Arkadaşlar merhaba.
Aşağıda sizlerle paylaşmak istediğim bu metin benim bulunduğum başka bir platforma gönderilen ve 45 yaşlarında bir üniversite hocamıza aittir. Sizinle de paylaşmak istedim...
---
Ellerim Ceplerimde
Lise 2'nin son günleriydi. Dersler bitmiş, notlar belli olmuş, millet gevşemişti. Tam bir piknik havasındaydık. Galiba sınıfa teyp getirilmişti. Herkes kendi sevdiği parçaların veya kendi sevdiği sanatçıların parçalarının çalınmasını istiyordu. Hatıralarım çok bölük pörçük. O gün ne çaldık, tam hatırlayamıyorum.
Gene o günlerde, başka bir ortamda, iki sınıf arkadaşımın
-"Şimdi Barış Manço olsa da dinlesek"
dediğini hatırlıyorum. Doğrusu bu istekleri bana çok ilginç gelmişti. Barış Manço, bana o zamanlar, biraz piyasa şarkıcısı gibi gelir, açıkçası kendisini "banal" bulurdum. Gerçi şarkılarını da pek bilmiyordum ama, bildiğimiz türküleri modernleştirip söylüyor zannediyordum Arkadaşlarımın Barış Manço'yu beğenmeleri, hatta bunu uluorta söylemeleri beni gerçekten şaşırtmıştı.
Lise 3'ün ilk haftalarında birden şöyle bir şarkı duydum:
Hava ayaz mı ayaz
Ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum
Duyuyorsun değil mi?
Çalacak bir kapım yok
Mutluluğa hasretim
Artık sokaklar benim
Görüyorsun değil mi?
Zaman akmıyor sanki
Saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda
Bir tek sen varsın bugün
Ya dön bana artık
Duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan
Anlıyorsun değil mi?
Bir resmin kalmış bende
Tam ortadan yırtılmış
Hani siyah kazaklı
Biliyorsun değil mi?
Gözlerimden süzülen
Bir kaç damla anıda
Senin sıcaklığın var
Anlıyorsun değil mi?
Ya Rabbim... Bu şarkı bana ne kadar da hitap etmişti. Ve ruhumu ne kadar da sarstı. Arkadaşlarım meğer ne de haklıymışlar. "Kişi, başkasında kusur gördüğü şeyi kendi yapmadıkça, Allah onun canını almazmış." Bir şarkıyla Barış Manço hayranı olmuştum.
O zamanlar teybimiz vardı ama dolu kaset almak gibi bir kavrama sahip değildim. Yani kaset, dükkândan boş olarak alınır ve radyodan doldurulurdu. "Anlıyorsun Değil mi?"yi radyodan çekmem fazla uzun sürmedi. Bilenleriniz vardır; "Anlıyorsun Değil mi?" dört bölümden oluşan uzun bir parçanın ikinci bölümüdür. Bu uzun şarkı, bir insanın ömrünü anlatır. Birinci bölüm olan "Merhaba Dünya" doğumu ve çocukluğu, ikinci bölüm "Anlıyorsun Değil mi?" gençlik çağlarını, üçüncü bölüm "Ne köy olur senden, ne de kasaba" olgunluk çağlarını; dördüncü ve son bölüm olan "Elveda dünya" da yaşlılık ve ölümü simgeler.
Bir gün televizyonda Barış Manço konseri olacağının haberini almıştım. O gece evdeki herkesi susturup, tam dört şarkısını teybe çektim. "Dört" diyorum ama şarkılardan biri yukarıda yazdığım uzun, aslında dört farklı şarkıydı. Diğer üçü de "Aynalı Kemer", "Bir selam sana Gönül Dağlarından" ve "Ne ola, yar ola". Müthiş bir kasetim olmuştu.
"Ne ola, yar ola" da "Anlıyorsun Değil mi?"gibi beni derinden sarsan şarkılar arasına girdi.
