Mix Yazarlar / Serbülent Tezcan

  BUYURUN DOSTLAR BUYURUN BARIŞ MANÇO MÜZESİ'NE

BÜYÜK ÜSTADIN ARAMIZDAN AYRILIŞININ ARDINDAN ÖKSÜZ KALAN, ADETA KADERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKILAN BARIŞ MANÇO'NUN TARİH KOKAN KÖŞKÜ, YILLAR SONRA HAK ETTİĞİ DEĞERİ KAZANIYOR.

Barış Manço... Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biri o... Usta yorumculuğu, müzisyenliği, televizyonculuğu, yazarlığı, insanlığı, gezginliği ve barış elçiliği ile sadece Türkiye'nin değil; Dünya'nın bir çok ülkesinin de sevgisini kazanan, unutulmaz bir isim o... Ancak ne acıdır ki, bu büyük sanatçının değer verdiği her şey bir bir uçup gitti gözlerimizin önünden. Paha biçilemeyecek kadar değerli olan antika otomobilleri değerinin çok çok altında satılırken; piyanosu, enstrümanları, antika eşyaları ve bir çok kişisel eşyası adeta yağmalandı. Sonunda olan olmuştu; sağlığında sürekli "En büyük hayallerimden biri bu köşkü müze yapmaktır" dediği biricik köşkü de satılmıştı...

Moda'nın nezih ve dar sokaklarından birinde bulunan köşkte Barış Manço ve ailesi uzun yıllar boyu yaşadılar. Barış Manço, bu köşkü o kadar çok severdi ki; 7'den 77'ye programının ve hatta bazı video kliplerinin çekimlerini burada yapar; devasa arşivini burada muhafaza ederdi. Köşkün elden çıkmadan önceki durumuna baktığımızda, bahçe kapısının üzerinde Barış Manço'nun otomobilinin plakası olan "34 BM 777" ibaresi bulunurken, duvarlarında hayranlarının yazdığı şarkı sözleri, şiirler ve resimler yer alıyordu... Kapıdan içeriye girdiğimizde uzun bir koridora giriyor, sağdaki kapıdan salona geçerek o meşhur piyanoyu, şık halılar ve koltukları görüyorduk. Salonun bir bölümü tamamen ödüllere ve plaketlere ayrılmıştı. Türkiye, Belçika, Fransa, Güney Kore, Japonya, Azerbaycan ve Türkmenistan'dan gelen ödüller ilk göze çarpanlardı. Köşkün giriş katında mutfak da yer alırken, üst katında da yatak odaları bulunuyordu. Alt katta ise Barış Manço'nun çalışma odası ve videoların, kasetlerin, ansiklopedilerin, gazete küpürlerinin saklandığı arşiv odası yer alıyordu. Kısacası son derece zevkli ve fonksiyonel bir şekilde dayanıp döşenmiş, şirin bir köşktü burası... Taa ki boşaltılıp, perili köşk misali kaderine terk edilene kadar...

Kendilerini, sanal ortamda bir araya geldikleri "www.barismancomix.com" adlı internet sitesinde "Barışseverler" olarak adlandıran Barış Manço hayranları, yıllarca elden giden köşk hakkında kafa yordular, isyan ettiler, seslerini duyurmaya çalıştılar; ancak ellerinden bir şey gelmemesinden yakındılar... Zaman zaman e-posta, telefon ve faks yoluyla çeşitli makamlara ulaşarak, Barış Manço'nun ardında bıraktığı değerlere sahip çıkılması gerektiğini anlattılar... TRT'ye "Barış Manço ile 7'den 77'ye" programının yeniden yayınlanması için düzenledikleri kampanyada başarıya ulaşıp, 2006 yaz aylarında programın TRT 1 ekranlarında yayınlanmasını sağladılar... Köşkün kurtarılması için de bir çok kez girişimlerde bulunan barışseverler, ortada altından kalkılması güç bir maddi sorun bulunmasından dolayı bu girişimlerden sonuç alamadılar.

Köşkün kurtarılması konusunda hemen her gün yeni bir gelişme bekleyen barışseverler, tam umutlarını kaybetmek üzerelerdi ki; forumlara düşen bir haber herkesi sevince boğdu. Eylül 2007'de forumlarda ortaya atılan iddia, köşkün kurtarıldığı ve buranın müze ve müzik evi yapılacağı yönündeydi... Çoğunluk, şaşkınlık içinde olayın sevincini yaşarken, bir kesim de haberin doğruluğundan emin olamadı. Daha sonra bu haber gazetelerde de yayınlanınca ve haberin kaynağı da ortaya çıkınca, barışseverlerin sevinci ikiye katlandı.

