KENDİ DEĞERLERİMİZ!...

Seviyeyi düşürmemek ve bölünmelere yol açabilecek siyasi, dini, spor/futbol konularının konuşulmaması kaydıyla, her türlü konunun konuşulabileceği serbest forumumuz.

Moderatörler: barışhayranı, Mod

KarAVAtaN
İHRAÇ EDİLMİŞTİR
Mesajlar: 45
Kayıt: Cmt Mar 18, 2006 14:34 pm
Konum: KarAVAtaN'dan

Mesajgönderen KarAVAtaN » Çrş May 17, 2006 23:15 pm

KarAVAtaN yazdı:"Türkiye ve ABD barış için evlatlarını feda ediyor!


Son 50 yıldır dünya barışını korumak için en çok Amerikalılar kendi
çocuklarını feda etti. Onlardan sonra çocuğunu barış için feda eden ülke
biziz. Böyle köklü bir ortaklık var."[Dış İşleri Bakanı]

:!: :!: :!:


Bir garip olduk!

Dışişleri Bakanın açıklaması daha yeni yankı buluyor.
"Dünya barışı için son 50 yılda, en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda
etmiştir." Bakanımız da, Başbakanımız gibi gençliğinde sevmezdi
Amerika'yı.
Şimdi ince detaylar üretiyor.
Amerikalılar bile kendi iktidarlarından ve politikalarından utanıyor da,
bakanımız, dünya barışına kendi çocuklarını feda eden Amerika
gerçeğiyle, gözlerimizi yaşartıyor. Helal olsun.
Iraklı masum çocukları acımasızca öldürmenin dünya barışına hizmet
olduğunu bizlere öğreten bir Dışişleri Bakanımız var...[Hakkı Yalçın - Takvim]
KENDİ İSTEĞİ ÜZERİNE İHRAÇ EDİLEN ÜYE

Mod
Moderator
Moderator
Mesajlar: 318
Kayıt: Sal Mar 25, 2003 20:18 pm
İletişim:

Mesajgönderen Mod » Prş May 18, 2006 00:01 am

Sayın Üyelerimiz,

Lütfen siyasi tartışmalar yaratabilecek konulardan uzak duralım.

Saygılarımızla...
BARIŞ MANÇO MIX WEB TEAM
BARIŞ MANÇO MIX WEB TEAM

Kullanıcı avatarı
kadir 2023
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 1135
Kayıt: Cmt Haz 18, 2005 19:13 pm
Konum: 2023ün ılık bir ekim sabahından

Mesajgönderen kadir 2023 » Prş May 18, 2006 00:10 am

Mod yazdı:Sayın Üyelerimiz,

Lütfen siyasi tartışmalar yaratabilecek konulardan uzak duralım.

Saygılarımızla...
BARIŞ MANÇO MIX WEB TEAM
böyle giderse MOD 1000 msj gececek ve rekortmen üye olacak.... :D şaka şaka....
üye sayısı artıkça moda fazla iş düşüyor...kolay gelsin deyim.... :)
amerikaya bi kaç bişey dicektim ama neyse MOD un hatırı var.....
YA NASİP.....
YA KISMET.....

Kullanıcı avatarı
Yakupca
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 933
Kayıt: Cum Oca 06, 2006 14:37 pm
Konum: TR Sakarya

Mesajgönderen Yakupca » Prş May 18, 2006 11:56 am

kadir 2023 yazdı:böyle giderse MOD 1000 msj gececek ve rekortmen üye olacak.... :D şaka şaka....
üye sayısı artıkça moda fazla iş düşüyor...kolay gelsin deyim.... :)
amerikaya bi kaç bişey dicektim ama neyse MOD un hatırı var.....


:) :) güzel espri :) :)
İlle de Barış !!! O'nun kadar bize bizi anlatan olmadı hiç !
Sus ve Dinle!...
Resim

KarAVAtaN
İHRAÇ EDİLMİŞTİR
Mesajlar: 45
Kayıt: Cmt Mar 18, 2006 14:34 pm
Konum: KarAVAtaN'dan

Mesajgönderen KarAVAtaN » Pzt May 22, 2006 15:33 pm

En son KarAVAtaN tarafından Çrş May 24, 2006 13:59 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
KENDİ İSTEĞİ ÜZERİNE İHRAÇ EDİLEN ÜYE

Kullanıcı avatarı
mxdönence
Profesyonel
Profesyonel
Mesajlar: 373
Kayıt: Çrş Nis 19, 2006 12:55 pm
Konum: NeoLa Kapadokya
İletişim:

