Sabah Gazetesi (04.02.1999)

Hoşçakal...

Sen demiştin ey koca Barış; "İnsan, adı artık anılmadığı anda ölür" diye. Zaman acını belki unutturacak ama, seni asla.

ÖLÜLER toprağa verilir ama biz sana kıyamadık. Seni milyonların gönlüne gömdük.. Sen göremedim ama biliyoruz ki, hissettin... Bizse acıyla izledik... Sana duyduğumuz sevgi, kaybının yarattığı ızdırabı unutturdu... Ölümünle gökyüzünü kaplayan o kasvet dolu hava bile yerini dün milyonların sevgisiyle doğan güneşe bıraktı...

Moda'dan, Taksim'den, Levent'ten ve Kanlıca tepelerinden yükselen alkış sesleri Boğaz'ın üzerinde buluştu ve sana son yolculuğunda eşlik etti... Ve bu alkış sesleri, daha sonra bütün Türkiye'de yankılandı... Duydun değil mi?.. Bunlar sana sevgimizdi, sana teşekkürümüzdü; son vedamız değil. Yüreklerimize hoş geldin Barış Manço. Rahat uyu...

Kalbimize Hoşgeldin

O Türkiye'ye çok şey verdi. Ve Türkiye ona dün sevgisini gösterdi. Binler sel gibi aktı. Şarkıları dudaklarda, sevgisi ise kalplerde şimdi. Hoş geldin Barış Manço, kalplerimize hoş geldin

Dün İstanbul'da gözyaşı vardı. Dün İstanbul'da hüzün vardı. Dün İstanbul'da sevgi vardı. 41 yıllık sanat yaşamında çoluk-çocuk, genç-yaşlı herkesin kalbinde taht kuran Barış Manço için dün ilk veda 30 yılını geçirdiği Moda'daki evinin önündeydi.

Naaşının konulduğu Moda'daki evinin etrafı sabahın erken saatlerinden itibaren sanatçı arkadaşları, yakınları ve hayranlarından oluşan bir kalabalıkla kuşatıldı.

Saatler 09.00'u gösterdiğinde Manço'nun evindeki serada önceki akşamdan bu yana bekletilen Türk Bayrağı'na sarılı naaşı, cenaze arabasına konuldu.

Bu arada, Barış Manço'nun "Unutma ki dünya fani/veren Allah alır canı/ben nasıl unuturum seni/can bedenden çıkmayınca" sözlerinin yer aldığı şarkısı da tören sırasında hoparlörden çalındı.

1991 yılında Devlet Sanatçılığı'nı alan Barış Manço için Atatürk Kültür Merkezi'nde devlet töreni düzenlendi. Töreni izlemek isteyen çok sayıda vatandaş, sabahın erken saatlerinden itibaren AKM önünde de uzun kuyruklar oluşturdu.

Törenin düzenlendiği bin 500 kişilik salon saat 09.15'te açıldı ve kısa sürede hınca hınç doldu. Binanın dışındaki bin 500'den fazla vatandaş, "İçeride olmak bizim de hakkımız" sloganları atarak olayı protesto etti.

Törene Kültür Bakanı İstemihan Talay, Turizm Bakanı Ahmet Tan, Devlet Bakanı Aydın Tümen, Vali Erol Çakır, Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, 3. Kolordu Komutanı Atila Kurtalan, Japonya İstanbul Başkonsolosu, BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, ANAP İstanbul Milletvekili Ahad Andican, CHP İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş'ın yanı sıra çok sayıda sanatçı ve seveni katıldı.

AKM'nin 2 balkonlu Büyük Salonu Manço'nun sevenleri tarafından hınca hınç dolduruldu. AKM fuayesinde Barış Manço hayranları için bir de anı defteri hazırlandı.

Saat 10.00'da başlayan törene Manço'nun naaşı gelmeden önce iki büyük boy çerçeveli fotoğrafı getirildi. Fotoğrafların getirilişi ve Barış Manço'nun eşi Lale Manço'nun salona girişinde salonda alkış tufanı koptu.

Barış Manço'nun Türk Bayrağı'na sarılı naaşı tam saat 10.00'da salona getirildi. Naaşın üzerinde, sevenlerinin yazıdığı "Bu dünyada para, mal, mülk hepsi yalan. Bir tek senin doğru olan Gül Pembe" yazısı yer alıyordu. Bu arada naaşının başına tuttuğu takım Galatasaray'ın bayrağı da konuldu.

