Recep Tayyip Erdogan,bugün partisinin mersin merkez ilçe kongresine katildi.Erdogan,kongrenin yapildigi Edip Buran Spor Salonu'na geldiginde,Mersin'in merkeze bagli Kuyuluk Belediyesi'nde çiftçilik yapan Kemal Öncel'in protestosuyla karsilasti:
"Anamizi aglattiniz be,ask olsun size ask olsun...Tarim bakani anayasayi ihlal ediyor.Yetmedi mi?Öldük,bittik sayin basbakim...Hangi yüzle geldin buraya?" diye bagiran çiftçi,korumalar tarafindan engellenip,uzaklastirilmak istendi.Çiftçi,sol kolunun ameliyatli oldugunu söyleyerek,kendini engelleyen korumalara bagirdi.Basbakan Erdogan,korumalara ve polislere:"Birakin yanima gelsin.Derdini bana anlatisin" diye engel oldu.Önce üzeri arananirken,"Bende bise yok.Rahat olun." dedikten sonra,yanina gittigi Erdogan'a "Devletimin Basbakani" diye hitap etti.
Tartismali konusma daha sonra çiftçiyle basbakan arasinda su konusma geçti:
BASBAKAN:Böyle bagirilmaz ki,terbiyesizlik yapma!
KEMAL ÖNCEL:Terbiyesizlik yapmiyorum.Lütfen bana hakaret etmeyin.
BASBAKAN:Artistlik yapma!
KEMAL ÖNCEL:Artistlik yapmiyorum.ben sanatçi degilim.
BASBAKAN:Iyi bir sanatçisin.
KEMAL ÖNCEL:Zatialiniz.
KEMAL ÖNCEL:Tarim bakanimizin anayasayi ihlal ettigini biliyor muydunuz?
BASBAKAN:LAN TERBIYESIZLIK YAPMA!
KEMAL ÖNCEL:Lan mi?
BASBAKAN:Evet
KEMAL ÖNCEL:Lan mi?Canin sagolsun...
BASBAKAN:Su anda çiftöçiye ne verildiginin farkinda misin?
KEMAL ÖNCEL:Ne zaman?
BASBAKAN:Simdi.
KEMAL ÖNCEL:Benim mahsulum öldükten sonra mi?2 senedir anamiz agliyor...
BASBAKAN:HADI ANANIDA AL GIT...!
Çitftçi Öncel,Basbakan'in bu sözlerinden sonra korumalarin da kendisini uzaklastirmasi üzerine "uya muhtac oldujk.Lan diye hitap etme be." diye söylenerek ayrildi...
VE ARADAKI FARK
ATATÜRK:MILLETIN EFENDISI DEDIGI ÇIFTÇI ILE ...
"GEL NURI YARDIM ET BANA...KACALIM KOSKTEN..."onun bu icten istegine karsi cikmak,buyuk haksizlik olacakti."Tamam , sen plani hazirla,ben uygulamasini yaparim."
Atatürk ve Nuri Conker,birbirinin hazirladigi ötekinin uyguladigi plan sonunda Florya Köskü'nün tüm nöbetçilerini atlattilar ve köskten kactilar.Altlarinda,Nuri Conker'in bir arkadasinin arabasi vardi.Eylül sonu aksami sonbaharin tadini çikararak,Çekmece'ye dogtru gidiyorlardi.Birden Atatürk'ün gözleri aksam günesi altinda çift süren bir köylüye takildi.Yasli bir adamdi bu.Sapanin sapina iyice yapismis,topraklari yavas yavas deviriyordu.Fakat çiftçinin bir yaninda öküz,bir yaninda merkep vardi.Esit güclerle cekilmedigi icin sapan yalpa yapiyordu.Atatürk soföre dutmasini söyledi.Indiler.Köylüye seslendi:"Kolay gelsin aga!... ".Köylü bu sese basini cevirmeden karsilik verdii:
"Kolay gelsin."
ATATURK:Isler nasil aga?Bu yil mahsülden yüzünüz güldü mü?"
Köylü isteksiz konustu:"Tanrinin gücüne gitmesin bey,bu yil yufkaydi mahsül.Kabahatin açigi bizde,açigi yukarda.Biz geç davrandik,yukarisida rahmeti esirgedi."
ATATÜRK:"Bakiyorum,sabanin bir yaninda öküz,dir yaninda merkep kosulu.Öküzün yok mu senin?"
KÖYLÜ:"Var olmasina vardi ya,hidrellezde vergi memurlari sattiler."