Mesajgönderen mxdönence » Çrş May 24, 2006 13:51 pm

YURTTA SULH CİHANDA SULH :alkis:

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE :)

Kullanıcı avatarı
Yakupca
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 933
Kayıt: Cum Oca 06, 2006 14:37 pm
Konum: TR Sakarya

Mesajgönderen Yakupca » Çrş May 24, 2006 15:27 pm

KarAVAtaN yazdı:http://www.yenicaggazetesi.com.tr/newsdetail.asp?NewsID=1420

http://www.tercuman.com/v1/yazaryazi.as ... ziid=19469

yeniçağ'ın haberinin altındaki bir vatandaşın yorumu dikkatimi çekti:

Hayır kardeşim artık bir referanduma gitmenin zamanı geldi.
Acaba bu Yüce Millet AB'ye girmek istiyor mu?Yasalar çıkartılıyor, tavizler
veriliyor.Yetmez deniliyor. Biz fare onlar kedi mi istedikleri gibi oynuyorlar.
HERKESE SESLENİYORUM:Ulu Önder ATATÜRK 29 Ekim 1930 tarihinde Türk
Ocağı salonunda Amerikalı bir gazeteciye şöyle demiştir: "Türkiye bir
maymun değildir.Hiçbir milleti taklit etmeyecektir.Türkiye, ne Amerikanlaşacak,
ne de batılılaşacaktır.O sadece
özleşecektir..."


ATAMIZIN bir başka sözünü aklıma getirdi bu:
"Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim.
Türk Birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile,
gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliğine inanıyorum,
onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk Birliğiyle açacaktır. Dünya
sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. TÜRK' ün varlığı bu köhne aleme yeni
ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek."
Mustafa Kemal ATATÜRK
En son Yakupca tarafından Cum May 26, 2006 19:20 pm tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
İlle de Barış !!! O'nun kadar bize bizi anlatan olmadı hiç !

Sus ve Dinle!...

Resim

KarAVAtaN
İHRAÇ EDİLMİŞTİR
Mesajlar: 45
Kayıt: Cmt Mar 18, 2006 14:34 pm
Konum: KarAVAtaN'dan

Mesajgönderen KarAVAtaN » Prş May 25, 2006 17:37 pm

Yakupca yazdı:
ATAMIZIN bir başka sözünü aklıma getirdi bu:
"Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle
öleceğim. Türk Birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben
görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk
Birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk
Birliğiyle açacaktır. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. TÜRK' ün
varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne
demek, o zaman görülecek."
Mustafa Kemal ATATÜRK




Resim

" KONUMUZ ATATÜRK, Türklük ve kitap. Antalya Türk Eğitim-Sen Bölge
Başkanı Bünyamin Seçme'nin konuğuyum. Çalışkan, becerikli ve bilinçli
başkana selam...
Kumluca, Elmalı, Manavgat ve Antalya merkezde seçkin topluluklara ATA'yı
anlatmanın sevincini yaşıyorum, kıvanıyorum...
Dört bine yakın kitabı okuyan ve hem de doğru dürüst okuyan bir
ATATÜRK... Ata'yı bir de böyle tanımalı, diyorum.
TÜRK'E AŞK, İNSAN SEVGİSİ ve BİLİMİN YOL GÖSTERİCİLİĞİNE İNANÇ... İşte
Atatürk...
Türk Eğitim-Sen ve Kamu-Sen'in seçkin yöneticilerine sağolunuz, varolunuz,
diyorum.
Antalya'da emekli öğretmen Mehmet Köylüoğlu'nu dinleyiciler arasında
görüyorum. Milli Eğitim Müdürlüğü'ne 2 bin kitap bağışlamış... Varolsun...
Başarmak İçin Yola Çıkanlar Asla Yorulmazlar adıyla yeni bir kitap
yayınlamış. Okul şiirleri diyor. İstiklal Marşı ile başlamış. KORKMA! diyor.
Sonra Fazıl Hüsnü Dağlarca'dan bir şiir:

Mustafa Kemallerce
Atılıyorduk kafire,
Hepimizin bir yanı hilal gibi.
Bir göz vardı üstümüzde göklerden,
Mustafa Kemal gibi!

--------------------------------------------------------------------------------

Savaşırken yaşamak,
Anam sütü kadar helal gibi,
Ölüm hem büyüktü, hem kolaydı,
Mustafa Kemal gibi!