Üniversiteyi kazandığım zaman, teybim olmamasına rağmen kasetlerimi yanıma almıştım ve sık sık arkadaşlarımın kasetlerinde dinlerdim. Üniversitedeki en yakın arkadaşım da benim gibi bir Barış Manço hayranıydı. Şubat'ta hazırlığı bitirip, mühendislik eğitimime başladığım günlerdi. Yanlış hatırlamıyorsam; Nisan ya da Mayıs aylarıydı. Güneşli bir sabah, öğrenci işlerinin yanından geçerken, camda bir ilan gördüm. Öyle afiş filan değil. Basit bir kâğıda keçe kalemle yazılmış bir ilan:
"BARIŞ MANÇO KONSERİ"
Gözlerime inanamıyordum. Şaka gibi bir şeydi. Hayranı olduğum adam, Boğaziçi'ne konser vermeye geliyordu. Biletler de çok makul bir fiyataydı. Hemen Barış Manço Hayranı olan diğer arkadaşıma da telefon açıp, iki bilet aldım.
Çok güzel bir geceydi. Rüyada gibiydim....
1981'in sonbaharında Barış Manço bir albüm çıkarttı. Basiretim bağlanmadı, onu hemen aldım. "Arkadaşım Eşşek", "Dönence", "Alla Beni, Pulla Beni", "Bugünlerde Kendimi Hıyar Gibi Hissediyorum", "Gülpembe" o albümde hatırladığım parçalar. Yurttaki oda arkadaşlarım da Barış Manço'yu çok seviyorlardı, teybimiz de vardı; sürekli Barış Manço dinliyorduk.
Ondan sonra çıkan bütün Barış Manço albümlerini aldım. Bu arada, Barış Manço, televizyonda "7'den 77'ye" programını yapmaya başladı ve bana göre müziğinde maalesef bayağı bir gerileme oluştu. Son albümünü (Bakın albümün adını bile hatırlayamıyorum ama içerisinde "Ayı" şarkısı vardı) sadece bir kere dinledim.
Evlilik yıllarımda, artık Barış manço hayranlığım kalmamıştı.
* * *
Kıbrıs'ta görev yaptığım günlerde, Lefkoşa'daki lojmanda bir sabah uyanıp kahvaltı hazırlıklarıyla uğraşırken, televizyonu açtım ve sabah haberleri inanılmaz bir flaş haber geçiyordu:
-"Barış Manço öldü"
Tarih 1 Şubat 1999. Yani tam 8 yıl önce. Çekyata oturdum ve ağlamaya başladım. İnanır mısınız, 15 gün boyunca, hemen hemen her gün ağladım. Televizyon seyrederken, gazete okurken, araba kullanırken... O zamanlar Lefkoşa'da oturuyordum ama üniversitem Gazi Mağusa'daydı. Gazi Mağusa'ya doğru araba kullanırken, radyoda "Domates, Biber, Patlıcan" çalıyor ve benim gözlerim doluyor.
* * *
Şu günlerde hava ayaz mı ayaz. Dışarı çıkıp, sık sık yaptığım gibi ellerimi de cebime soksam... Acaba, uzun saçlı, kaftan giyen, sıcak gülüşlü o güzel insanı görür müyüm? Eğer görürsem, ona kendi şarkısıyla sesleneceğim:
-"Ah Barış Abi aşk olsun."
Mekânın cennet olsun.
Ellerim Ceplerinde
Moderatörler: barışhayranı, Mod
- manco_mania
- Üst Düzey Üye

- Mesajlar: 183
- Kayıt: Cmt Ara 02, 2006 21:43 pm
- Konum: istanbul
- km_manco1325
- Demirbaş Üye

- Mesajlar: 514
- Kayıt: Cum Ağu 03, 2007 16:44 pm
- Konum: www.kurtlarvadisi.az
- İletişim:
manco_mania yazdı:Arkadaşım çok güzel bir paylaşım ellerine sağlık...
Ben Bar�� Man�oyu �ok Seviyorum
http://www.kurtlarvadisi.az
http://www.kurtlarvadisi.az
-
BARIŞ'A ÖZLEM
- Yeni Üye

- Mesajlar: 8
- Kayıt: Çrş Şub 13, 2008 12:03 pm
- Konum: ADANA