ATATÜRK:"Hiç vergi memurlari köylünün üretim aracini satar mi?Olmaz böyle sey,muhtara sikayet etseydin..."
Köylü güldü:"Muhtar basinda degil miydi memurun,a bey?"
Atatürk duyduklarini dislerinin arasinda ezerek konustu:"Kaymakama gitseydin."
Köylü iyice güldü:"Sen de benle gönül mü eyleyon beyim?" dedi
Atatürk konusmayi sürdürdü:"E peki,Istanbul suracikta geleydin valiye anlataydin derdini...Onun isi bu degil mi?"
Köylü Atatürk'ün safliginia inanmis iyiden iyine gülüyordu.Konusmanin tadini cikardigi için keyiflenmisti de biraz.Kesitirip atti:"Birak su sagiri allasen,biz onu buralardan gelip geçtigini çok gördük.Yakasina yapissak acep derdimizi duyurabilir miyiz?
Atatürk sordu:"Adin ne senin aga?"
KÖYLÜ:"Halil...Köylük yerde sorsan Halil Aga derler..."
ATATÜRK:"Demek varkliklisin?...Aga dediklerine göre."
KÖYLÜ:"Azicik çiftimiz-çubugumuz var diye adimiz aga'ya çikmis."
ATATÜRK:"Peki Halil Aga, bu senin isin beni bayagi meraklandirdi.Benim bildigime göre,çiftçinin üretim araci elinden alinmaz.Sen aldilar diyorsun.Hadi kaymakama söyle,vali böyle diyelim;e peki bir basvekil Ismet Pasa var bilir misin?"
KÖYLÜ:"Bilmez olur muyum,beyim?"
ATATÜRK:"Tamam öyleyse,hemen her hafta Istanbul'a geliyor.Florya Köskü'ne iniyor.Bir gün kapida bekleseydin de derdini dökseydin ona...Herhalde çaresini bulurdu."
KÖYLÜ:"Sen benim konusmamdan hoslastin,gönül eyliyorsun.Ama bak simci,tutalim gittim vardim,beni o kapiya koymazlar ya...Tutalim ki kodular,koskoca Ismet Pasa'mizi göstertmezler ya.Tut ki gösterdiler ya ona nasil yanacagim hele;o sagirin sagiri!Heç isitmez beni!..."
Nuri Conker lafa karismak istedi,Atatürk bir hareketiyle onu durdurdu.
ATATÜRK:"E peki,bakalim bu dedigime ne bulacaksin?"dedi."Atatürk koca yaz suracikta oturup duruyordu.Gitseydin,ciksaydin önüne,anlatsaydin halini.O da seni yüzüstü birakacak degildi ya!.."
KÖYLÜ:"Sen ne diyorsun bey?" dedi."Mustafa Kemal Pasa Atatürk'ümüzün yüzünü görmek için peygamber gücü gerek...Hem tut ki gördük.Yiyip içmekten ,isinden gücüncen basini kaldirip bizim öküzün arkasindan mi seyirecek?..
Halil Aga,sigarasinin son nefesini cigerlerine doldururken,Atatürk'ten yeni aldigi sigarayi da kulaginin arkasina yerlestiriyor,çiftinin basina gitmeye hazirlaniyordu.Konusacak bise kalmamisti.Atatürk köylünün omzuna elini koyarak,"Senden hoslandim Halil Aga" dedi."Bir gün köyüne gelir,bir ayranini içerim.Açik yürekli bir vatandassin.Ama yine de sana söylüyorum,hakkini kimsede birakma ara!..."
Döndüler arabaya bindiler.Halil aga onlari ugurladi."meraklanmayin beyim evelallah hheç kimse bizim hakkimiza el degdiremez.Fakat bu devleti babaya borçtur.ödenmesi gerek"..otomobil hareket etti.Atatürk'ün cani SIKILMISTI."bir utgun yerden dönelim,tadi kaçti bu ,isin." dedi.dönüs yolunda Atatürk konusmuyor,sigara üstüne sigara yakiyordu.Yüzünde ince bir keder vardi."Yahu çocuk ,su Halil aganin vergi borcundan öküzünü satmisiz,merkeple çift sürüyor,hala da devlet baba diyor.ne mübarek millet bu millet!..."
Köske döndüklerinde emretti:"Simdi.Istanbulda ne kadar bakan,milletvekili varsa hepsini telefonla bulacaksin!..Bu aksam kendilerini yemege bekliyorum.Ayrica Vali Muhittin Ustündag ve Ismet Pasa'yi bul,onlara da haber ver."
