Sözüm Meclisten Dışarı Dostlar

Tüm BarışSeverler'in kişisel tartışmalara girmeden, kurallara uymak kaydı ile yalnızca Barış Abi'miz hakkında görüşlerini ortaya koyabileceği ve değerlendirmelerini yapabileceği forumumuz.

Moderatörler: barışhayranı, Mod

Kullanıcı avatarı
ilker
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 12
Kayıt: Sal May 25, 2004 19:47 pm

Sözüm Meclisten Dışarı Dostlar

Mesajgönderen ilker » Çrş Eki 19, 2005 14:07 pm

Geçenlerde Barış abinin müziği hakkında yapılmış bir eleştiriyi yanıtlayan bir yazı okudum. Kısmende olsa her ikisine de katılmıyorum

Ben müzisyen değilim notaların anlamlarını, kurallarını bile bilmem. Ama her tür müziği severek dinlerim müzik kulağımın çok iyi olduğumu söyleyebilirim onun için. Müziğin iyisini kötüsünü kalitelisini ayırabilecek kadar iyi bir kulağa sahibim. Müzikler arasında bir ayrım bir şartla yapmam müzik müziktir. İki tür müzik var kanımca birisi gerçek müzik diğeri ise yapay müzik. Hani çay içersinizde içine şeker koyduğunuzda aldığınız lezzeti ve keyfi. Tatlandırıcı attığınız zaman aynı zevk ve keyif arasındaki fark gibi müzikteki ayrımda böyle oluyor yani Yapay .yada Gerçek...

Ben bundan evvel de fikirlerimi yazmıştım. İsmini tam hatırlayamıyorum ama BARIŞHAN ismindeki beyefendi. Benim yazdıklarımı Gaflet olarak nitelendirmiş ve bana Barış abinin yaşadıklarını ve bana hesap dökümünü yapmıştı. Gecikmeli de olsa cevabım şöyle ticari bağlamda konuşmak gerekirse ben bir müşteriyim yıllardır sadakatle sevdiğim ve aldığım hizmeti her defasında daha iyi bir şekilde almalıyım eğer para veriyor isem. Hizmeti verenin mali durumu şartları beni pek alakadar etmez.

32 yaşındayım hatırlayabildiğim 6-7 yaşlarından beri BARIŞ abinin müziğini seve seve dinledim ve her defasında yenilerini bekledim. “Ben bilirim” “Bir bahar akşamı” ve “Hey koca topçu” ilk aklımda yer eden parçalarıydı küçük yaşıma rağmen o üç şarkıya vurulmuştum. Daha sonra çıkacak albümlerini heyecanla bekliyordum ve beklediğim gibi o şarkı ve albümleri de bu ritimdeydi güçlü şarkılardı.


Nedense ‘Sözüm Meclisten Dışarı” albümünden sonra çıkan Barış Manço albümleri duraklama dönemine girdi. ondan sonraki albümler. Barış Manço nun Yorumu gene çok güçlüydü ama Kurtalan Ekspresin güçlü müziğinden arınmış basit bilgisayar müzikleriydi. 4-5 sene bekleyip karşınıza böyle albümler çıkınca insan bayağı bir hayal kırıklığına uğruyor

Sözüm Meclisten Dışarı ve öncesi olan albümlerinin her biri birer”Best Of” gibi her şarkısı mükemmeldi ve onları haftada iki üç kez dinliyorum ama sonrakilerden de Mançoloji dahil aralarında iyi olanları seçip 2-3 CD de topladım o şekilde dinliyorum. Yoksa diğer şarkıları fazla keyif vermiyorlar.


Barış abinin müzikal dönemlerini “Sözüm Meclisten Dışarı” dan önce ve sonrası diye ayırım yapmak ne yazık ki kaçınılmaz bir durum.

Ben bunlar için Barış abinin başarısız olduğunu değil Yapımcıların başarısızlığı ve sorumsuzluğu olarak nitelendiriyorum. Barış abi gibi Engin bir okyanus ve Evrenselliğin daha ötesini yakalamış bir insanın emanet ettiği bir bestelerini böyle basit işin kolayına kaçılmış düzenlemelerle o güzelim besteleri çarçur etmiş olduklarını ima ediyorum. Hadi bilgisayarla yapıyorsunuz. Bari gerçeğe yakın bir davul bir bas bir gitar soundu kullansaydınız.

