Yakupca yazdı:
ATAMIZIN bir başka sözünü aklıma getirdi bu:
"Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle
öleceğim. Türk Birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben
görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk
Birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk
Birliğiyle açacaktır. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. TÜRK' ün
varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne
demek, o zaman görülecek."
Mustafa Kemal ATATÜRK
"
KONUMUZ ATATÜRK, Türklük ve kitap. Antalya Türk Eğitim-Sen Bölge
Başkanı Bünyamin Seçme'nin konuğuyum. Çalışkan, becerikli ve bilinçli
başkana selam...
Kumluca, Elmalı, Manavgat ve Antalya merkezde seçkin topluluklara ATA'yı
anlatmanın sevincini yaşıyorum, kıvanıyorum...
Dört bine yakın kitabı okuyan ve hem de doğru dürüst okuyan bir
ATATÜRK... Ata'yı bir de böyle tanımalı, diyorum.
TÜRK'E AŞK, İNSAN SEVGİSİ ve BİLİMİN YOL GÖSTERİCİLİĞİNE İNANÇ... İşte
Atatürk...
Türk Eğitim-Sen ve Kamu-Sen'in seçkin yöneticilerine sağolunuz, varolunuz,
diyorum.
Antalya'da emekli öğretmen Mehmet Köylüoğlu'nu dinleyiciler arasında
görüyorum. Milli Eğitim Müdürlüğü'ne 2 bin kitap bağışlamış... Varolsun...
Başarmak İçin Yola Çıkanlar Asla Yorulmazlar adıyla yeni bir kitap
yayınlamış. Okul şiirleri diyor. İstiklal Marşı ile başlamış.
KORKMA! diyor.
Sonra Fazıl Hüsnü Dağlarca'dan bir şiir:
Mustafa Kemallerce
Atılıyorduk kafire,
Hepimizin bir yanı hilal gibi.
Bir göz vardı üstümüzde göklerden,
Mustafa Kemal gibi!
--------------------------------------------------------------------------------
Savaşırken yaşamak,
Anam sütü kadar helal gibi,
Ölüm hem büyüktü, hem kolaydı,
Mustafa Kemal gibi!
--------------------------------------------------------------------------------
Atılıyorduk bir devre,
Tarihlerden süzülmüş bir hal gibi;
Hepimiz, hepimiz,
Mustafa Kemal gibi!
Antalya'dan sonra Konya'dayız. Selçuk Üniversitesi'nin TÜRKÇE TOPLULUĞU'nun
pırıl pırıl gençleri... Onları görünce yolda önümüzde giden kamyonun
arkasındaki yazının karamsar etkisinden kurtuluyorum. Baba Refik demiş:
Aslanların terk ettiği vadiyi çakallar kapladı.
Aslanlar, çakallar
HAYIR! Aslanlar vadiyi terk etmeyecek... Atatürk'ün yolunun ışıklı yolcuları
yollarından sapmayacak. Bu yurt çakallara kalmayacak...
84. sayısına ulaşmış Türkiye Günlüğü dergisinde Prof. Dr. Yalçın Koç'un çok
güzel bir yazısını okuyorum:
-
Aşk olsun Anadolu'daki Maya'ya, aşk olsun Anadolu'yu mayalayanlara, aşk
olsun ve de selam olsun Anadolu'da mayalananlara, aşk olsun ve de selam olsun
Anadolu için can pazarına çıkanlara ve can verenlere ve vereceklere...
Böyle diyerek belirtmiş Anadolu'yu... Aşk olsun!
Korkma!
EREĞLİ'de Yeni Dünya Düzeni ve Türklüğü konuştuk... Türk Ocağı Başkanı
Neşet Peker işini iyi yapıyor.
Kimse korkmasın... Anadolu'daki maya çok sağlam...
TRT- INT her Cumartesi saat 15.30'da yarım saat ATATÜRK'ün bir yönünü
anlatmak çabası içinde.. Görüyorum ki Anadolu bu yayını izliyor.
ATATÜRK'ÜN OKUDUĞU KİTAPLAR adlı 24 ciltlik yayının 10. cildinde bir
kitapta ATA'nın ilgisini anlatıyorum...
Halk Edebiyatı Antolojisi... Ümmi Sinan adlı şairin bir şiirinde dördüncü mısra
çıkmamış:
--------------------------------------------------------------------------------
Bir pınarın başına
Bir destiyi koysalar
Kırk yıl onda durursa
......................
Ata kalemi almış eklemiş...
Suyla dolası değil...
--------------------------------------------------------------------------------
Ümmi Sinan, Elmalı'da yaşamış ve türbesi orada... Elmalılar'ı bu durum bir
başka türlü etkiliyor.
Diyorum ki TÜRKİYE, ATA'sını seviyor. ATA ile ilgili konuşmalar ilgi görüyor
ve sonunda TÜRK OLMAK şiiri okunup NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE denilince
bütün dinleyenler ayağa fırlıyor ve bu söz ayakta alkışlanıyor.
KORKMA!" ...[Namık Kemal Zeybek]