Yaver odadan cikti...Atatürk Nuri Conker'e döndü:"Simdi sen de arabayla cikip Halil Agayi gideceksin.Ona benim kim oldugumu söyleme.Tüccaar,zengin bir adam filan dersin.'seni sevdi,sana öküz aliverecek' diye biseyler söyle,kandir.Kuskulandirmadan al getir buraya."
O aksam Atatürk'ün sofrasinda Basbakan Ismet Inonü,bakanlar,milletvekilleri ve Istabbul Vali'si Muhittin Ustundag'dan olusan 25 konuk vardi.Atatürk,"Bu aksam soframiza efendimiz gelecek." dedi."Kendisine nasil davranacaginizi çok merak ediyorum."
Bir süre sonra içeri basyaver girdi ve Atatürk'ün kulagina bir seyler söyledi.Atatürk,"buyursun!" dedi..Basyaver kapiyi acip da Halil aga,gündüz konustugu beyin sofranin basinda oturdugunu,yani basinda Ismet Pasa'nin yer aldigini görünce,saskinliktan dona kaldi.Arkasindan tüm konuklar ayaga kalkt1lar.Atatürk son konugunu,"Hos geldin Halil Aga."diye karsiladiktan sonra kendisini sofradaki konuklarina tanitti:
"Iste bekledigimiz,efendimiz."dedi.Nuri Conker,Halil Aga'yi Atatürk'ün sag basina oturttu,kendisi de yanindaki sandalyeye geçti.Atatürk,sofradakilere,o gün köskten conker'le birlikte nasil kaçtigini,Halil Aga'yi bir yaninda öküz,bir yaninda merkeple nasil çift sürerken gördügünü,sigara yakmak bahanesiyle nasil kendisi ile konustugunu ayrintili bir sekilde anlattiktan sonra söyle dedi:"Simdi gerisini Halil Aga ile birlikte yaninizda tekrarlayacagiz.Ben bastan soracagim,Halil Aga'da orada bana söylediklerini oldugu gibi tekrarlayacak."Halil Aga'ya döndü:"Bak beri,Halil Aga"dedi."Sen bu aksam benim basmisafirimsin.Senin açik sözlülügünü pek çok begendigimi bugün söyledim.Konusmamizdan sonra sana hiç bir zarar gelmeyecek.Öküzünü de ben alacagim.Ama simdi ben tarlada sorduklarimi bastan soracagim,sende orada söylediklerini aynen tekrarlayacaksin.Iste soruyorum:Bakiyorum sapanin bir yaninda öküz,bir yaninda merkep kosulu.Öküzün yok mu senin?"Halil Aga dudaklari titreyerek Atatürk'ün ayagina kapanacak oldu.Atatürk önledi:"yoo,bak böyle sey ,istemem.Soruyorum cevap ver."Soru-cevap valiye aynen tekrarlandi,Sofradakiler,soluk almadan konusmayi izliyiyorlardi.Urkütücü sorulara gelmisti sira.Atatürk sordu:"Peki Istanbul suracikta,gideydin valiye,anlataydin derdini,onun isi bu degil mi?"Vali Muhittin Ustundag,Halil Aga'nin ancak 2 metre ötesinden kendisine bakiyordu.Nasil desin?
Ter basmisti iyice,isi savusturmasinin yoluna kaçti:"Vali pasamizi görüp dururuz buralarda.Etegine düssek derdimizi duyuraabilir miyiz ki..."Atatürk:"Olmadi bu halil aga...Bana dedigin gibi,dosdogru."Halin aga:"Böyle demedik mi beyim?".Atatürk:"Ya,ben mi yanlis anladim?..Dur soralim bakalim Nuri'ye.Nuri,böyle mi ded,i bize Halil Aga?"Nuri conker karsilik verdi:"Hayir Pasam!..".Atatürk:"Gördün mü?..Demek aklinad yanlis kalmis.Hani bir sey dediydin sen,vali neden duymazmis?..Aynen bana söyledigin gibi söyle."Halil Aga kekeleyerek konustu:"Köylük yerde bizim dilimiz sagir demeye alismistir,pasam."dedi.Atatürk gülmeye basladi:"Diplomatsin ki,yaman diplomatsin,halil aga...Ama simdi diplomatlik sirasi degil,dogruyu konusacagiz.Söyle bana,orada dedigin gibi..."Halil aga gözünü yumup,basini yere egdi:"sasirmistim,agzimdan yanlislikla 'birak bu sagiri' diye bir laf kaçirmisim...".Sofrada gülüsmeler baslamisti.Atatürk:"E hadi buna da oldu diyelim.Geçelim gerisine:"E peki bir Ismket Pasa var bilir misin?".Halil Aga,Ismet Pasa'nin yüzüje bakti ve gözlerini yere indirdi:"Sanli Imet Pasa'miz bilinmez olur mu hiç?O bugüne bugün..."Atatürk Halil Aga'yi durdurdu,"Birak simdi övgüleri."dedi."Ben lafin gerisini getireyim:Tamam öyleyse,her hafta Istanbul'a geliyor,Florya Köskü'ne iniyor,kösk de suracikta.Bir gün kapida bekleseydin de derdini dökseydin ona.Herhalde bir çaresini bulurdu."