'En kötü sunuşum'

Halit Kıvanç, "En çirkin, en kötü sunuşumu yapıyorum" diyerek tören programını başlattı. Tören akışını sunan Halit Kıvanç, "Türkiye, Barış Manço ile gerçekten, yürekten gurur duyuyor. Onun için rahat uyu Barış. Hepimizi beraber götürüyorsun; gençler, çocuklar yıllarca hep seni arayacaklar. 'Güle güle Barış Manço' demiyorum, 'Kalbimize hoş geldin Barış Manço' diyorum" ifadelerini kullandı.İlk olarak 7'den 77'ye programı multivizyonla gösterildi. Multivizyonun sonu Barış Manço'nun el sallamasıyla bitirken, eşi Lale Manço ve çocukları Doğukan ile Batıkan gözyaşına boğuldu. Ayakta durmakta güçlük çeken Lale Manço'ya yakınları, koluna girerek yardımcı oldu.Anma töreninde ilk sözü alan Kültür Bakanı İstemihan Talay "Sevgili barışseverler sevgili Barış dostları" diyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi: "Barış Manço sanatçılığının ötesinde bilge ve kültür adamıydı. Ulusumuzun köklerini, izlerini sürmek için Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar projesini gerçekleştirme aşamasındaydı." Halit Kıvanç'ın "Turist Barış Manço" sözlerinden sonra kürsüye Turizm Bakanı Ahmet Tan çıktı.

Şarkılarıyla uğurlandı

Konuşmaların ardından salonu dolduran binlerce seveni hep bir ağızdan 'Dağlar Dağlar' ve 'Gül Pembe' şarkısını seslendirerek Barış Manço'yu son yolculuğuna uğurladı. Barış Manço'nun naaşı, konuşmaların ardından, "Dağlar Dağlar" ve "Gülpembe" şarkıları eşliğinde, salonda ve AKM dışında toplanan vatandaşların yoğun alkışları arasında, polislerden oluşan tören mangası tarafından Levent Camii'ne götürüldü.

Yunus eskortlar eşliğinde camiye getirilen naaş camiyi saatler öncesinden dolduran binlerce vatandaş tarafından alkışlarla karşılandı. Genç yaşlı, çoluk çocuk camiyi dolduranlar daha sonra derin bir sessizliğe bürünerek cenaze namazını beklemeye başladılar.

Katılan ünlüler

Zaman zaman izdihamın yaşandığı ve çok sayıda polisin Barış Manço sevenlerini düzene sokmaya çalıştığı cenazeye İşadamı Sakıp Sabancı, Nur Cemaati Manevi Lideri Fethullah Gülen, Kültür Bakanı İstemihan Talay, İstanbul Valisi Erol Çakır, Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, İstanbul Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, DTP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Menzir, DYP İstanbul İl Başkanı Celal Adan, Büyükşehir Belediyesi eski Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim eski Bakanı Nevzat Ayaz gibi çok sayıda işadamı ve politikacının yanı sıra Türkan Şoray, Ajda Pekkan, Orhan Gencebay, Rafet El Roman, Ümit Besen, Mine Koşan, Mirkelam, Mahsun Kırmızıgül, Erol Evgin, Edip Akbayram, Engin Evin, Ayşegül Aldinç, Melike Demirağ gibi çok sayıda sanatçı katıldı.

Camide izdiham

Namaz için saf tutulması sırasında büyük kargaşa yaşandı. İmam sık sık cemaati düzgün bir sıra oluşturulması konusunda uyarmak zorunda kaldı. Ancak izdiham nedeniyle sıra oluşturmak mümkün olmayınca herkes bulunduğu yerde saf tutarak namazı kıldı.

Manço'nun cenazesi, Levent Camii'nde öğleyin kılınan namazın ardından uzun bir kortej eşliğinde saat 14.00 sıralarında Kanlıca Mihrimah Sultan Korusu içerisinde yer alan Mihrimah Sultan Mezarlığı'na getirildi. Bu sırada hayranları "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganı attılar.Ünlü sanatçının cenazesi tabuttan çıkarılarak mezara indirilirken, büyük oğlu Doğukan da yardımcı oldu. Manço burada dini vecibelerin yerine getirilmesinden sonra, binlerce hayranının gözyaşları ve duaları arasında defnedildi.