--------------------------------------------------------------------------------

Atılıyorduk bir devre,
Tarihlerden süzülmüş bir hal gibi;
Hepimiz, hepimiz,
Mustafa Kemal gibi!
Antalya'dan sonra Konya'dayız. Selçuk Üniversitesi'nin TÜRKÇE TOPLULUĞU'nun
pırıl pırıl gençleri... Onları görünce yolda önümüzde giden kamyonun
arkasındaki yazının karamsar etkisinden kurtuluyorum. Baba Refik demiş:
Aslanların terk ettiği vadiyi çakallar kapladı.
Aslanlar, çakallar
HAYIR! Aslanlar vadiyi terk etmeyecek... Atatürk'ün yolunun ışıklı yolcuları
yollarından sapmayacak. Bu yurt çakallara kalmayacak...
84. sayısına ulaşmış Türkiye Günlüğü dergisinde Prof. Dr. Yalçın Koç'un çok
güzel bir yazısını okuyorum:
- Aşk olsun Anadolu'daki Maya'ya, aşk olsun Anadolu'yu mayalayanlara, aşk
olsun ve de selam olsun Anadolu'da mayalananlara, aşk olsun ve de selam olsun
Anadolu için can pazarına çıkanlara ve can verenlere ve vereceklere...

Böyle diyerek belirtmiş Anadolu'yu... Aşk olsun!
Korkma!
EREĞLİ'de Yeni Dünya Düzeni ve Türklüğü konuştuk... Türk Ocağı Başkanı
Neşet Peker işini iyi yapıyor.
Kimse korkmasın... Anadolu'daki maya çok sağlam...
TRT- INT her Cumartesi saat 15.30'da yarım saat ATATÜRK'ün bir yönünü
anlatmak çabası içinde.. Görüyorum ki Anadolu bu yayını izliyor.
ATATÜRK'ÜN OKUDUĞU KİTAPLAR adlı 24 ciltlik yayının 10. cildinde bir
kitapta ATA'nın ilgisini anlatıyorum...
Halk Edebiyatı Antolojisi... Ümmi Sinan adlı şairin bir şiirinde dördüncü mısra
çıkmamış:
--------------------------------------------------------------------------------

Bir pınarın başına
Bir destiyi koysalar
Kırk yıl onda durursa

......................
Ata kalemi almış eklemiş...
Suyla dolası değil...
--------------------------------------------------------------------------------

Ümmi Sinan, Elmalı'da yaşamış ve türbesi orada... Elmalılar'ı bu durum bir
başka türlü etkiliyor.
Diyorum ki TÜRKİYE, ATA'sını seviyor. ATA ile ilgili konuşmalar ilgi görüyor
ve sonunda TÜRK OLMAK şiiri okunup NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE denilince
bütün dinleyenler ayağa fırlıyor ve bu söz ayakta alkışlanıyor.
KORKMA!" ...[Namık Kemal Zeybek]
KENDİ İSTEĞİ ÜZERİNE İHRAÇ EDİLEN ÜYE

KarAVAtaN
İHRAÇ EDİLMİŞTİR
Mesajlar: 45
Kayıt: Cmt Mar 18, 2006 14:34 pm
Konum: KarAVAtaN'dan

Mesajgönderen KarAVAtaN » Cum Haz 02, 2006 20:35 pm

"Sırtımızdaki Yükten Kurtulamazsak!..."

"TÜRKİYE Türkler'indir denmesinden rahatsızlık duyanların başımıza tebelleş
olduğundan yakındığımız dünkü Divan'da 'Türklüğü içlerine
sindiremeyenlerin, ne mutlu Türk'üm diyemeyenlerin ve Türk olmaktan
Allah'a sığındıklarını söyleyenlerin mill” meselelerde Türk'ün tepkisini
gösteremeyeceklerinden' bahsetmiştik.

Gösteremiyorlar.