Halil Aga yine kaçamak bir yanit verdi:"Kapiya komazlar bizi,koysalarda sanli pasamiza öküzümüzü mü yanacagiz?"
Atatürk'ün sesi iyice sertlesti:"Beni ugrastirma Halil Aga."dedi."Erkek adsam sözünü yalamaz.Ne dediysen,tipkisini tekrarlayacaksin!.."
Halil Aga ürktü,toparlandi.Basini yine yere gömüp konustu:"Sanli pasamiza sagir dedikti ya..."
Atatürk:"Yalniz sagir degil,'sagirin sagiri' degil miydi?"
Halil Aga basini yere dik aciyla salladi:"Öyle dedikti pasam,dogrusun!.."diyebildi.
Atatürk,Ismet pasa konusunda daha fazla israr etmedi,sözü kendine getirdi:"Son soruyu sorayim simdi."dedi."Bunun karsiligini ver,öküzünü al,git."
"Koca yaz suracikta Atatürk oturmuyor mu?Gitseydin,ciksaydin önüne,anlatsaydin halini.O da seni yüzüstü birakacak degildi ya?"
"Hiç birakir mi aslan pasam benim!..erip erisir de tarlama dek gelir,halimi dinler."
"Birakin bunlari Halil Aga,dedigini tekrarla."
Halil Aga birden diklendi.Herseyi göze almis insanlarin yigitligi içinde dogruldu.Atatürk'ün gözlerinin içine bakarak konustu,
"Iste bunu demem pasam" dedi."Agzima ates doldur,iste bunu demem."
Atatürk gülmeye basladi:"Zorlatacak bizi bu Halil Aga,laf anlamiyor."dedi."Mustafa Kemal Pasa Atatürk'ümüzün yüzünü görmek için,peygamber gücü gerek demistin,yanilmiyorsam.'Görsem de isinden gücünden,yiyip içmekten basini kaldiracak da bizim öküzün arkasindan mi segirtecek' demistin." Halil Aga 'nin gözlerinden yaslar inmeye basladi.Tam kesilmis,duruyordu.Atatürk konusmasini içtenlikle sürdürdü,
" 'Atatürk de isi içkiye vurmus,sarhosun biri' demeye getirdin ya fazla üstelemeyeyim."dedi
"Simdi bak beni dinle Halil Aga...Seni su ana kadar üzmemin sebebi,sunu anlatmak içindi:Su gördügün alti bay hükümet...Yani,b,r, basbakan,ötekiler de bakan!Memlekete göz kulak olacak,isleri evirip çevirecekler diye bu makama getirilmisler.Bir kanun gerekti mi,bu baylar hemen sivanirlar,Isviçre'den mi olur,Italya'dan mi olur,Fransa'dan mi,velhasil neredense,bir kanun bulustururlar,Türkçe'ye çevirtirler,sonra basip imzaya gönderirler Büyük Millet meclisi'ne...Bu Millet Meclisi dedigim,su alt bastan senin yanina kadar olan beyler.Kanun bunlara gelir.Bunlar da 'hükümet elbette incelemis,gerekeni düsünmütür,benim ayrica zorlamama gerek yok' derler ve kaldirirlar parmaklarini,olur sana bir kanun!..Ama sonra bir vergi memuru gelir,vergi borcundan Halil Aga'nin öküzünü çeker,satar...Halil Aga da tarlasini bir yandan merkep,bir yadnda öküz,irgalana irgalana sürmeye çalisir.Ama üretim düsermis,ekim zorlasirmis,kimin umrunda...Sonra ben bunlari görürüm,içim kan aglar,isitirim,tasalanirim ! E,haçka söyle bakalim simdi Halil Aga...Sen benim yerimde olsan,efrak dagitmak için ,bu beylerle konusmak için içmez misin?Ama sonra da Halil Aga tutar,'sarhos' der..."