Uzun bir süredir Halk Bankası'nın elinde olan köşkü Kadıköy Belediyesi, "Barış Manço Müze ve Müzik Evi"ne dönüştürmek amacıyla 10 yıllığına kiraladı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, "Hayatta olsaydı Barış Manço da çok mutlu olurdu. Köşkü, gençlerin ve çocukların ücretsiz olarak piyano, gitar gibi müzik dersleri alabilecekleri bir müzik evine dönüştüreceğiz. Ailesi onay verirse de köşkün ikinci katını Barış Manço Müzesi yapacağız. Çünkü Barış Manço'nun piyanosu, karyolası, dolapları ve uzakdoğudan aldığı bazı cam eşyaları halen köşkte bulunuyor. Hemen tadilata sokacağımız köşkü Kadıköylülere, dolayısıyla İstanbullulara armağan edeceğiz" diye konuştu.

Köşkün müze ve müzik evine dönüştürülmesi için çalışmalar hemen başlatıldı. Dış ve iç cephelerde restorasyon çalışmaları tüm hızıyla sürerken, köşkün önüne de halkı bilgilendiren bir pankart asıldı. Çalışmaların Mart 2008'de bitirilmesi planlanırken yetkililer, Barış Manço'nun köşkte mevcut olan az sayıdaki eşyasının yanı sıra ailesinde ve sevenlerinde bulunan eşyalarının da buraya getirilip, sergilenebileceğini belirttiler.

Ve sözün bittiği yer... Aramızdan ayrılışının 8.yılında, belki de ilk kez Barış Manço için resmi bir kurum tarafından somut bir adım atıldı ve efsane köşk kurtarıldı. Kaderine terk edilen köşkte artık Barış Manço'nun ruhu yaşayacak, müziğe ilgi duyan yeni adam olacak çocuklar yetişecek. Her şeyden önemlisi, "Halil İbrahim Sofrası"ndaki boş tabaklar dolacak, "Domates, biber, patlıcan"lara tat gelecek ve bir nebze de olsa Türkiye'deki "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa"lar Barış Manço'ya karşı hissettikleri minnet borcunu ödeyecek...

02.02.2008

  BARIŞ ABİ

"Develer" iş görmez oldu kederinden,
Güvendiğin "Dağlar Dağlar"a kar yağdı.
"Kol Düğmelerin" sökülmüş,
"Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" hesabını kapattı...

"Nane, limon, domates, biber ve patlıcanların" tadı yok,
"Halil İbrahim Sofrası"nda boş tabaklar...
"Arkadaş'ın Eşek" ve "Ayı"cıkların gözü yaşlı,
Halanın kızı "Zehra" ve "Kezban" ağlıyorlar...

"Kara Sevda"lı sevgilin seni "Sahilde" Bekliyor.
"Ali ve Veli" sensiz yazıp bozmuyor.
"Bal Böcekleri" artık bal yapmıyor.
"Dıral Dede'nin Düdüğü" sensiz çalmıyor...

"Kağızman'a" ısmarladığın nargileyi almadan,
"2023" yılını göremeden,
"Adam Olacak Çocukları" adam etmeden,
"Dönence'ye, Osman'a, Süleyman'a, Gülpembe"ye veda etmeden,
"Müsaadenizle Çocuklar, Elveda Ölüm"diyerek,
"Simsiyah Gecenin Koynunda Yapayanlız",
"Ansızın Göçüp Gittin, İnanamadık" Barış Abi...

"Deli Gönül Sevdasını Ben Bilirim" derdin hep;
Senin acını da biz biliriz Barış Abi...
"Aynalı Kemer"ini erkekler,
"Hal Hal"ları ise "Nazo Gelinler" takıyor...
Ama yine de "Gönül Ferman Dinlemiyor" Barış Abi...

Yıllar önceki sevgilini "Unutamamıştın",
Biz de seni "Unutamayacağız" Barış Abi...
Bunu da sen unutma ki;
"Dünya Fani, Veren Allah Alır Canı... Biz Nasıl Unuturuz Seni";
"Can Bedenden Çıkmayınca"...

Serbülent Tezcan (02.04.1999)
SENİ UNUTMAYACAĞIZ BARIŞ ABİ