Ege'nin kendilerine ait olduğunu ihtar etmek için bir Yunan savaş uçağı,
bizim F-16'mıza arkadan ve alttan çarptı, ağzını açan olmadı.
Hava Kuvvetleri Komutanlığı'mızın açıklamasından anlıyoruz ki; Ege
semalarında cereyan eden olay, bu kez itdalaşı değildir.
Ya nedir?
Resmen ve hukuken Türkiye'ye saldırıdır!
Çünkü Yunan Hava Kuvvetleri Komutanlığı, pilotlarına 'Türk uçaklarının
bunaltıcı şekilde takip edilip, baskı uygulanması için' emir vermiştir!
Yani 'gidin, savaşın!' demiştir.
Komutanından böyle bir emir alan pilot da bin kilometre hızla gelip bizim
uçağımıza çarpmıştır!
Olay budur.
Eğer Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı 'Yunan uçaklarının bunaltıcı bir
şekilde takip edilmesine ve baskı uygulanmasına' dair emir vermiş olsaydı
ve bu emir ortaya çıkarılsaydı Atina nasıl bir tepki gösterirdi biliyor musunuz?
Kıyamet koparırdı, kıyamet!
Bizim başımıza tebelleş olanlar sus - pus olmuşlardır!
Adamlar Türk'ün varlığını kabul etmiyorlar ki hakkını koruyabilsinler!
Bize saldırdığı için Ege'nin karanlık sularına gömülerek belasını bulan
Yunanlı pilot için başsağlığı mesajları bile yayınlandı, Türkiye'de!
İşte bu gaflet, dalalet ve hatta hıyanet sebebiyledir ki, Ege semalarında
cereyan eden çatışmadan bir-iki gün sonra, bir Yunan savaş gemisinin
refakatindeki Yunan sahil güvenlik botları Kardak Kayalıkları'nın etrafında
tur atmaya başlamışlardır.
Yunanistan'ın eski Başbakanlarından Kumuduros 'Türkiye ile olan ihtilafların
çözümlenmesi için sabırlı olmalı, uygun zamanı beklemelidir' diyordu.
Şimdi Yunanistan son hamleyi yapmak için uygun zamanı bekliyor. Eğer bu
fırsat ona verilirse Ege'nin yüzde 91.24'üne egemen olacaktır ki; bu
takdirde biz bu denizde kağıttan kayık bile yüzdüremeyiz!

Akropolis, Yunanlılar'ın şuur altını bakınız nasıl deşifre etmişti:

- Yunanistan'ın Ege karasularını 12 mile çıkarması halinde Türkler'in savaş
kararı alacağı şüphelidir. Hele Yunan Ordusu'nun silah gücünü artırdığı ve
vurucu silahlar satın aldığı şu sıralarda Yunanistan, Türkiye'nin her
aptallığına sert darbeler indirecek durumdadır. Türkiye'nin büyük gürültü
koparması halinde antlaşmaların artık geçerli olmadığını açığa vurabiliriz.
Eğer Türkiye Çanakkale'ye sahip olmak istiyorsa Ege'yi bize vermelidir. Aksi
halde Boğazlar üzerinde hak iddia edebiliriz...


Eder mi?

Daha bağımsızlığını kazanmadan, 1814'te ilan ettiği hedeflere ulaştığına
göre eder mi, eder.

Yunan tecavüzlerini bile anlayışla karşılarken, Türk askerini çete ilan etmek
için birbiriyle yarışanları sırtımızdan atamazsak, başımıza gelmeyecek
felaket yoktur bizim." [Necdet SEVİNÇ]
KENDİ İSTEĞİ ÜZERİNE İHRAÇ EDİLEN ÜYE

KarAVAtaN
İHRAÇ EDİLMİŞTİR
Mesajlar: 45
Kayıt: Cmt Mar 18, 2006 14:34 pm
Konum: KarAVAtaN'dan

Mesajgönderen KarAVAtaN » Pzr Haz 04, 2006 00:37 am

Yarın, Yamanlar Dağı'nda...

YARIN Pazar... Saat: 14.00'te Ozan Arif ve Esat Kabaklı Yamanlar
Dağı'nda... 'Büyük Türk Birliği Şenliği'nde...
Esat Kabaklı'yı her dinleyişimde, Türklüğün derin medeniyetinin
damarlarımda kaynadığını hissediyorum. Kabaklı çalıp söylediğinde yanında
olmasa da Ozan Arif de yanında gibi olur. Ondan mutlaka bir şeyler söyler.
Şimdi ikisi birlikte Seyhun ile Ceyhun gibi... Gelin, Yamanlar Dağı'na
inançlarımızı bileyelim...

--------------------------------------------------------------------------------

Türk'üz dedik, çekip çekip vurdunuz,
Bizi vurup bizden hesap sordunuz,
Ölümden öte köy mü kurdunuz,
Korkum yok, korkum yok, korkum yok sizden...