Halil Aga'nin dili çözülmüstü:"Öyle diyen yok Hâsâ!..Dinden çikmak gibidir...Buldun mu bunu,hacisi da içer,hocasi da içer.."
Atatürk sordu:"Peki sen de içer misin?"
"Hiç bulunur da içilmez olur mu pasam?..Içeriz ki ,tipki serbet gibi!.."
Atatürk hizmet edenlere isaret ett,kadehleri doldurttu.Kendi kadehini Halil Aga'ya uzatti:"Hadi bakalim Halil Aga"dedi."Sagligina içelim."
Halil Aga,"Koca Allah, benim ömrümden de sana pay düsürsün pasam,saglik düsürsün."dedikten sonra Halil Aga,edeple basini kenara çevirdi,eline verine kadehi bir yudumda bosaltiverdi.Yüzü kizarmis,gözleri parliyordu.Ellerini dizlerinin üzerine koyarak Atatürk'e döndü,
"Yunan'i denize döktün pasam,bayragimizi basucumuza diktin.Benim gibi bir köylü parcasini sorfana alip içirdin,sana duaya bile dilim dönmez ki...Nideyim ben simdi?Birak ki oh pasam,ayagini opem..."
Halil Aga Atatürk'ün ayagini öpmek için davraninca,Atatürk onu sIKICA tuttu ve bu hareketi yapmasini önledi.Halil Aga bu kez Atatürk'ün ellerine sarildi,ellerini öpmeye basladi:"Bayragimiz gibi sende basimizdan eksik olma insallah!Sana her kim düsman ise,onun yeri senin ayaginin alti olsun!..gayri bana ,izin koca pasam!.."
Atatürk:"Yemek yemedin!.."
Halil Aga,"Yemek kolay...Meraklanir cocuklar,ben köyüme döneyim."
Atatürk,Nuri Conker'e isaret etti.Conker kalkip Halil Aga'nin yanina geldi,kalkti Halil Aga,önce Atatürk'ü,sonra sofradakileri selamlayip kapiya dogru edeple geri geri çekildi.Kapi kapandigi zaman Atatürk sofradaki öteki konuklarina döndü,
"Efendimizin halini gördünüz mü beyler?."dedi."Devlet size böyle davransa,siz ne yaparsiniz?Mübarek millet bu,adam millet bu...Simdi bu adam millet karsisinda 'adam olmak' ,bize düsüyor!.."
Sofrada kesin bir sessizlikvardi.Kimse gözlerini Atatürk'ten ayiramiyordu:"Halil Aga'nin öküzünü satip,üretimini aksatan kanunu ya biz yaptik ya da bizim yaptigimiz kanun yanlis yorumlanarak Halil Aga'nin öküzünü satiyor.Ikiside bence birbirinden farksiz...Böyle bir kanun yaptiksa, memleket çikarlarina ayrkiridir.Nasil yapariz,nasil yapmisiz bunu?Eger yaptigimiz kanun dogru da ,yorumlanmasi yanlis oluyorsa,o zaman soramak lazim.Hükümet nasil bir yönetim içindedir?Sonra unutmayin ki,olay Istanbul'da geçiyor.Bunun Van'i var,Bitlis'i var,kiyi bucak ilçesi var;acaba oralarda neler oluyor?Bu çark iyi dönmüyor beyefendiler!.."
Kaynak:Atatürk'ün Sofarsi
(Ismet Bozdag)
!!!!!!!ADAM GIBI ADAM RECEP TAYYIP ERDOGAN!!!!!!!!!!!!!!
Artik alakayi siz kurun....
Not:Bu yazida hedef olarak sadece Basbakanimizi alinmadi.Sitemim O ve onun gibi davranan üst tarafimizadir.(davranistan kastim,Kemal Öncel'le yasadigi diyalogtur.)