Dünya Basını O'nu Anlattı

Dünyanın en iyi ajanslarından AFP, AP, ve REUTERS Barış Manço'nun ölüm haberini "Onbinlerce Türk Barış Manço ile vedalaşmak için yollara döküldü" diye duyurdular.

Haberde Manço'nun 56 yaşında kalp krizi sonucu öldüğü bildirilirken ayrıntılı bir biyografisi de verildi. Barış Manço'nun ölüm haberinin bütün ulusu şok ettiği ve binlerce insanın ünlü sanatçının evine akın ettiği yazıldı. Bütün Türkiye'nin yasta olduğunu vurgulayan ajanslar, Manço'nun ne kadar çok sevildiğine dikkat çekti. Evinin önünde insanların toplanıp çiçek bıraktığı ve kimsenin göz yaşlarını tutamadığı bildirildi.

Barış Manço'nun vefatı, Özbekistan'da da üzüntü yarattı. Özbek sanatçılar, Anadolu Ajansı Taşkent bürosunu ziyaret ederek taziyelerini sundu. Özbek sanatçılar, Özbekistan'ın bağımsızlığını, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den sonra ilk kutlayan kişinin Barış Manço olduğunu belirttiler.

Canım... Canım... Canım...

Bir garip olur ünlülerin cenazesi... Sanatçı, politikacı ya da işadamı. Fark etmez. Yakınları katılır yaşamını yitiren ünlünün. Can dostları ve hayranları. 200-300 kişidirler en fazla.

Bir de timsah gözyaşlarıyla, en şık kıyafetleriyle, acılı bakışlarıyla bazı başka "ünlü"ler katılır. Aileye taziyelerini sunduktan sonra tv kamerası ve foto muhabiri avına çıkarlar. Bir yandan da avluda gözlerine ilişen diğer ünlülerle bir araya gelmeye çalışırlar. Bilirler sayıları fazla olunca daha çabuk dikkat çekebileceklerini. Bir koyu sohbet başlar, zaman zaman avluya yayılır kahkahaları.

Hayranların bazıları da o ünlünün cenazesine başka "ünlü"leri görebilmek için gelir. "Bak şu da gelmiş, saçını gördün mü? Tahmin ettiğimden kısaymış, uzunmuş" şeklindeki bitmek tükenmek bilmeyen yorumları ile insanlığından utandırırlar insanı.

Neredeyse kuraldır bunlar ve hep yaşanır.

Dün tüm bu kurallar Barış Manço için bozuldu. Hayranları onun için gelmişlerdi, hiçbir ünlü ile ilgilenmediler. Otobüslerle, minibüslerle Levent'e kadar gelip camiye kadarki iki üç kilometrelik yolu koşar adım aştılar. İstedikleri tek şey tabutunu bir kez yakından görebilmek, el sürebilmek, onun son namazını kılmaktı.

Ünlüler diğer cenazelerin aksine, kıyıda köşede Manço'ya son görevlerini yerine getirmeye çalıştılar. Etraflarında gazeteci topluluğu oluşturmaya çalışmadılar hiç. Timsah gözyaşları dökmediler. Sohbet grupları oluşturup son dedikoduları öğrenmeye çalışmadılar. Üzgün ve saygılıydılar. Bir de çiçekler vardı. Kimilerinin ellerindeydi çiçekler kimileri, vakıflara yaptıkları bağışlarla varlıklarını hissettirmeye çalışmışlardı orada. Onun 7'den 77'ye kucakladıklarının arasındaydı hepsi. Kadıköy Saray Muhallebicisi, Fazilet Partisi Bakırköy Hanımlar Komisyonu, Antalya Sheraton Voyager Otel çalışanları, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve binlercesi.

Titremeyi hissetmek

Ve son veda. Cenaze namazı kılınıp "Helallik" alınırken "canım, canım" diye içini çekti yaşlı başlı bir "hayranı". Bir başkası, tüm vücudunu saran titremeye eşlik eden "sessiz" gözyaşları ile veda etti çocukluğundan beri şarkılarını dinlediği çocuk sevgisine, insan tutkusuna hayran olduğu sanatçıya. Dün o avluda 7'den 77'ye herkes üzgündü... Gerçekten üzgündü...

Kadir Kaymakçı - Zafer Kütük - Bülent Tavlı - Nebahat Koç - Hüseyin Şentürk - Nurhan Fıratlı (SHA)