Barış Manço sıradan bir pop sanatçısı değildi O Batı ve Batı Kaynaklı Anadolu Pop Rock yapan bir sanatçıydı düzenlemeler de ona göre yapılmalıydı. Birde batıdaki sanatçılarda böyle yapıyor deniyor Barış Manço bir Michael Jackson değil. O müzikal olarak Beatles Pink Floyd Doors ayarında bir Müzik adamıydı. Birde dönmüş Michael Jackson gibi diğer popçular ile karşılaştırıyorlar. ve işlerine öyle geliyor. Onlar yapmış Barış abi yapmış çok mu diye diye komik laflar ediliyor. Temelinde Beatles Pink Floyd Doors tarzında müzik yapan Barış abi. Bunlardan anlamayan insanlarla çalışıp Sulandırılmış Rock yaptı 1982 den beri.

Bizim ülkemizde yetişen 60 lı 70 li yılların rockçuları sonraki yıllarda müzik yapamadılar yapsalarda grup çalışması yerine bilgisayar destekli çalışmaları tercih ettiler. Mesela Eric Clapton Tina Turner Paul Mc Cartney George Harrison Pink Floyd Rolling Stones Bunlar 40 yıl üzerinde müzik yaptılar yapıyorlar ama yaşlanıp köşeye çekilmiyorlar. Gene ortalığı sallayıp yuvarlıyorlar maalesef bizde ise yaşlılık bahanesiyle ya köşeye çekiliniyor ya da cılız albümler yapılıyor. Anca sahnede güçlü oluyorlar. Ben sahnede değil albümlerinde de güçlü olmalarını istiyorum.

Bazıları. Yıllar önce Beatles seviyesine ulaşmış bir insanın günlük sıradan ve ucuza malettikleri bilgisayar ağırlıklı yapılmış bu tarz müzikleri bize ısrarla savunuyorlar hatta yutturmaya çalışıyorlar. Büyük bir çoğunluk ta yutuyor tabi. Bizim gibi 60 lı yılların dinlemiş benimsemiş yemiş yutmuş insanlar bu tarz gündelik lafları yutmazlar.

“2023” gibi “Rezil Dede” gibi “Vur ha Vur” Single ı gibi “Sözüm Meclisten Dışarı” gibi albümlerin ve şarkıların yanında daha sonra çıkan albümlerin hepsi hep cılız albümler ve şarkılar olarak kaldılar. Ha birde satışların yüksekliğini söylüyorlar satışlar tabi ki yüksek olacak çünkü onlar Barış Manço albümleri onun için herkez satın aldı müzik kulağı olmayanlar o eski albümleri arasındaki farkı anlayamazlar bu yüzden hayal kırıklığına uğramadılar. Ama bizim gibiler uzun zamandır Barış abinin hatırına o albümleri sevmek zorunda kaldık.

Özetle Barış abinin eski yani “Sözüm Meclisten Dışarı” dahil önceki albümlerini görlere çıkartıyorum çünkü gerçekten uzun bir çalışmanın eserleri ama 1982 sonrası albümleri ise yerden yere vurmuyorum ama onların da her birini yıllarca bekle bekle ve sonra karşısıza daha güçlü bir albüm beklerken böyle sönük albümler olarak karşınıza çıkınca. İnsan hayal kırıklığına uğruyor.

Her ne olursa olsun Barış abiyi çok seviyorum ve onu çok özlüyorum ve yaptığı her şeye sonsuz saygı duyuyorum. Mekanı cennet olsun, Nur içinde yatsın.

Kullanıcı avatarı
fairground
Forum Duayeni
Forum Duayeni
Mesajlar: 571
Kayıt: Pzr Oca 04, 2004 00:58 am
Konum: istanbul

Mesajgönderen fairground » Çrş Eki 19, 2005 18:16 pm

keşke bu soruların cevabını barış manço dan alabilseydik ama barışhanın bu konuyla ilgili gönderdiği yazı bir bakıma nedenlerini açıklıyor.Ona göre o yıllarda maddi imkansızlıklar önemli faktörmüş. ancak barış manço sonraları vergi rekortmeni bile oldu..