Atatürk ve Ülkemizin Başbakanı
Moderatörler: barışhayranı, Mod
- baris_onsel
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1936
- Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
- Konum: Adana
- baris_onsel
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1936
- Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
- Konum: Adana
. . ..
merhaba arkadaşlar.bayram tatilinden döndüm ve herkesin bayramını bir kez daha tebrik ederim...konunun kilitlendiğini gördüm...ortalik biraz karışmış gibi...anladıım kadarıyla ortalığın karışmasının nedeni benim yazdıım konu değil de ,bazı arkadaşların anlaşamaması galiba....isim saymayacam tabii.ama şunu söylemeliyim ki yazdıım konuda ben akp hükümetini falan hedef almadım bu biir...2.si yazıdan da anlaşılacağı gibi bu yazı bir başbakanın ya da bir liderin tamamen nasıl davranacağını anlatmıyor bu ikii...3.sü ben sadece başbakan Tayyip Erdoğan'ın bir anlık sinirlerine hakim olamayıp,bir vatandaşa nasıl hitap ettiğini anlattım.Ayrıca Atatürk'ten bir örnek verip,o anda nasıl davranılacağı konusunda gerçek ve bir o kadarda düşündürücü bir örnekle açıkladım.eminim bir çok kişi Atatürk örneğini okuyunca;acaba ben olsam,benim hakkımda böyle konusan birine nasıl davranırdım diye düşünmüştür.ben düşündüm açıkcası.ve Atatürk'ün bu konuyu nasıl zekiice çözüme kavışturduğu da takdire şaayan bir davranıştır...
arkadaşlar, son söyleyeceklerim bu konu hiç bir siyasi parti eleştirisi yapmayıp,bir insanın şartlar uygun değilse nasıl davranacağını birt örnekle çok da güzel açıklayan bir konu oldugunu söylemektir.burda ben A kişisini savunuyorum ,o da B kişisini savunuyor olayı değildir kesinlikle.Hepimiz arkadaşız hatta kardeşiz öyle değil mi?öyleyse görüş ve fikirlerimize de saygılı olmak en doğal davranışımız olmalıdır.
kendinize çok iyi bakın arkadaşlar...
arkadaşlar, son söyleyeceklerim bu konu hiç bir siyasi parti eleştirisi yapmayıp,bir insanın şartlar uygun değilse nasıl davranacağını birt örnekle çok da güzel açıklayan bir konu oldugunu söylemektir.burda ben A kişisini savunuyorum ,o da B kişisini savunuyor olayı değildir kesinlikle.Hepimiz arkadaşız hatta kardeşiz öyle değil mi?öyleyse görüş ve fikirlerimize de saygılı olmak en doğal davranışımız olmalıdır.
kendinize çok iyi bakın arkadaşlar...
- baris_onsel
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1936
- Kayıt: Cum Ara 23, 2005 14:36 pm
- Konum: Adana
. . .
peki arkadaşım...sözüm sana değil kesinlikle ama gerçekler ,gerçekten acı ooluyormuş şimdi anladım...pekhala herkese kolay gelsin efenim 
- sameth
- Profesyonel

- Mesajlar: 968
- Kayıt: Çrş Tem 13, 2005 14:14 pm
- Konum: gesi bağları KAYSERİ
- İletişim:
baris_onsel yazdı:peki arkadaşım...sözüm sana değil kesinlikle ama gerçekler ,gerçekten acı ooluyormuş şimdi anladım...pekhala herkese kolay gelsin efenim
şimdi kareşim ben başbakanımı severim ve onu boyle küçük düşürecek şeylere karşıyım farkındamısın onu burda bir provakatör yüzünden suçluyoruz yapmayalım gerçekler acıdır ama bu şekildeki olaylar bazı provakatörlerin oyununa gelmektir atamızın ve şimdiki başbakanımızın yeri ayrıdır gönlümde kıyaslayamam
artık yokum sağlıcakla kalın
- kadir 2023
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 1135
- Kayıt: Cmt Haz 18, 2005 19:13 pm
- Konum: 2023ün ılık bir ekim sabahından
devleti hortumlasa yada hortumlayanlara göz yumsa böyle olmazdı değilmi...
peki o çiftçinin daha öncede aynı şeyleri yaptığı bir şovmen olduğunu biliyormusun.. daa fazla konuşmayım neyse....
....MOD ARKADAŞLAR BU TOPİĞİ KİLİTLEYİP ŞU HERİFE UYARI CEZASI VERİRSENİZ İYİ OLACAK...
peki o çiftçinin daha öncede aynı şeyleri yaptığı bir şovmen olduğunu biliyormusun.. daa fazla konuşmayım neyse....
....MOD ARKADAŞLAR BU TOPİĞİ KİLİTLEYİP ŞU HERİFE UYARI CEZASI VERİRSENİZ İYİ OLACAK...
YA NASİP.....
YA KISMET.....
YA KISMET.....