--------------------------------------------------------------------------------

Bugünlerde en büyük düşmanımızdır korku... 'Korkma' diye başlayan İstiklal
Marşımız'ın bu çağrısını yüreklerimizde duyarak biz de Ozan Arif gibi
haykırmalıyız... Bizi korkutup teslim almak isteyenlere karşı:
'Korkum yok, korkum yok, korkum yok sizden.'
Ozan Arif'i tanıyorsunuz
ELBETTE tanıyorsunuz... Ama hatırlatmakta ne zarar var... Karadeniz'in
fırtınaları gibi çetin bir dava adamıdır Ozan... Mesleği öğretmenlik... Şimdi
de öyle... Sazıyla ve sözüyle ve 'aşıkların sazlarındaki sözleriyle' bir büyük
öğretilikten başka nedir yaptığı...
Güzel sanatlara yeteneği, şiire ilgisi ve özellikle şairliğe olan kabiliyetinden
dolayı okul çağlarında şiir ve resim dallarında birincilikler ve ödüller almaya
başlayan Ozan Arif'in başarıları hayatının ileriki yıllarında yöre sınırlarını aşıp
Türkiye çapında da devam etti. Birçok şiir ve halk edebiyatı yarışmalarında
üstün başarı gösteren Ozan Arif'in Türk Halk Edebiyatı'nın şiir, atışma,
muamma, irticalen şiir söyleme, lebdeğmez (dudak değmez), güzelleme ve
diğer dallarında çeşitli tarihlerde aldığı Türkiye birincilikleri, sertifikalar ve
ödüller vardır. Bunların yanında Konya'da Türkiye åşıklar Bayramı'nda
değişik yıllarda, değişik dallarda birincilikler elde eden Ozan Arif, yine Konya
Aşıklar Bayramı'nda 1976, 1977 ve 1978 yıllarında her dalda altın madalya
kazanmıştır. Lakin kendisi onun için en büyük ödülü şöyle tarif ediyor:
'Ortaokul çağlarında çocuk yaşta bu sevdaya gönül vermişim. O yaşlardan
beri verdiğim mücadelenin karşılığını tertemiz yüreklerde sevgi sarayları
kurarak aldım. Ülküdaşlarımın sevgi ve muhabbetinden daha büyük beşeri
ödül olamaz.'

Türk Birliği
YAMANLAR Dağı şölenini Türk Birliği düzenliyor. Türk Birliği'nin amacı ne mi?
Elbette Türk Birliği... Başka ne olabilir. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyenlerin
Birliği... [Namık Kemal Zeybek - 03.06.2006/Tercüman]
KENDİ İSTEĞİ ÜZERİNE İHRAÇ EDİLEN ÜYE

Kullanıcı avatarı
Yakupca
Demirbaş Üye
Demirbaş Üye
Mesajlar: 933
Kayıt: Cum Oca 06, 2006 14:37 pm
Konum: TR Sakarya

Mesajgönderen Yakupca » Pzt Haz 12, 2006 14:44 pm

Dede Korkut Destanlarında Yer Alan Eski Türk Geleneklerinden...

Ad Koyma : Oğuz Türklerinde bir gencin ad alabilmesi için bir yiğitlik göstermesi gerekiyordu. Bu yiğitliği gösterdikten sonra Dede Korkut'u çağırırlardı. Dede Korkut da dua edip gence yiğitliğiyle alakalı bir isim verirdi; "... Bunun adı boz aygırlı Bamsı Beyrek olsun, adını ben verdim yaşını Allah versin."
Toy etme ( Toplantı yapıp karar verme) : Oğuzlar mühim konularda karar vermek için toplantı yaparlardı; " Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler. Ağır misafirlik eylediler."
Düğün : Halen devam eden bir geleneğimiz olan düğünlerde ziyafet verilir şenlik yapılırdı.
Kız İsteme : Kız babasından veya abisinden istenirdi. Kız istemeğe büyük ve saygın kişiler giderdi. Dede Korkut Deli Karçar'dan kız kardeşini Bamsı Beyrek'e şöyle istemiştir; "Tanrının buyruğu ile peygamberin kavli ile aydan arı, güneşten güzel kız kardeşin Banu Çiçek'i Bamsı Beyrek'e istemeğe gelmişim."
Başlık Alma : Kız vermeye karşılık kızın ailesi başlık isterlerdi. Kitapta kız kardeşini vermek istemediği için aşırı miktarda başlık isteyen Deli Karçar anlatılmıştır.
" Deli Karçar der : Dede, kız kardeşim yoluna ben ne istersem verir misin? Dede : Verelim dedi, görelim ne istersin? Deli Karçar der : Bin erkek deve getirin dişi deve görmemiş olsun, bin de aygır getirin ki hiç kısrakla çiftleşmemiş olsun, bin de koyun görmemiş koç getirin, bin de pire getirin bana dedi. Eğer bu dediğim şeyleri getirirseniz pek ala veririm"
Sövüş Etme : Misafir İçin Hayvan Kesme. Oğuzlar bir misafir geldiği zaman onun için bir hayvan kesip ikram ederlerdi.
Düş Yorma : Rüyalarında gördükleri garip durumları Dede Korkut'a yorumlatıp mana çıkarırlardı
İlle de Barış !!! O'nun kadar bize bizi anlatan olmadı hiç !

Sus ve Dinle!...

Resim